bağlayıcı ile cümle

bağlayıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca onlara ölen bir meleğin kendisine öğrettiği bağlayıcı bir mühür öğretir.Dan verschijnt er een engel die hen tot vrede oproept.
Fakat bu durumun herkes için bağlayıcı olmadığını belirtiyor.Het spreekt voor zich dat deze taak niet voor iedereen weggelegd is.
İnananlar açısından mezheplerin bağlayıcı olup olmadığı da tartışıla gelen meselelerdendir.Podczas pierestrojki będącą w ruinie świątynię zwrócono wiernym, którzy ją wyremontowali.
Avrupa Parlamentosu'nun öneri ve görüşler bağlayıcı değildir.Opinia przedstawiona przez Parlament Europejski nie jest wiążąca.
Antlaşmanın ülkelerce yasal bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Terytoria członkowskie nie mają wobec siebie żadnych zobowiązań prawnych.
Tenzîhen mekrûh: Şeriatın bağlayıcı ve kesin olmayan bir tarzda yapılmamasını istediği fiildir.Ty dajesz zaopatrzenie, komu chcesz; bez rachunku! Ta sekcja jest niekompletna.
Bunun hemen sonrasında ihraççı değer biçilen miktar için bağlayıcı alış ve satış fiyatlarını bildirir.Ogłasza się wówczas wezwanie do składania zapisów na sprzedaż akcji, podając w nim oferowaną cenę.
Bu kuralın bağlayıcı niteliği, iyi niyet ilkesine dayanmaktadır.Skarga ta była powództwem opartym na dobrej wierze.
Antlaşma, iki ya da daha çok devleti bağlayıcı nitelikteki anlaşmalara denir.Zostaje zawarta, gdy dwie lub więcej stron złożą zgodne oświadczenia woli.
Fakat bu durumun herkes için bağlayıcı olmadığını belirtiyor.Okazuje się, że nie wszystkim jest to na rękę.
Ama EIA-449'un yerine zaten EIA-422/423 kullanılıyordu ve EIA-422/423 bir 37-pin bağlayıcısından daha büyüktü.W 324/323 pełnił urząd stratega, w 323/322 pełnił urząd jednego z najważniejszych strategów hoplickich.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.En förordning är å ena sidan till alla delar bindande och direkt tillämplig i alla medlemsstater.
Tarafsız olarak hazırlanan inceleme raporları bağlayıcı doküman olarak kabul edilmiyor.Den oberoende rapporteringen om kriser ingår formellt inte i beredskapsuppdraget.
Antlaşmanın ülkelerce yasal bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Lojalitetsplikten har således inte i sig någon rättslig efterverkan.
TLR bağlayıcıları için aşağıdaki özet tablosuna bakınız.Se nedan för nedladdningslänk.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Вона має бути повністю обов'язковою та прямо застосовуватися в усіх Державах-Учасницях.
Fakat bu durumun herkes için bağlayıcı olmadığını belirtiyor.Складається враження, що це все нікого не хвилює.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Je závazné v celém rozsahu a přímo použitelné ve všech členských státech.
İnananlar açısından mezheplerin bağlayıcı olup olmadığı da tartışıla gelen meselelerdendir.V té je vystavována při tzv. (eucharistickém) výstavu, neboli věřící jsou vyzváni k adoraci (klanění).
Antlaşmanın ülkelerce yasal bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Výsledky referenda nejsou právně závazné.
Bu, diğer yollardaki patojen-bağlayıcı protein gibi güven vermez.Metodu proto nelze použít pro proteiny membránové a vyskytující se v jiných buněčných kompatmentech.
Her kablo iki ya da 3 tane bağlayıcıya sahiptir.Každý chlup obsahuje dva až tři proužky.
Antlaşma, iki ya da daha çok devleti bağlayıcı nitelikteki anlaşmalara denir.Opcí - tou se rozumí právo volby mezi dvěma či více státními občanstvími.
Mikroişlemci kompleks'te Drosha adlı bir nükleaz, ve Pasha adlı çift iplikli RNA bağlayıcı protein bulunur.Ten je složený z nukleázy jménem Drosha a proteinu Pasha, schopného vázat na sebe dvouvláknovou RNA.
4 pinli Molex bağlayıcısını SATA güç bağlayıcısına çevirmek için adaptörler kullanılabilir.Adaptoarele de rețea Fast Ethernet pot fi atribuite celei de-a patra generații.
Yayımlanan yasa bağlayıcı nitelik kazanır.Este consilidata puterea ce este transmisă ereditar.
Oyuncu, Kader Bağlayıcısı için kendi büyülerini yapabilir.Bilet vrea să îi predea succesorului său puterile sale magice.
4 pinli Molex bağlayıcısını SATA güç bağlayıcısına çevirmek için adaptörler kullanılabilir.Átalakító segítségével a 4 tűs Molex csatlakozót SATA csatlakozóvá lehet alakítani.
Antlaşma, iki ya da daha çok devleti bağlayıcı nitelikteki anlaşmalara denir.Beszélhetünk úgynevezett erős és gyenge kétharmados törvényekről.
Microsoft Office 2010'daki yeni bir özelliklerden biri de Sosyal Bağlayıcı'dır.Microsoft Office 2010:n uusiin ominaisuuksiin kuuluu ns. "social connector" -ominaisuus.
Aldığı kararlar bağlayıcıdır ve iptal edilemez.Opiskelupaikan vastaanottamisilmoitus on sitova eikä sitä voi muuttaa tai peruuttaa.
Kader Bağlayıcısı, oyun boyunca NPC destekçileri edinebilir.Κατά τη διάρκεια του παιχνιδιού, ο παίκτης μπορεί να συναντήσει πολλούς NPCs.
Böylece İmparatoru bir Haçlı Seferi yapmak için bir bağlayıcı vesile de sağladı.Αυτό ανάγκασε τον Πάπα να καθοδηγήσει ο ίδιος τη Σταυροφορία.
Yönergeler bağlayıcıdır.Σύνδεσμος Υποτρόφων.
Antlaşmanın ülkelerce yasal bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Δεν έχουν όλες οι χώρες συνταγματικό δικαστήριο.
Meyankökü şekerlemesinin temel bileşenleri, meyan kökü özütü, şeker ve bağlayıcıdır.Bahan-bahan utama dari permen akar manis adalah ekstrak akar manis, gula dan pengental.
Avrupa Parlamentosu'nun öneri ve görüşler bağlayıcı değildir.Persetujuan Parlemen Eropa tidak diperlukan.
Bunların her biri bir ligand bağlayıcı (LB) bölgedir.Masing-masing wilayah mempunyai Jagoan (orang yang disegani karena kesaktiannya).
CD14, LPS'yi sadece lipopolisakkarit bağlayıcı protein (LBP) varlığında bağlayabilir.CD14 chỉ có thể liên kết LPS khi có sự hiện diện của protein liên kết lipopolysaccharide (LBP).
Antlaşmanın ülkelerce yasal bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Các quốc gia thành viên không có nghĩa vụ pháp lý với nhau.
Bağlayıcıya video eklendi.Video bổ sung cũng được đăng tải .
Bu, diğer yollardaki patojen-bağlayıcı protein gibi güven vermez.他の経路のように病原体に結合したタンパク質は必要ではない。
Bunların her biri bir ligand bağlayıcı (LB) bölgedir.凡て、此の郡の側の郊原(のはら)に甚(いと)多に住めり。
Hiç gerçek kalça kemikleri yoktur; onun yerine yoğun bir bağlayıcı doku vardır.鈎は量販物をそのまま用いず、先端を鋭利に研ぎ上げて使用する。
Burada alınan kararlar bağlayıcıdır ve sadece Genel Organizasyon Şurası değiştirebilir ya da iptal edebilir.閣議で取り上げられなかった議題がこの席で了承されることがあり、閣僚が自由に意見を述べたり、情報交換を行ったりすることもできる。
Fimbrin veya plastin 1, aktin çapraz bağlayıcı bir proteindir.フィンブリン(fimbrin)またはプラスチン1(plastin 1)とは、ヒトのPLS1遺伝子にコードされているタンパク質である 。
Avrupa Parlamentosu'nun öneri ve görüşler bağlayıcı değildir.これに対し、欧州連合の勧告・意見は法的拘束力はない。
Androjen Bağlayıcı Protein (ABP) sentezler.アンドロゲン結合タンパク質(ABP)を分泌する。
CD14 ve LPS Bağlayıcı Protein (LBP) LPS'nin MD-2'ye sunumu kolaylaştırmakla bilinmektedir.全てのLPSの認識にはMD-2が必要であり、CD14とLPS結合タンパク質(LBP)はLPSのMD-2への提示を促進することが知られている。
Tenzîhen mekrûh: Şeriatın bağlayıcı ve kesin olmayan bir tarzda yapılmamasını istediği fiildir.既營之以重貲,而欲其不責償於下,此必無之事也。
Buna rağmen, Hamas ve İslami Cihad, bu ateşkesin kendi üyeleri için bağlayıcı olmadığını belirtti.但是哈马斯和巴勒斯坦伊斯兰圣战组织说这个停火对他们的成员无效。
Kader Bağlayıcısı, oyun boyunca NPC destekçileri edinebilir.NPC들끼리 싸워서 이기는 NPC를 맞히는 플레이어에게 상품을 준다.
Her kablo iki ya da 3 tane bağlayıcıya sahiptir.כל אחד מהטלסקופים כולל שניים או שלושה מכשירי תצפית.
Avrupa Parlamentosu'nun öneri ve görüşler bağlayıcı değildir.Избирането и подкрепата на кабинета от парламента е обвързващо.
Alkalin ve hidrolik öğelerin oranları bağlayıcı maddenin niteliğini belirler.Степента на хидрофобни и хидрофилни части определя степента на разделяне.
Tenzîhen mekrûh: Şeriatın bağlayıcı ve kesin olmayan bir tarzda yapılmamasını istediği fiildir.Sebe uspoređuje s vjetrom (slobodan je, kreće se gdje hoće i ne ostavlja trag).
İkinci derecede branş, bağlayıcı ve birleştirici yollara B-Sınıfı Avrupa E-yolları adı verilmiştir.Ogranci, povezujući i priključni putevi, tzv. putevi klase B, nose oznake s troznamenkastim brojevima.
İnananlar açısından mezheplerin bağlayıcı olup olmadığı da tartışıla gelen meselelerdendir.Vjeruje se da su šejtani (đavli) u ovom mjesecu okovani kako ne bi mogli pristupiti vjernicima.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Nariadenie je záväzné vo svojej celistvosti a priamo uplatniteľné vo všetkých členských štátoch.
Androjen Bağlayıcı Protein (ABP) sentezler.S testom skrajšanega proteina (angl.

İlgili Sayfalar