başında ile cümle
başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İki sanatçı 1940'ların başında tanışmıştı.Beide Sängerinnen hatten sich Anfang der 1960er Jahre kennengelernt.
Oyuncu kariyerinin başında henüz 26 yaşındayken öldü.Im Anschluss an die Spielzeit beendete er bereits im Alter von 26 Jahren vorzeitig seine Karriere.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.Ihr Maximum liegt zu Beginn des Sommers.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Aber aus der Reise wurde zunächst nichts.
Her bölümün başında Oyuncak Dünyası deyimiyle ile başlamaktadır.Jeder Spieler beginnt mit einer Spielfigur auf dem Startfeld.
Takımın başında yine Cosmi vardı.Im Teamsprint trat er erneut mit Koschewoi an.
1930'ların başında anti-Nazi görüşlerini açığa çıkarmıştır.In den 1930er Jahren trat er mit anti-nazistischen Reden öffentlich auf.
Yokluk kavramı, Hegel'in Mantığının başında yer alır.Die Logik des Scheins bei Kant wird zur Logik der spekulativen Wahrheit bei Hegel.
Remy Belleau bu tarzda şiir yazanların başında gelir.Luis Sepúlveda spricht dabei in der italienischen Originalfassung den Poeten.
Frederic, tutsak altında tutulduğu yerin yanı başındaki bir nehre atlayarak onların elinden kurtulur.Frederic rettet sein Leben mit einem Sprung in den Fluss.
Bu parçacıklar 1980'lerin başında bulunmuştur.Die letzten Bände erschienen zu Anfang der 1980er Jahre.
Yetki sahibi yönetimin başında bir başkan ve onun yardımcısı bulunur.Ihnen steht ein Präsident und ein Vizepräsident vor.
Her okulun başında yeni 1.sınıflar kurulur.Die Zahlen steigen in jeder folgenden Klasse um eins an.
Aylin (Nehir Erdoğan tarafından canlandırılan), 30’lu yaşlarının başında.Die seit dem Altertum bewohnte Insel Maguelone (lat.
Kariyerinin henüz başından itibaren Avrupa'da kendi ülkesine göre daha fazla ilgi çekmiştir.In Europa war er aufgrund seiner Erfindungen besser bekannt als in seinem Heimatland.
Ancak Eylül başında geçirdiği sakatlık nedeniyle 4 ay sahalardan uzak kaldı.Dort kam er aber erst im September nach viermonatiger Fahrt an.
Özellikle 60'lı yılların başında sayısız filmde rol almıştır.Sie wird in den 1960er Jahren vor allem in zahlreichen Fernsehfilmen mitwirken.
Bu yapıların MÖ 5. yüzyılın sonunda ya da MÖ 4. yüzyılın başında terk edildikleri düşünülmektedir.Vermutlich wurde es am Ende des 4. oder zu Beginn des 5. Jahrhunderts von der Armee aufgegeben.
Cami, köşe başında kalmıştır.Der Bäcker befindet sich gleich um die Ecke.
Bu filozofların başında Thales gelir.Was ist das Wesen von alledem, fragt Thales.
Başından beri ordu yardımı ile elde ettiği gücü nedeniyle gözden düşmüştü.Er gelangte mit Hilfe des Militärs an die Macht.
Bu geçiş ve istilayı yeni yıl başında yapmayı planlamakta idi.Die ersten Arbeiten beziehungsweise Planungen begannen dafür noch im selben Jahr.
2001`in başında ise Stephon Marbury ile takas sonucu New Jersey Nets`e geçti.Bereits 2001 transferierten die Suns Kidd zu den New Jersey Nets für Stephon Marbury.
Zengin, 2010'un başında Eskişehirspor'a kiralandı.Als grösster künftiger Mieter konnte Anfang 2015 Google gewonnen werden.
Başında d bulunan eklerin tli biçimleri yoktur.Eine Verdoppelung des d gibt es nirgends.
Sümer'in ardından, 1983-84 sezonu başında yerine geçen Tomislav Ivić döneminde de antrenörlüğe devam etti.Für die Saison 1983/84 wurde mit Tomislav Ivić ein neuer Trainer eingestellt.
1966 yılı başında plak yapmak üzere Paris'e gitti.1966 hatte er eine Ausstellung in Paris.
Türklerde eski dönemlerde hanlar aynı zamanda toplumun başındaki kam olarak da yer alırlar.In einigen Gemeinden ist es auch üblich, schon während des Vaterunsers zu knien.
1-2 cümleyi geçmez ve paragrafın başında yer alır.Die Erzählperspektive ist nicht eindeutig und verschiebt sich zwischen dem ersten und zweiten Absatz.
2005 yılının başında da Kanada'da çıktı.Anfang 2005 ließ er sich in Qatar nieder.
Daha sonra, 1970'lerin başında Nasville firmasına geçti.Dort lernte er Anfang der 1970er Jahre seine spätere Frau Christie kennen.
1946 yılında Örgüt Bürosunun başındadır.1946 endete bereits sein Direktorium.
Ön seçimler bittikten sonra Ağustos ayının sonunda ve Eylül ayı başında her parti bir kurultay yapar.Die drei weiteren EVAs eine Woche darauf, Anfang August und Anfang September verliefen alle nach Plan.
1950'li yılların başında oldukça başarılı bir dönem geçirdi.In den 1950er Jahren war er zeitweise recht erfolgreich.
Kral aynı zamanda dinin de başındaki kişiydi.Der König war gleichzeitig der Erbfürst.
2009'un başında ise São Caetano takımına gitmiştir.Ab der Saison 2009 wird er für das Team Capinordic an den Start gehen.
İtiraz edenlerin başında P.W. Schimidt gelmektedir.In: Festschrift für P. W. Schmidt.
2008 sezonunun başında Marco van Basten Bakırcıoğlu'nu tercih etmeyeceğini söyledi.Ende 2008 gab Mario Lang bekannt, nicht mehr als Solokünstler auftreten zu wollen.
2000'li yılların başından itibaren ise başka taraftar grupları da eklenmiştir.Ende des Jahres traten zusätzlich weitere Gruppen auf.
1980'lerin başında Rourke, kült bir klasik olan Diner isimli filmde başrol oynadı.In den Zwanziger Jahren war Shorey zu einem einflussreichen Vertreter der Klassischen Philologie avanciert.
Şâir, başından geçen aşk mâceralarını hikâye eder.Predigten über das Hohelied der Liebe.
Kilisenin başında bugün, Başpiskopos 2. Hrisostomos bulunmaktadır.2: Vorraum der Kirche: Links befindet sich heute die Christusfigur.
Günümüzde iki ya da üç yılda bir ocak sonu şubat başında düzenlenmektedir.Es findet an zwei oder drei Tagen Anfang Juli statt.
Bunların başında ise fiyatı geliyor.Das alles wirkt sich dann natürlich auf den Preis aus.
Başında bir bekçi ruh bulunur.An ihrer Spitze steht ein Präfekt.
Sone, 16. yüzyılın başında Thomas Wyatt tarafından İngilizce ile tanıştırıldı.Im 16. Jahrhundert schrieb Sir Thomas Wyatt die ersten Sonette in englischer Sprache.
1917 yılının sonunda bu uçakların 400 adedi, 1918 yılının sonunda da 433 adedi görev başındaydı.147 Neulingen standen 118 Fußballer entgegen, die in der Saison 1933/34 letztmals zum Zuge kamen.
Özellikle kan kanseri bunların başında gelmektedir.Besonders betroffen sind hiervon Blutzellen.
İkinci yarının başında da kırmızı kart görerek oyundan çıktı.Obendrein kassierte er am Anfang der zweiten Hälfte eine Rote Karte.
Romanın başında 20 yaşındadır.Greta ist zu Anfang des Romans zwanzig Jahre alt.
14. yüzyılın ikinci yarısı ile 15. yüzyıl başında yaşadı.Er lebte vom Ende des 14. bis zur Mitte des 15. Jahrhunderts.
Bunların başında Bourbon sülalesinin mensupları gelmektedirler.Damit wurden alle eingereichten Biersorten der Brauerei prämiert.
1974 yılında görevi başında vefat etmiştir.Er starb im Amt 1974.
1970'lerin başında, Muğlaspor'da oyuncu-teknik direktör olarak görev yaptı.In den 1990er Jahren arbeitete er vor allem als Label-Manager bei Polygram.
2011-12 sezonunun başında Perth Glory'e transfer oldu.Zur Saison 2011/12 wechselte er zum Ligarivalen Perth Glory.
1914’ün başında iki aylık bir seyahate çıkarak Mısır ve Medine'de bulundu.Wahrscheinlich im Jahre 1217 brach er zu einer Reise nach Ägypten und Mekka auf.
Bunların başında turizm gelmektedir.In diese Zeit fielen die Anfänge des Tourismus.
Film kariyeri 1920'lerin başında başladı.Auch ihre Filmkarriere setzte sich zu Beginn der 20er Jahre fort.
En başından beri Willow her zaman çelişki içerisinde yüzen bir karakter olmuştur.Silo war seit Beginn seines öffentlichen Auftretens an eine umstrittene Figur.
Ancak sezon başında sakatlanarak sezonun ilk bölümünde uzun süre oynayamadı.Somit konnte er am Anfang der Saison nicht spielen.