başıma ile cümle

başıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.あ~っ 恐れていたことが 起きてしまったわ ハニみたいに可愛い子は
Neden bu benim başıma geliyor?Azt mondod, Uram, miért, miért történik ez velem?
Neden bu benim başıma geliyor?BOG, zakaj se mi to dogaja?
Neden bu benim başıma geliyor?Budete si říkat:
Neden bu benim başıma geliyor?Dios, ¿por qué? ¿por qué me pasa esto a mí?
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.네가 심중에 이르기를 어찌하여 이런 일이 내게 임하였는고 하겠으나 네 죄악이 크므로 네 치마가 들리고 네 발뒤꿈치가 상함이니라
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.וכי תאמרי בלבבך מדוע קראני אלה ברב עונך נגלו שוליך נחמסו עקביך׃
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.وان قلت في قلبك لماذا اصابتني هذه. لاجل عظمة اثمك هتك ذيلاك وانكشف عنفا عقباك.
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.你 若 心 裡 說 、 這 一 切 事 為 何 臨 到 我 呢 . 你 的 衣 襟 揭 起 、 你 的 胠 跟 受 傷 、 是 因 你 的 罪 孽 甚 多
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.你 若 心 裡說 、 這一切事 為何 臨到 我 呢 . 你 的 衣襟 揭起 、 你 的 胠跟 受傷 、 是 因 你 的 罪孽 甚多
"Ne kötü! Tek başıma zaten yeterince kötüyüm. Başım ağrıyor.얼마나 끔찍한데! 정말 나야말로 비참해. 머리는 깨질 것 같고
"Ne kötü! Tek başıma zaten yeterince kötüyüm. Başım ağrıyor.כמה נורא! אני כה אומלל בעצמי, ראשי כואב,
"Ne kötü! Tek başıma zaten yeterince kötüyüm. Başım ağrıyor.ياللفظاعة ! إنني شديد التعاسة بمفردي. رأسي تؤلمني
"Ne kötü! Tek başıma zaten yeterince kötüyüm. Başım ağrıyor.骨は痛むし。生まれてから死ぬまで、満たされることがない。
"Ne kötü! Tek başıma zaten yeterince kötüyüm.Sono già così afflitto per conto mio.
'O benim başıma geliyor' hissi güçlü olduğunda, acı daha yüksek sesli olur.Cuando la sensación 'Me está sucediendo a mi' es fuerte, el dolor se hace mas fuerte incluso.
'O benim başıma geliyor' hissi güçlü olduğunda, acı daha yüksek sesli olur.Если сильно ощущение: "Это происходит со мной", боль становится кричащей. Понимаете?
O da bana dedi ki "Ben bugün, benim başıma gelenlerden ötürü burada değilim.그는 이렇게 말 했습니다. "저는 제게 일어난 일 때문에 이곳에 와 있어요.
O da bana dedi ki "Ben bugün, benim başıma gelenlerden ötürü burada değilim."Nie jestem tutaj z powodu tego, co przytrafiło się mnie.
O da bana dedi ki "Ben bugün, benim başıma gelenlerden ötürü burada değilim."No estoy aquí debido a lo que me pasó a mí.
O da bana dedi ki "Ben bugün, benim başıma gelenlerden ötürü burada değilim.حينها قال " انا لست هنا بسبب ما جرى لي،
O da bana dedi ki "Ben bugün, benim başıma gelenlerden ötürü burada değilim.あの日私に起きたことが 他の人にも起き続けているから ここにいるのです
Okul bitip de, tek başıma, tam zamanlı olarak resim yapmaya başladığımda, yaşadığım evden çalışıyordum.학교를 그만두고 하루종일 그림을 그리기 시작할땐 정말 힘들었어요 집에 살고, 집에서 일하기 때문에 밖을 나갈 이유가 아예 없었죠
O nedir? Tek başıma indirebileceğimi sanmıyorum.Μια φορά είχα πάει σ’ ένα νεκροτομείο... και είδα τους πνεύμονες ενός καπνιστού.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.A oni się zgodzili i zostawili mnie zupełnie samą, co było naprawdę przecudowne z ich strony.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.Azt mondták, rendben, és teljesen rámbízták, ami csodálatos volt.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.E loro hanno accettato e mi hanno dato carta bianca, che è stata una cosa davvero fantastica.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.Et ils ont dit oui, et ils m'ont laissé complètement libre, ce qui était une chose géniale, magnifique.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.그들은 승낙했고, 완전히 저에게 맡겼습니다. 그건 굉장하고 멋진 일이었습니다.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.Și au spus da și m-au lăsat de capul meu, ceea ce a fost minunat, superb.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.Und sie haben Ja gesagt und mich komplett in Ruhe gelassen, was wunderbar war, einfach toll.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.Và họ đồng ý, và họ để tôi hoàn toàn tự quyết, một điều vô cùng tuyệt vời.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.Y ellos dijeron que sí, y me dejaron hacer lo que quisiera, lo cual fue hermoso, maravilloso.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.Ze zeiden ja, en lieten het verder aan mij over, wat een heerlijk, geweldig iets.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.И они согласились и абсолютно ни во что не вмешивались. Это было великолепно, просто замечательно.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.И те казаха "Да" и ме оставиха напълно сама, което беше нещо страхотно, невероятно!
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.והם אמרו כן, ועזבו אותי לנפשי, מה שהיה דבר נהדר, נפלא.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.وردوا علي بالقبول، ولم يتدخلوا بتاتا وتركوني أتعامل معه بمفردي، حيث كان، أمرا رائعا للغايه.
Onlar da kabul ettiler, ve ardından beni tamamen yalnız başıma bırakmaları,.... ...inanılmaz güzeldi.本当に素晴らしいことでした 彼らから見本をもらって
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Aku harus melawan mereka... sendirian.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Debo luchar contra ellos... solo.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Devo combatterli... da solo.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Devo lutar contra eles ... Sozinho.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Ich muß sie allein... bekämpfen.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Jag måste bekämpa dem. Ensam.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Je dois les combattre... seul.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Meg kell küzdenem velük ... egyedül.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Minun on taisteltava niitä vastaan - yksin.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Musím s nimi bojovat... sám.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Muszę z nimi walczyć... sam.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Ta phải chống chúng ... một mình.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Trebuie să lupt cu ei... de unul singur.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Трябва да се боря с тях... сам.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.Я должен сражаться с ними. Один.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.עליי להילחם בהם לבדי.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.でも女は夫の側に居るものです
Onu bana bırak. Tek başıma hakkından gelebilirim.Jag tar hand om honom själv.
Onu bana bırak. Tek başıma hakkından gelebilirim.Jeg ordner ham selv!
Onu bana bırak. Tek başıma hakkından gelebilirim.Θα τον χειριστώ εγώ, τον καταφέρνω μόνος μου!
Onu bana bırak. Tek başıma hakkından gelebilirim.Дай мне самому с ним разобраться.

İlgili Sayfalar