başına ile cümle
başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom tek başına bütün pastayı yedi.Tom ate the whole cake by himself.
Oraya tek başına gitmen güvenli olmazdı.It wouldn't be safe to go there by yourself.
Tom kendi başına Boston'a gitmemeliydi.Tom shouldn't have gone to Boston by himself.
Neden Tom'un yalnız başına Boston'a gitmesine izin verdin?Why did you let Tom go to Boston by himself?
Tom kendi başına yangını söndürmeyi başardı.Tom managed to put the fire out by himself.
Tom küçük bir dairede tek başına yaşıyordu.Tom lived in a small apartment by himself.
Tom raporu tek başına yazdı.Tom wrote the report all by himself.
Tom kendi başına çadırda kaldı.Tom stayed in the tent by himself.
Tom oraya kendi başına gitmemeli.Tom shouldn't go there by himself.
Tom yalnız başına oraya gitmeyi planlıyor.Tom plans to go there by himself.
Tom tek başına oturuyordu.Tom was sitting all by himself.
Tom oraya tek başına gitmeyi planlıyor.Tom plans to go there alone.
Tom kendi başına gitmeyi planlıyor.Tom plans to go by himself.
Bu araba her bir litre yakıt başına on üç kilometre gidebilir.This car can go thirteen kilometers for every liter of gasoline.
Bu araba bir litre yakıt başına on üç kilometre gidebilir.This car can go thirteen kilometers for every liter of gasoline.
Arabam litre başına yaklaşık 13 kilometre yol alır.My car gets about 13 kilometers per liter.
Arabam galon başına yaklaşık 30 mil yol alır.My car gets about 30 miles per gallon.
Yabancı dilleri bir kursta öğrenmek kendi başına yapmaktan çok daha etkiliIt is way more effective to study foreign languages in a class than to do so by yourself.
Onu tek başına yapmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to do that by yourself?
Tom kendi başına çalışmak zorunda.Tom has to work on his own.
Gerçekten Tom'un oraya kendi başına gitmesine izin verecek misin?Are you really going to let Tom go there by himself?
Tom bütün şarap şişesini tek başına içti.Tom drank the whole bottle of wine by himself.
Tom kendi başına devam etmek zorunda kaldı.Tom was forced to continue on his own.
Tom tek başına kahvaltı yaptı.Tom ate breakfast all by himself.
Tom yalnız başına gitmekte ısrar etti.Tom insisted on going alone.
Eve tek başına gitme.Don't walk home alone.
Tom, Mary'yi beklerken yalnız başına oraya oturdu,Tom sat there all alone, waiting for Mary.
Yaralanmalar herkesin başına gelebilir.Injuries can happen to anybody.
Ancak Tom tek başına hareket edemez.Tom, however, can't act alone.
Tom bunu yalnız başına yapmaya hazırdı.Tom was ready do it all alone.
O kendi başına olağandışı değildir.That in itself isn't unusual.
Tom kendi başına okudu.Tom studied on his own.
Tom tek başına eve gitmemeliydi.Tom shouldn't have walked home by himself.
Tek başına mı dans ettin?Did you dance by yourself?
Eve yalnız başına yürüme.Don't walk home by yourself.
Gerçekten tek başına mı dans ettin?Did you really dance by yourself?
Tom gerçekten oraya tek başına mı gitti?Did Tom really go there by himself?
Tom'un bunu kendi başına yapabileceğine inanmıyorum.I don't believe Tom can do it by himself.
Sence Tom gerçekten bütün viski şişesini kendi başına mı içmek niyetinde?Do you think Tom really intends to drink that whole bottle of wine by himself?
Tom'un asla başına bela gelmiyor.Tom never gets in trouble.
Hava karardıktan sonra yalnız başına eve yürüyerek gitmemeni öneririm.I advise you not to walk home by yourself after dark.
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olmayacağını düşünüyordu.Tom thought it wouldn't be safe for Mary to walk home by herself.
Onları tek başına mı görmek istiyorsun?Do you wanna go see them by yourself?
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olacağını düşündü.Tom thought it would be safe for Mary to walk home by herself.
Tom kendi başına şarkı söylesin.Let Tom sing by himself.
Bence Tom'un tek başına Boston'a gitmesine izin vermelisin.I think you ought to let Tom go to Boston by himself.
Bunu kendi başına yapacak kadar yaşlısın.You're old enough to do that on your own.
Onu kendi başına yapmak için yeterince yaşlısın.You're old enough to do that by yourself.
Fadıl silahı Leyla'nın başına koydu ve sonra onu vurdu.Fadil placed the gun at Layla's head and then shot her.
Leyla iki oğlan çocuğunu tek başına yetiştirdi.Layla raised her two boys on her own.
Mary üç çocuğunu kendi başına büyüttü.Mary raised her three children on her own.
Fadıl problemlerini tek başına çözemez.Fadil can't solve his problems alone.
Fadıl, Dania'nın başına bir silah doğrulttu.Fadil held a gun to Dania's head.
Fadil tek başına.Fadil is on his own.
Tom kendi sorunlarını tek başına çözemez.Tom won't be able to solve his problems alone.
Tom, Mary'nin başına bir silah tuttu.Tom held a gun to Mary's head.
Tom, Mary'nin başına bir silah dayadı.Tom held a gun to Mary's head.
Tom yıllarca kendi başına yaşadı.Tom lived on his own for years.
Tom lastiği tek başına değiştirebilmeli.Tom should be able to change the tire by himself.
O senin başına gelseydi nasıl hissederdin?How would you feel if that happened to you?
İlgili Sayfalar