başında ile cümle
başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yayladaki her bir çeşmenin başında ceviz ağaçları bulunduğu rivayet edilir.At the base of each rib are shells containing doves.
"Resul Dindar: "Düne Yakın, Bugünün Farkında, Yarının Başındayım"".Du also bist mein Braütigam? (segment's aria: "Bald prangt, den Morgen zu verkünden ...
Posta pullarının basımı için yılın başında tematik plan hazırlanır.Their project Just Tariffs will report next year.
Stranger Things, 1980'lerin başında kurgusal kırsal kasaba olan Hawkins, Indiana'da geçmektedir.Stranger Things is set in the fictional rural town of Hawkins, Indiana, during the early 1980s.
Ulkenin tümünde en büyük yeni yatırım çeken şehirlerin başında gelmektedir.It lies at a point where the most important functions of the old city come together.
Halen Nintendo Entertainment Analysis and Development kuruluşunun başındadır.Splatoon was developed by Nintendo Entertainment Analysis & Development.
11 piskoposluk bölgesi (vilayeti), bunların her birinin başında bir piskopos vardır.There are 15 of these, each headed by a bishop.
"Borman: TMT'nin kasasının başındaydım"."Miller standing at victory's door".
Ailesi 1970'li yılların başında boşandı.Her parents divorced in the early 1970s.
İlk dövmesini 1999 sezonunun başında yaptırdı.He was ready to become a starting right OT at the beginning of the 1999 season.
Devletin birçok inşaat işinin başında bulundu.Many employment programmes were started by the government.
Onların kendi başlarına yaşayan insanları korkutmaya çalışırken, iş başında görürsünüz.As they try to inspire fear into people who are by themselves.
1890'ların başında AlmanIn the early 1890s, the German
Değişim San Francisco daki tipik bir köşe başında olabilir.A change might be a typical street corner in San Francisco.
Biliyorum derdin başından aşkın ama...I see you have your own troubles.
Her girişimi endişelendiren şeylerin başında para ve finansman gelir.How do you get the company started?
Ki bu benim açımdan iyi bir şeydi. Çünkü basında çıkan fotoğraflarda ben de görünüyordum.That was fortunate for me, because in most press photos
Yine iş başındaydı.He was at work again.
İyi, şimdi gidip diğer öğrencilerin önünde o suyu o asistanın başından aşağı dökeceksin."Well, you have to go over and pour it over him in front of the other students."
Bütün gereken ise köşe başındaki eczaneden alınabilecek 2 dolarlık ilaçlar.All for want of two dollars' worth of medications that we can buy at the corner drugstore.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.And everybody is shocked when the old man takes off his head covering and shows himself.
Bu kelimeyi basında sürekli duyuyorsunuz.You hear it on the media all the time.
Ve buna verilecek karşılık, aklı başında her insan tarafından düşünme tatbikine gereksinim duymamız.And the response to that is that we demand the exercise of thinking from every sane person.
Penceresinden başında tanık dışında genel doğuyor.From the window he witnessed the beginning of the general dawning outside.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.The phrase "in the first place," that's like "in the first place of your memory palace."
Ay başında daha büyük, ay sonuna doğru daha küçük paketler.Larger packs at the beginning of the month, smaller packaging at the end of the month.
Aslında b'nin başında 1 çarpanı vardır. ve y eksenin kesim noktası 10'dur.There's an implicit 1 multiplying times this b. And then the y-intercept is 10.
Fakat birçok yönden, halen Wolfram Alpha'nın en başındayız.But, in many ways, we're still at the very beginning with Wolfram Alpha.
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki mini etek giyen kadınlar tecavüze uğrayanların başında geliyor.Scientific study suggests that women who wear skirts are the leading cause of rape.
1970'lerde, daha doğrusu 1960'ların başındaIn the '70s -- well, beginning in the '60s --
Bu senenin başında, buradaki bir sanal asteroid 330,000 gerçek dolara satıldı.Earlier this year, a virtual asteroid in it sold for 330,000 real dollars.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarNext assumption -- and of course the events of July 7,
Okyanuslar hakkında bilgi edinme yöntemlerimizin başında gemilerle denize açılıp ağ atmak geliyor.The primary way that we know about what lives in the ocean is we go out and drag nets behind ships.
Bu yılın başında, hükümet--Earlier this year the government... Nat, sorry.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.From the very beginning, we started by talking to manufacturers.
Karşılıklı oturuyorken, röportajın neredeyse an başında ona döndüm ve sordum:And we were sitting there, and almost toward the beginning of the interview,
Yani en başından beri, olan biteni anlamış mıydın?You understood this whole time... from the beginning?
Başından beri size onun ailemizden olmadığını söylüyorum.I told you before, I am not related to her.
Çok trajik, ancak başında bulunduğu devrim oğullarının aleyhine çalışacak.Tragically, the Revolution would returned against his own sons.
Yeniden denemeye karar verdin, bu sefer basında daha fazla boşluk bıraktın.You decide to try again, this time spacing things out a little more at the beginning.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."So be it," said Mrs. Hall, taking up the table-cloth and beginning to spread it over the table.
"Herhangi bir mücadele varsa," Ses "Ben senin başında çakmak atmak olacaktır" dedi."If you struggle any more," said the Voice, "I shall throw the flint at your head."
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "It's a process, sane and intelligible enough--"
80'lerin başında neye takıntılıydılar?What were they obsessed with in the early 80s?
Bu sanırım Şubattaydı, Şubat başında. öncekiler ise Eylülde çekilmişti.This was now, I think, February, early February. And the pictures before were taken in September.
Geyik, tavşan ve sincap arzulanan hedefler listesinin başında yer alıyor.Deer, rabbits, and squirrels top the list of desirable targets.
Her şeyin başında, bizim gibi, onlar da earthling.Like us, first and foremost, they are earthlings.
O başından beri çok zor alıyor.He's taking it too hard from the beginning.
Keith ve ben bir araştırma ekibinin başındayız.Keith and I lead a research team.
CA:Bütün bunları yapmak için, başından beri bir dahi olmak lazım, doğru mu?CA: To do all this, you must have been a genius from the get-go, right?
Bu kız başında dizüstü bilgisayarla okula gidiyor.This girl is going to school with a laptop on her head.
Yani bilgisayarınızın başında oturuyor ve Google'da arama yapıyorsunuz.So you're sitting on your computer and you're doing Google searches.
Bunu netleştirmeyi unutmuş olmalıydı çünkü ona göre sonuç en başından... belliydi.She've forgotten to make that clear earlier because she assumed it was... obvious.
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?Now, what if the parents, from the beginning, taught both the boy and the girl to cook Indomie?
Aslında videonun başında çözmeye başladığımız şeyi çözdük.WE HAVE ESSENTlALLY SOLVED WHAT WE SET OUT TO SOLVE IN THE BEGlNNlNG OF THlS VlDEO
Evet, ama seni seyretmek, ustayı iş başında seyretmek gibi.[Nick] "Yeah, but it's also like watching the master at work."
-Seni nerede buldular? -Masa başında.I'm not in charge.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.If you want to get rid of it, throw it away yourself.
O yine iş başında idi.He was at work again.
Tamam, bunu başında 75-25 lehine olarak okuyorum.Okay, I'm reading that at about 75 to 25 in favor at the start.