başına ile cümle

başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bunu yalnız başına kullanamaz.Tom can't handle this alone.
O senin de başına gelecek.That'll happen to you, too.
Onu Tom'a yalnız başına yaptırma.Don't let Tom do it alone.
Tom kahvaltıyı tek başına yedi.Tom ate breakfast alone.
Tom kendi başına hareket ediyor.Tom is acting on his own.
O, bataklıkta küçük bir kulübede tek başına yaşıyor.He lives alone in a little cottage in the swamp.
Tom, başına iş açtığı için üzgün olduğunu söylüyor.Tom says he's sorry that he caused you trouble.
Tom'un bunu tek başına yapabildiğine inanamıyorum.I can't believe Tom was able to do this all by himself.
Tom bunu kendi başına yazmış olamaz.Tom can't have written this by himself.
Tom tek başına şişedeki tüm sütü içti.Tom drank the whole bottle of milk by himself.
Onun başına daha önce böyle bir şey hiç gelmemişti.That had never happened to him before.
Tom Boston'a kendi başına gitmeye karar verdi.Tom has decided to go to Boston by himself.
Aşk tek başına başarılı bir uluslararası evlilik için yeterli değildir.Love alone is not enough for a successful international marriage.
Tom tüm bunu tek başına yaptı.Tom did it all alone.
Tom yalnız başına gitmekten vazgeçti.Tom ended up going by himself.
Tom eve kendi başına gitti.Tom went home by himself.
O kelimeyi tek başına anlamıyorum. Bana bir bağlam verir misin?I do not understand that word in isolation. Could you give me some context?
Onun babası savaşta öldü ve annesi onu ve kardeşlerini kendi başına yetiştirdi.His father died in the war and his mother raised him and his siblings by herself.
O, sorunu kendi başına çözdü.He solved the problem on his own.
Tom kendi başına çalışır.Tom works on his own.
O onun tek başına oraya gitmemesini tavsiye etti.He advised her not to go there by herself.
Tom Mary'ye oraya tek başına giderse iyi olmayacağını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought it wouldn't be good if she went there by herself.
Tom Mary'ye oraya kendi başına gitmemesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought she shouldn't go there by herself.
Tom hâlâ kendi başına yaşıyor.Tom still lives by himself.
Tom kendi başına gitti.Tom went by himself.
Tom kendi başına yaşıyor.Tom lives on his own.
Tom onu kendi başına yapmadı.Tom didn't do it by himself.
Tom kendi başına çıkıp gitti.Tom went off by himself.
Tom kendi başına gitmek zorundaydı.Tom had to go by himself.
O yeni yıl arifesini tek başına kutladı.He celebrated New Year's Eve alone.
Bazen tek başına biraz zaman harcamak harikadır.Sometimes it's great to spend some time alone.
Tom'un onu tek başına yapabilip yapamayacağına bakalım.Let's see if Tom can do that by himself.
Tom'un, bunu tek başına halledebileceğini umalım.Let's hope that Tom can handle that by himself.
Bunu tek başına yapmayı hayal edebilir misin?Can you imagine doing this by yourself?
Tom küçük bir kamarada tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in a small cabin.
Kahvaltısını kendi başına yedi.He ate breakfast by himself.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmamasını söyledi.Tom told Mary not to go out at night by herself.
Hepimizin başına bela getireceksin.You're going to get us all in trouble.
Tom hepsini kendi başına yapamaz.Tom can't do it all himself.
Geceleri yalnız başına sokaklarda yürümekten kaçının.Avoid walking on the streets alone at night.
Tom yalnız başına kahvaltı etti.Tom breakfasted alone.
Mary bir kayanın üzerinde tek başına oturuyordu.Mary sat alone on a rock.
Tom bir kaya parçasının üzerine tek başına oturdu.Tom sat alone on a boulder.
O tek başına yaşayacak kadar oldun değil.He is not mature enough to live alone.
O, İskoçya'nın uzak bir bölgesinde tek başına bir hayat sürüyor.She leads a solitary life in a remote area of Scotland.
Pamuk kurdu uzun zamandır pamuklu bitkilerin başına bela olmuş durumda.The boll weevil has long plagued cotton crops.
Ben senin kendi başına yaşadığını sanıyordum.I thought you lived by yourself.
Erkek kardeşim tek başına gitmekte ısrar etti.My brother insisted on going alone.
Burada tamamen kendi başına yalnızlaşmıyor musun?Don't you get lonely out here all by yourself?
Şimdiye kadar başına gelen her şeyi atlattın.You have survived everything that has happened to you so far.
Tom'un onu kendi başına yapması gerektiğini düşünüyorum.I think Tom was supposed to do that by himself.
Tom oraya tek başına gitti.Tom went there alone.
Tom şarap şişesini tek başına bitirdi.Tom finished the bottle of wine by himself.
Tom'un tek başına Boston'a gitmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom go to Boston by himself.
Tom bütün karpuzu tek başına yedi.Tom ate the whole watermelon by himself.
Tom tek başına evi boyadı.Tom painted the house all by himself.
Tom tek başına çalışmayı sevmez.Tom doesn't like to work by himself.
Tom yalnız başına köşede durdu.Tom stood in the corner by himself.
Tom her şeyi kendi başına yapabilirdi.Tom could do everything by himself.
Bunu tek başına yapabilmelisin.You should be able to do this by yourself.
İlgili Sayfalar