Bağlar, ilişkiler için.It's the connection. It's the relationships.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.But there's a kind of wonder in the stuff that gets edited away in the cords of life.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.These invisible links that allure, these transfigurations, even of anguish, that hold us.
Böylece Benyaminoğullarına, ‹‹Gidip bağlarda gizlenin›› diye öğüt verdiler,They commanded the children of Benjamin, saying, "Go and lie in wait in the vineyards,
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.The cords of Sheol were around me. The snares of death caught me.
Kralların bağladığı bağı çözer, Bellerine kuşak bağlar.He loosens the bond of kings. He binds their waist with a belt.
‹‹Ülker yıldızlarını bağlayabilir misin? Oryonun bağlarını çözebilir misin?"Can you bind the cluster of the Pleiades, or loosen the cords of Orion?
‹‹Kim yaban eşeğini başı boş gönderdi, Kim bağlarını çözdü?"Who has set the wild donkey free? Or who has loosened the bonds of the swift donkey,
‹‹Koparalım onların kayışlarını›› diyorlar, ‹‹Atalım üzerimizden bağlarını.››"Let's break their bonds apart, and cast their cords from us."
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.The cords of Sheol were around me. The snares of death came on me.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.He struck their vines and also their fig trees, and shattered the trees of their country.
Tarlalar ekip bağlar diksinler, Bol ürün alsınlar diye.sow fields, plant vineyards, and reap the fruits of increase.
Sığınağım ve kalkanım sensin, Senin sözüne umut bağlarım.You are my hiding place and my shield. I hope in your word.
Ya RAB, kurtarışına umut bağlar, Buyruklarını yerine getiririm.I have hoped for your salvation, Yahweh. I have done your commandments.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Yahweh is righteous. He has cut apart the cords of the wicked.
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.I made myself great works. I built myself houses. I planted myself vineyards.
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.My beloved is to me a cluster of henna blossoms from the vineyards of En Gedi. Lover
Evler yapıp içlerinde yaşayacak, Bağlar dikip meyvesini yiyecekler.They shall build houses, and inhabit them; and they shall plant vineyards, and eat their fruit.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.nor to build houses for us to dwell in; neither have we vineyard, nor field, nor seed:
Bütün bağlarda çığlık kopacak, Çünkü ben aranızdan geçeceğim.›› RAB böyle diyor.In all vineyards there will be wailing; for I will pass through the midst of you," says Yahweh.
Şimdi boyunduruğunu parçalayıp üzerindeki bağları koparacağım.››Now will I break his yoke from off you, and will burst your bonds apart."
Oysa görmediğimize umut bağlarsak, sabırla bekleyebiliriz.But if we hope for that which we don't see, we wait for it with patience.
Yakalayın tilkileri bizim için, Bağları bozan küçük tilkileri; Çünkü bağlarımız yeşerdi.Take us the foxes, the little foxes, that spoil the vines: for our vines have tender grapes.
Aranızdaki bağlar kesilmiş ve (şefa'atçi) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir!Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Bahçeler, bağlar,Orchards and vineyards,
Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Nice bahçeler ve üzüm bağları.Orchards and vineyards,
And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır" denecek.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Aranızdaki bağlar, tamamıyla kopmuş, boşuna umduklarınız elinizden çıkmış, kaybolup gitmiştir.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Bağlarda, kaynaklarda.In these gardens and these springs,
Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Şüphe yok ki katımızda bağlar var ve koca cehennem var.Verily We shall have fetters with Us, and a roaring furnace,
Ve birbirine sarmaşdolaş bahçeleri, bağları meydana getirdik.And orchards full of trees and interlacing boughs.
Ve öylesine bağlar onu ki kimsecikler, o çeşit bağlayamaz.And none can bind as He will bind.
Yemin olsun, koptu aranızdaki tüm bağlar ve uzaklaşıp kayboldu yanınızdan o bir şey sandıklarınız.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Ve içiçe girmiş bağlar-bahçeler.And orchards full of trees and interlacing boughs.
Sulak bahçeler, bağlar, üzümler,Orchards and vineyards,
Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me."
Aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiş, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
"Cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir."And orchards and springs.
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler (çıkaralım diye).And orchards full of trees and interlacing boughs.
Bahçeler var, bağlar var.Orchards and vineyards,
Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Aranızdaki bağlar kesilmiştir. İleri sürdükleriniz sizi terketmiştir."Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Onları, öz babalarıyla bağlarını kesmeyecek biçimde çağırın.Call them by the names of their fathers.
Bağlar, bahçeler...Orchards and vineyards,
"Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın."“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Yahut senin hurma ve üzüm bağların olsun da aralarından gürül gürül ırmaklar akıtasın.“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Geri dönerseniz yeryüzünde bozgunculuk yapmanız ve akrabalık bağlarını kesmeniz beklenmez mi sizden?If you turned away, would you then haply work corruption in the land, and break your bonds of kin?
Geri dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık bağlarını kesmeye dönmüş olmaz mısınız?If you turned away, would you then haply work corruption in the land, and break your bonds of kin?
Onları Biz yarattık ve bağlarını sımsıkı bağladık.It it We Who creared them and made them firm of make.
Biz yarattık onları ve kuvvetli yaptık bağlarını/eklemlerini.It it We Who creared them and made them firm of make.
Azabı gördüler artık, aralarındaki bağlar parçalanıp koptu.But punishment they shall get and all their bonds shall be cut off.
Artık azabı görmüşlerdir ve aralarındaki tüm bağlar kesilmiştir.But punishment they shall get and all their bonds shall be cut off.
Böylece onun (yağmurun) sayesinde sizin yararınıza hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik.Then with it We produced for you gardens of date palms and vines.
Sırtlarından ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri, bağları söküp atar.He will relieve them of their burdens and of the shackles that weigh upon them.
Hurma ağacının da tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzümlerden bağlar, zeytin, nar çıkardık.And from the palm trees - of its emerging fruit are clusters hanging low.
İşte uyulanlar, uyanlardan uzak durdular; azabı gördüler, aralarındaki bağlar kesildi.When the leaders see the torment and lose all their resources, they will denounce their followers.