başıma ile cümle

başıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Áno, vzal by som ho na svoje plece a ovinul by som si ho sťa korunu!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Bizony én azt a vállamon hordanám, és korona gyanánt a fejemre tenném!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ca să -i port scrisoarea pe umăr, s'o leg de fruntea mea ca o cunună;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ciertamente yo la llevaría sobre el hombro, y me la ceñiría cual corona
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Czylibym jej na ramieniu swojem nie nosił? a nie przywiązałbym jej sobie miasto korony?
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ik zou die op mijn schouders willen nemen en als een kroon opzetten.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Je porterai son écrit sur mon épaule, Je l`attacherai sur mon front comme une couronne;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.내가 어깨에 메기도 하고 면류관처럼 머리에 쓰기도 하며
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.maka dengan bangga akan kupasang pada bahu, dan sebagai mahkota kulekatkan di kepalaku
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Por certo eu a levaria sobre o ombro, sobre mim a ataria como coroa.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Res, na rami svoji bi jo nosil in si jo navezal kakor venec!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sandelig, tog jeg det på min Skulder, kransed mit Hoved dermed som en Krone,
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sannelig, jeg skulde ta det på min skulder, jeg skulde feste det til mitt hode som en krone;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sannerligen, jag skulle då bära den högt på min skuldra, såsom en krona skulle jag fästa den på mig.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Tôi quả hẳn sẽ mang trạng từ ấy trên vai mình, Ðội nó trên đầu tôi như một mão triều thiên.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Tôi quả hẳn sẽ mang trạng_từ ấy trên vai mình , Ðội nó trên đầu tôi như một mão triều thiên .
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Totisesti, olkapäälläni sitä kantaisin, sitoisin sen päähäni seppeleeksi.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Víť Bůh, nenosil-li bych ji na rameni svém, neotočil-li bych ji sobě místo koruny.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.vorrei certo portarlo sulle mie spalle e cingerlo come mio diadema
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Wahrlich, dann wollte ich sie auf meine Achsel nehmen und mir wie eine Krone umbinden;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Βεβαιως ηθελον βαστασει αυτο επι του ωμου μου, ηθελον περιδεσει αυτο στεφανον επ' εμε
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ето, на рамо щях да го нося, За венец щях да го привържа на себе си!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Я носил бы ее на плечах моих и возлагал бы ее, как венец;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.אם לא על שכמי אשאנו אענדנו עטרות לי׃
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.فكنت احملها على كتفي. كنت اعصبها تاجا لي.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.願 那 敵 我 者 所 寫 的 狀 詞 在 我 這 裡 我 必 帶 在 肩 上 、 又 綁 在 頭 上 為 冠 冕
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.願那敵 我 者 所 寫 的 狀詞 在 我這裡 我 必帶 在 肩上 、 又綁在頭 上 為 冠冕
Lagos'ta, birçok saygın bar ya da kulübe tek başıma gidemiyorum.En Lagos no puedo entrar sola a muchos bares y discotecas "respetables" .
Lagos'ta, birçok saygın bar ya da kulübe tek başıma gidemiyorum.In Lagos kann ich nicht alleine in viele "anständige" Bars und Clubs gehen.
Lagos'ta, birçok saygın bar ya da kulübe tek başıma gidemiyorum.În Lagos nu pot merge singură în multe baruri și cluburi "respectabile".
Lagos'ta, birçok saygın bar ya da kulübe tek başıma gidemiyorum.라고스에서 저는 많은 '이름 있는' 클럽이나 바에 혼자 들어갈 수 없습니다.
Lagos'ta, birçok saygın bar ya da kulübe tek başıma gidemiyorum.På många ansedda klubbar och barer i Lagos kan jag inte gå in ensam.
Lagos'ta, birçok saygın bar ya da kulübe tek başıma gidemiyorum.Я не могу одна сходить во многие "приличные" клубы и бары Лагоса.
Lagos'ta, birçok saygın bar ya da kulübe tek başıma gidemiyorum.في لاقوز، لاأستطيع الذهاب إلى البارات والنوادي المحترمة بمفردي.
Lagos'ta, birçok saygın bar ya da kulübe tek başıma gidemiyorum.女性で1人の場合 彼らは入れてくれません
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.2006년 5월, 아주 안좋은 일이 제게 일어났습니다.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.2006. májusában, valami szörnyű történt velem.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.Em maio de 2006, algo horrível aconteceu comigo.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.En mai 2006, quelque chose d'horrible m'est arrivé.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.En mayo de 2006 me sucedió algo horrible.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.Im Mai 2006 passierte mir etwas schreckliches.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.În mai 2006, ceva groaznic mi s-a întâmplat.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.In mei 2006, gebeurde er iets vreselijks met mij.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.Nel maggio 2006 mi è accaduto qualcosa di orribile.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.Pada bulan Mei 2006, sesuatu yang mengerikan terjadi pada saya.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.Vào tháng 5 năm 2006, một chuyện khủng khiếp đã xảy đến với tôi.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.V květnu 2006 se mi stalo něco hrozného.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.V máji 2006 sa mi stalo niečo strašné.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.W maju 2006 r. spotkało mnie coś strasznego.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.Το Μάιο του 2006, μου συνέβη κάτι τρομερό.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.В мае 2006 года со мной случилась ужасная вещь.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.През май 2006 година, ми се случи нещо ужасно.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.У травні 2006 року зі мною трапилася жахлива річ.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.במאי 2006, דבר נורא קרה לי.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.في مايو 2006، شئ رهيب حصل معي .
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.私は恐ろしい経験をしました ロボット手術をするために
Nasıl desem Su kayağında tek başımaUna vez estaba yo solo, esperando para sobrevolar una cascada.
Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Hoe kan hij zo op zijn broer lijken!? Hetgene waarvoor ik bang was, is eindelijk gekomen.
Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.<i> !?איך הוא יכול להיות כל-כך דומה לאחיו .הדבר ממנו כל-כך חששתי הגיע
Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.<i> كيف يمكن أن يكون مثل أخيه؟ الشيء الذي كنت أخاف منه أتى أخيراً

İlgili Sayfalar