başına ile cümle
başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçekten onu tek başına mı inşa ettin?Did you really build that by yourself?
Bunu tek başına yaptığına inanmamı mı bekliyorsun?Do you expect me to believe you did this by yourself?
Bunu gerçekten tamamen tek başına mı yaptın?Did you really do this all by yourself?
Tek başına bir şey yapamaz mısın?Can't you do anything on your own?
Tek başına halledebileceğinden emin misin?Are you sure you can manage on your own?
Tom'un onu tek başına yapabileceğinden emin misin?Are you sure Tom can do it by himself?
Tom'un tek başına bunun üstesinden gelebileceğinden emin misin?Are you sure Tom can handle it by himself?
Tom'un onu tek başına kaldırmak için yeterince güçlü olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is strong enough to lift that by himself?
Tom her iki bavulu da kendi başına taşımayı başardı.Tom managed to carry both suitcases by himself.
Tom ev ödevini tek başına yapacağını söyledi.Tom said he would do his homework by himself.
Tom tek başına yaşamayı umursamadı.Tom didn't mind living by himself.
Yalnız başına yürümeyi tercih ederim.I prefer walking by myself.
Tom, kendi başına yaşayamayacak kadar yaşlı.Tom is too old to be living on his own.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to go out alone after dark.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına yürüyerek gitmemesi gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't walk alone after dark.
Tom Mary'nin tek başına parkta oturduğunu gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary sitting in the park by herself.
Tom muhtemelen oraya tek başına gitmemesi gerektiğini düşündü.Tom thought he probably shouldn't go there by himself.
Tom onu tek başına yapmaya çalıştı.Tom tried to do it by himself.
Tek başına yolculuk etmekten hoşlanır mısın?Do you like to travel by yourself?
Tom bu raporu tek başına yazdı.Tom wrote this report by himself.
Ebeveynlerinin Boston'a tek başına gitmene izin vereceklerini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think your parents will let you go to Boston by yourself?
Benim tek başına kişisel bir bilgisayarım var.I have a stand-alone personal computer.
Ben de onu tek başına yapabilip yapamayacağını merak ediyorum.I wonder whether you could do it alone as well.
Beethoven piyanonun başına gidip oturdu ve çalmaya başladı.Beethoven went over to the piano, sat down and began to play.
Biletler kişi başına 30 dolar.Tickets are $30 per person.
Tom çok başına buyruktu.Tom was very independent.
Sen tek başına mısın?Are you by yourself?
Biletler kişi başına 30 $ ve peşin veya kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 per person and may be purchased in advance or at the door.
Tom, Boston'a kendi başına gitmeye karar verdi.Tom decided to go to Boston by himself.
Tom kendi başına yemek yedi.Tom ate by himself.
Tom tek başına Boston'a gitmeyi planlıyor.Tom plans to go to Boston by himself.
O herkesin başına gelir.That happens to everyone.
Tom'un orada tek başına durduğunu gördüm.I saw Tom standing there all by himself.
O, otoparkta tek başına duruyordu.She was standing alone in the parking lot.
O tek başına bir başarı.That alone is an achievement.
Dünyada her saniye başına dört bebek doğuyor.Four babies are born every second around the world.
Bunu kendi başına yapmak istiyor.She wants to do it on her own.
Tom tek başına hareket etmedi.Tom didn't act alone.
Tom kendi başına kasabayı terketti.Tom left town on his own.
O tek başına kahvaltı yedi.He ate breakfast alone.
Tom kendi başına onunla uğraşmak zorunda kalacak.Tom is going to have to deal with that on his own.
Tom onun hepsini kendi başına yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do it all by himself.
Tom her zaman her şeyi kendi başına yapmak istiyor.Tom always wants to do everything by himself.
Tom bunu kendi başına çözmek zorunda kalacak.Tom will have to figure this out on his own.
Tom bunu tek başına yapamaz. Ona yardım etmen gerekiyor.Tom can't do it alone. You need to help him.
Tom bunu tek başına asla yapamayacak.Tom will never be able to do it by himself.
Tom onu tek başına yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do it by himself.
Tom tek başına bunun üstesinden gelemeyecek.Tom won't be able to handle this alone.
Tom kendi başına Fransızca öğrendiğini söylüyor.Tom says he learned French on his own.
Bunu tek başına yapmaya kalkışma.Don't attempt to do this by yourself.
Tom bunu yalnız başına yapmak zorunda olacak.Tom will have to do it by himself.
Tom onunla tek başına yüz yüze gelmek zorunda değil.Tom doesn't have to face it alone.
Tom bunu tek başına yapmak zorunda değil.Tom doesn't have to do this alone.
Tom yalnız başına bir yere gidemez.Tom can't go anywhere by himself.
Tom tek başına gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go by himself.
Tom bunu tek başına yapmak zorunda değildi.Tom didn't have to do it alone.
Tom'un onu tek başına yapmasına izin verme.Don't let Tom do it by himself.
Tom onu tek başına yapamadı.Tom couldn't do it by himself.
O senin de başına gelebilirdi.That might happen to you, too.
Tom kendi başına gidebilirdi.Tom could've gone by himself.
İlgili Sayfalar