Ana içeriğe geç
Sözlük

bağlar ile cümle

bağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer bağlarla karşılaştırdığınız çok zayıf kalır.It's just that it's very weak when you compare it to pretty much anything else.
Yani London dispersion kuvveti, dipol ve polar bağlar ve hidrojen bağları var.So London dispersion, and you have dipole or polar bonds, and then you have hydrogen bonds.
Üçüncü olarak, kimyasal bağları oluşturup kırabilmeliyiz.And thirdly, we need to be able to make and break chemical bonds.
Bu küçük gri çizgiler bunları birbirine bağlayan bağlar.And those little gray lines are the connections that connect them together.
Aynı tür hidrojen bağlarını elde ediyorsunuz.You get the same type of hydrogen bonds.
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.To help us achieve our own Nirvana. A:
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Now to charge the battery, we connect a source of electricity.
Onlar kovalent bağlarını burada oluştururlar.They form covalent bonds up here.
Ve kovalent bağları oluşturduklarında elektronları çekerler.And when they form covalent bonds, they hog the atoms [correction: electrons].
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- and so, it was held together by hydrogen bonds between phosphate groups.
Eğer hücrelerdeki en yüksek pH yedi ise, bu hidrojen bağları varolamazlardı.Well, if the peak pH that cells have is around seven, those hydrogen bonds couldn't exist.
Ancak o zaman, onunla tüm bağlarını koparabilirsin.On the condition that you cut all ties to her.
Ve bu birlik tüm yaradılışı birbirine bağlar.And that unity is something that connects all of creation.
Yemek piramidini geliştiren insanların yarısının tarım ticaretiyle bağları var.Half the people who developed the food pyramid have ties to agribusiness.
Yani atomik bağların gücü size aslında bir şeyin ne kadar sert olduğunu anlatabilir. .So the strength of the atomic bonds really do tell you about how hard or strong something is.
Bağlar çok kuvvetli olduğu için, molekül yüksek kaynama noktasına sahiptir. .So because these bonds are pretty strong, it has a higher boiling point.
Suda çözündüklerinde ise iyonik dipola bağlar oluştururlar. .And when they are dissolved in water, they form ionic dipole bonds.
İyonik dipola yada iyonik polar bağlar.Ionic dipole or ionic polar bonds.
Bunu anlamanın en genel yolu molekül içi bağların gücünü anlamaktır. .And the general way to look at it is just how strong are the intermolecular bonds.
Bütün bağları tekli olduğu için bu bir alkan, dolayısıyla omurga için dekan diye yazabiliriz.Now let's complicate this a little bit more. So let me just to copy and paste this.
Arka kısmı bağlayalım, saçı bağlarken, at kuyruğunu biraz yana doğru bağladığınızdan emin olun.Lastikle saçı bağlıyoruz, saçı bağlerken, saçı serbest bıraktığınıza emin olun.
Orospuların diz bağlarını çöz.Make bitches cower
Güneş enerjisi bu moleküller arasında kimyasal bağlar oluşturdu ve karbon bileşikleri ortaya çıktı.The sun's energy catalysed chemical bonds between these molecules, forming new carbon compounds.
Ve oraya bağlardınız.And you'd plug it in there.
Ve evin içinden uzun bir kablo geçirip aydınlatma duyuna bağlardınız.And you'd run a long cord into the house where you could screw it into your light socket.
Bu fikirlerden birincisi, *zayıf bağların gücü* olarak bilinen bir fikir.The first is the idea, what we call the strength of weak ties, the strength of weak ties.
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.So it just makes it-- one binding makes the other bindings more likely.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.So it also bonds to other parts.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.This is allowing them to find the bonding nodes in any lattice of atoms.
Biz korkularımızı, bağlarımızı, hassasiyetlerimizi koruruz.We protect our fears and our attachments, our sense of vulnerability.
Bu bir heptan, çünkü tüm bağlar tekli.It is heptane because we have all single bonds.
Eğer karbonun dört bağının hepsini de çizmiyorsak, bağlardan ikisi hidrojenle kurulacak demektir. .If we don't draw all four bonds of the carbon, the other two bonds are going to be with hydrogen.
Bunların hepsi karbonla kurulmuş tekli bağlar.All of these are single bonds with the carbon.
Bütün karbon-karbon bağları tekli.All carbon-carbon single bonds.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.The workers I got to know had a curiously abstract relationship with the product of their labor.
Belki okulda, belki üzerlerine birşeyler bağlarken?Maybe at school, maybe tying little bits of string onto them?
Milli baş dirsek yerinde tutan bağlar kaldırmakRemove the fasteners holding the spindle head bracket in place
Geçmiş için ona ödeme yaptım... ...ve gelecekteki bağlarımı sıkılaştırdım.I had to pay him back for the past, and to ensure my ties in the future.
Bizi bağlayan bağları kopardık.We broke the ties that bind
Bizi insanlığın derinliklerine ya da hiç tanımadığımız insanlara bağlarlar.They can connect us to our deepest humanity or with people we'll never meet.
Bizleri insanlığın derinliklerine ya da tekrar asla buluşamayacağımız insanlara bağlarlar.They can connect us with our deepest humanity or with people we'll never meet again.
Mantar ve miselyum karbon dioksiti, kalsiyum asit formunda bağlar.So, fungi and mycelium sequester carbon dioxide in the form of calcium oxalates.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.These are the same bonds that hold hydrocarbons together.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.Or maybe to give to other atoms, and we'll talk a lot about that when we talk about bonding.
Katil balinalar -- Bayılırım onlara çünkü sizin kendilerine bağlarlar.I love it because it wires you up.
Bütün bağlarımız tekli bağ.We have all single bonds over here.
Bu bize sadece tekli bağlarla uğraştığımızı söyler. .This tells us that we're dealing with all single bonds.
Artık Kraliyet Ailesi'yle bağların var.You have ties with the Royal Family now.
Karma geçmiş ve geleceği bağlar.Karma Bond to the Past and Future
Ve de bu yaptıkları işe bağları hakkındaki düşünceleri...And how people think about the connection to what they are doing.
Size yeni ayakkabı bağları aldım.I've bought you new shoelaces.
Doğrudan duvardaki elektriğe bağlarsınızYou plug it directly into your wall.
Bununla ilgili kanıtlar var bu arada sosyal bağlar buna yardım ediyor.There is some evidence, by the way, that things like social networking help do that.
Yani her bir dil ile farklı bağlarım olduğunu hissediyorum.So I feel connected to each language in a different way.
Bu 714 öğrencinin ve arkadaşlık bağlarının yer aldığı bir harita.So, this is a map of 714 students and their friendship ties.
Web herşeyi bağlar. ve çok yakında birçok insan aktivitesine aracılık edecek.The Web links everything, and very soon it will mediate most human activity.
Golgi organları bağlar.Կապում է գոլջիի ապարատին
Aile bağlarını sıkı tutmak çok önemlidirIt's most essential to keep a pleasant family.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.It turns out you have a bigger audience and more interest if you hook up with them.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.It is the ties between people that makes the whole greater than the sum of its parts.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod