başıma ile cümle
başıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.Z oljem nisi mazilil glave moje, a ta mi je z mazilom pomazilila noge.
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.Με ελαιον την κεφαλην μου δεν ηλειψας αυτη δε με μυρον ηλειψε τους ποδας μου.
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.Оливою голови моєї не намастив єси; ся ж миром намастила ноги мої.
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.Ти с масло не помаза главата Ми; а тя с миро помаза нозете Ми.
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.ты головы Мне маслом не помазал, а она миром помазала Мне ноги.
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.בשמן לא משחת את ראשי והיא בשמן המור משחה את רגלי׃
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.بزيت لم تدهن راسي. واما هي فقد دهنت بالطيب رجليّ.
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.你 沒 有 用 油 抹 我 的 頭 、 但 這 女 人 用 香 膏 抹 我 的 腳
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.你 沒 有用 油抹 我 的 頭 、 但 這 女人 用 香膏 抹 我 的 腳
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.Du sa: Ve mig! For Herren har lagt sorg til min smerte; jeg er trett av mine sukk og finner ikke ro.
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.네가 일찍 말하기를 슬프다 여호와께서 나의 고통에 슬픔을 더하셨으니 나는 나의 탄식으로 피곤하여 평안치 못하다 하도다 하셨고
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.אמרת אוי נא לי כי יסף יהוה יגון על מכאבי יגעתי באנחתי ומנוחה לא מצאתי׃
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.قد قلت ويل لي لان الرب قد زاد حزنا على المي. قد غشي علي في تنهدي ولم اجد راحة
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.巴 錄 〔 原 文 作 你 〕 曾 說 、 哀 哉 、 耶 和 華 將 憂 愁 加 在 我 的 痛 苦 上 . 我 因 唉 哼 而 困 乏 、 不 得 安 歇
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.巴錄 〔 原文 作 你 〕 曾 說 、 哀哉 、 耶和華 將憂 愁 加在 我 的 痛苦 上 . 我 因 唉哼 而 困乏 、 不 得 安歇
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Aion nähdä ShinHwan lopun! En aio vajota yksin.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Am sa asigur sfarsitul grupului ShinHwa! N-am sa mor singur.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Je verrai la fin de ShinHwa! Je ne sombrerais pas seul.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.신화그룹 내가 끝을 내겠어. 나 혼자는 못당해.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Látni fogom a ShinHwa végét! Nem fogok egyedül süllyedni.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Metterò fine al gruppo Shinwa! Non toccherò il fondo da solo.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Napastnik został schwytany na miejscu, zrobił to z powodu problemów z Grupą ShinHwa. i był to jego rewanż.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Saya akan melihat kejatuhan ShinHwa Saya tidak akan jatuh sendiri.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Tôi không thể chết một mình được. tôi sẽ nhìn thấy Shinhwa kết thúc! tôi sẽ không chết một mình.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Θα φροντίσω να δω<br /> το τέλος της Σιν Χουα! Δεν θα πέσω μόνος μου.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.Я увижу конец Шинхва. Я не буду терпеть неудачи один.
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.ستنتهي -شينوا- لن انتهي لوحدي
Shinhwa'nın sonunu göreceğim! tek başıma mahvolmayacağım.俺だけ やられてたまるか だめだ!!
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.A aj, nyní já sevřín jsa duchem, beru se do Jeruzaléma, nevěda, co mi se v něm má státi,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Agora, eis que eu, constrangido no meu espírito, vou a Jerusalém, não sabendo o que ali acontecerá,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum."Ahora, he aquí yo voy a Jerusalén con el espíritu encadenado, sin saber lo que me ha de acontecer allí
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.A oto teraz ja będąc związany duchem, idę do Jeruzalemu, nie wiedząc co tam na mię przyjść ma.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.A teraz, hľa, ja, zaviazaný duchom, idem do Jeruzalema nevediac, čo sa mi v ňom prihodí,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Ed ecco ora, avvinto dallo Spirito, io vado a Gerusalemme senza sapere ciò che là mi accadrà
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.És most ímé én a Lélektõl kényszerítve megyek Jeruzsálembe, nem tudván, mik következnek ott én reám.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Et maintenant voici, lié par l`Esprit, je vais à Jérusalem, ne sachant pas ce qui m`y arrivera;
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.In sedaj, glejte, zvezan v duhu, grem v Jeruzalem, ne vedoč, kaj se mi tam prigodi,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Ja nyt, katso, minä matkustan, sidottuna hengessä, Jerusalemiin, enkä tiedä, mikä minua siellä kohtaa.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.보라 이제 나는 심령에 매임을 받아 예루살렘으로 가는데 저기서 무슨 일을 만날는지 알지 못하노라
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Och se, bunden i anden begiver jag mig nu till Jerusalem, utan att veta vad där skall vederfaras mig;
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Og nu se, bunden af Ånden drager jeg til Jerusalem uden at vide, hvad der skal møde mig,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Og nu se, bundet av Ånden drar jeg til Jerusalem, og vet ikke hvad som skal møte mig der,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Şi acum, iată că, împins de duhul, mă duc la Ierusalim, fără să ştiu ce mi se va întîmpla acolo.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Und nun siehe, ich, im Geiste gebunden, fahre hin gen Jerusalem, weiß nicht, was mir daselbst begegnen wird,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.И вот, ныне я, по влечению Духа, иду в Иерусалим, не зная, что там встретится со мною;
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.І ось я, звязаний духом, ійду в Єрусалим, не знаючи, що в йому приключить ся мені.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.ועתה הנני אסיר הרוח ללכת ירושלים ואינני יודע מה יקרני שם׃
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.والآن ها انا اذهب الى اورشليم مقيدا بالروح لا اعلم ماذا يصادفني هناك.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.現 在 我 往 耶 路 撒 冷 去 、 心 甚 迫 切 、 〔 原 文 作 心 被 捆 綁 〕 不 知 道 在 那 裡 要 遇 見 甚 麼 事
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.現 在 我 往 耶路撒冷 去 、 心 甚 迫切 、 〔 原文 作心 被捆綁 〕 不 知道 在 那 裡 要 遇見 甚 麼事
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.A Šimon odpovedal a riekol: Proste vy za mňa u Pána, žeby neprišlo na mňa nič z toho, čo ste povedali.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Da svarte Simon: Bed I for mig til Herren, forat ikke noget av det I har sagt, skal komme over mig!
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.I odpověděv Šimon, řekl: Modltež vy se za mne Pánu, aby na mne nepřišlo něco z těch věcí, kteréž jste mluvili.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.시몬이 대답하여 가로되 나를 위하여 주께 기도하여 말한 것이 하나도 내게 임하지 말게 하소서 하니라
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Rispose Simone: «Pregate voi per me il Signore, perché non mi accada nulla di ciò che avete detto»
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Simon antwoordde: "Wilt u de Here voor mij vragen mij niet de straf te geven die u zojuist noemde?"
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Simon a răspuns: ,,Rugaţi-vă voi Domnului pentru mine, ca să nu mi se întîmple nimic din ce aţi zis.``
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Simon pa odgovori in reče: Prosita vidva zame Gospoda, da ne pride name nič tega, kar sta rekla.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Simon répondit: Priez vous-mêmes le Seigneur pour moi, afin qu`il ne m`arrive rien de ce que vous avez dit.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Озвав ся ж Симон та й каже: Молїть ся ви за мене Господу, щоб нїщо не найшло на мене, що ви сказали.