Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Връзките на ада ме обвиха, Примките на смъртта ме стигнаха
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.цепи ада облегли меня, и сети смерти опутали меня.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.חבלי שאול סבני קדמני מקשי מות׃
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.حبال الهاوية احاطت بي. شرك الموت اصابتني.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.陰 間 的 繩 索 纏 繞 我 . 死 亡 的 網 羅 臨 到 我
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.陰間 的 繩索纏繞 我 . 死亡 的 網羅臨 到 我
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.(17:6) цепи ада облегли меня, и сети смерти опутали меня.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.(18:6) Les liens du sépulcre m`avaient entouré, Les filets de la mort m`avaient surpris.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Aku dikelilingi bahaya maut, perangkap maut ada di depanku
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Boly ma obkľúčily bolesti smrti, a predesily ma potoky beliála;
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Cordas de Seol me cingiram, laços de morte me surpreenderam.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Der Hölle Bande umfingen mich, und des Todes Stricke überwältigten mich.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Dödens band omvärvde mig, och fördärvets strömmar förskräckte mig.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Dødens rep omspente mig, og fordervelsens strømmer forferdet mig.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Dødsrigets Reb omspændte mig, Dødens Snarer faldt over mig;
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Halál kötelei vettek körül, s az istentelenség árjai rettentettek engem.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Ik heb de dood in de ogen gezien; de nederlaag stond voor mij.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.음부의 줄이 나를 두르고 사망의 올무가 내게 이르렀도다
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Kuoleman paulat piirittivät minut, turmion virrat peljästyttivät minut.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.mă înfăşuraseră legăturile mormîntului, şi mă prinseseră laţurile morţii.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Me rodearon las ligaduras del Seol; me confrontaron los lazos de la muerte
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Mi circondavano flutti di morte, mi travolgevano torrenti impetuosi
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Nhưng dây âm phủ đã vấn lấy tôi, Lưới sự chết hãm bắt tôi.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Nhưng dây âm_phủ đã vấn lấy tôi , Lưới sự chết hãm bắt tôi .
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Obklíčilyť mne byly bolesti smrti, a proudové nešlechetných předěsili mne.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Ogarnęły mię były boleści śmierci, a potoki niepobożnych zatrwożyły mię.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.pekla [Hebr. šeol.] vezi so me obdale, smrtne zanke so me zajele.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Πονοι του αδου με περιεκυκλωσαν, παγιδες θανατου με εφθασαν.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Връзките на преизподнята ме обвиха; Примките на смъртта ме стигнаха.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.חבלי שאול סבבוני קדמוני מוקשי מות׃
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.حبال الهاوية حاقت بي. اشراك الموت انتشبت بي.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.陰 間 的 繩 索 纏 繞 我 . 死 亡 的 網 羅 臨 到 我
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.陰間 的 繩索纏繞 我 . 死亡 的 網羅臨 到 我
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Hóa ta bạn có lượng khán giả và sự quan tâm lớn hơn nếu kết hợp với họ.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Il s'avère que vous avez un public plus important et plus intéressé si vous êtes connecté avec lui.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.청중과 친해지고 손을 잡을수록 더 큰 청중과 더 많은 관심을 가지게 된다는 것이 드러났어요.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Man hat ein größeres Publikum und mehr Interesse wenn man sich mit ihnen verbindet.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Resulta que tienes un mayor público y más interés si te conectas con ellos.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Risulta che gli utenti e l'interesse aumentano se ci si connette con loro.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Se pare că aveţi o mai mare audienţă şi prezentaţi mai mult interes dacă vă prindeţi cu ei.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Zdobywasz większe zainteresowanie jak się do nich podepniesz.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Оказва се, че имаш по-голяма публика и повече интерес, ако се съединиш с тях.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.Оказывается, большую аудиторию и популярность получают те, кто строит связь с публикой.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.מתברר שיש לך קהל ועניין גדולים יותר אם אתה מתחבר איתם.
Onları bağlarsanız daha büyük bir kitle ve ilgi ortaya çıkıyor.و تبين أنك ستتمكن من الحصول على جمهور أكبر واهتمام أكثر إذا شاركتهم في صنع المعلومة.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.그들의 포도나무는 소돔의 포도나무요 고모라의 밭의 소산이라 그들의 포도는 쓸개포도니 그 송이는 쓰며
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.La loro vite è dal ceppo di Sòdoma, dalle piantagioni di Gomorra. La loro uva è velenosa, ha grappoli amari
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Lebo ich vinič je z viniča Sodomy a z polí Gomory. Ich hrozná sú jedovaté hrozná, a majú horké strapce.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Mert az õ szõlõjök Sodoma szõlõje és Gomora mezõsége; bogyóik mérges bogyók, keserûek a gerézdjeik.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Sebab mereka jahat seperti Sodom dan Gomora, seperti pohon anggur yang pahit dan beracun buahnya
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Zij doen hetzelfde als de mannen van Sodom en Gomorra: hun daden (b) zijn zo bitter als vergif.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Ибо виноград их от виноградной лозы Содомской и с полей Гоморрских;ягоды их ягоды ядовитые, грозды их горькие;
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.כי מגפן סדם גפנם ומשדמת עמרה ענבמו ענבי רוש אשכלת מררת למו׃
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.لان من جفنة سدوم جفنتهم ومن كروم عمورة. عنبهم عنب سمّ ولهم عناقيد مرارة.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.他 們 的 葡 萄 樹 是 所 多 瑪 的 葡 萄 樹 、 蛾 摩 拉 田 園 所 生 的 、 他 們 的 葡 萄 是 毒 葡 萄 、 全 掛 都 是 苦 的
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.他 們 的 葡萄樹 是 所 多瑪 的 葡萄樹 、 蛾摩拉 田 園 所 生 的 、 他們 的 葡萄 是 毒 葡萄 、 全 掛 都 是 苦的
Onlar kovalent bağlarını burada oluştururlar.De danne kovalente bindinger op her.
Onlar kovalent bağlarını burada oluştururlar.Elas formam ligações covalentes aqui.
Onlar kovalent bağlarını burada oluştururlar.Ellos forman enlaces covalentes aquí.
Onlar kovalent bağlarını burada oluştururlar.여기에서 처럼 공유 결합을 형성합니다.