Ana içeriğe geç
Sözlük

bağlar ile cümle

bağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı kişiler, tapınakta hayvan kurbanlarının olmayacağını Rabbi Abraham Isaac Kook'a bağlar.Sitä vastoin rabbi Abraham Isaac Kookin mukaan eläin­uhreja enää palautettaisi.
Birçok kaplıcayı birbirine bağlar.Jotkin luut ovat täysin luutuneita toisiinsa.
Geleneklerine sahiptir.Akrabalık bağları oldukça güçlüdür.Se on melko ahne joten asuinkumppanien on oltava tarpeeksi isoja.
Bağlanma el kitabı Kovalent BağlarLinkki lupahakemuksen taustoihin Lestijoki
Doğu Karelya ile bağların güçlendirilmesine dair arzular, toprak talebini içermemektedir.Οι φιλοδοξίες για στενότερους δεσμούς με την Ανατολική Καρελία δεν περιλαμβάνουν εδαφικές απαιτήσεις.
Çizgi ya da çubuk – atom çekirdeği gösterilmez, sadece bağlar çizgi ya da çubuk olarak.Γραμμές ή ράβδοι – οι ατομικοί πυρήνες δεν εμφανίζονται, απλά οι δεσμοί ως ράβδοι ή γραμμές.
Aksum'un İslam'la olan bağları çok eski zamanlara dayanır.Η σχέση του Αγίου με το νησί ανάγεται στο μακρινό παρελθόν.
Adanın büyük kısmı bağlarla kaplıdır.Το μεγαλύτερο τμήμα του νησιού καλύπτεται από πευκοδάσος.
Aynı zamanda C-Si bağlarını da keser.Άλλα συμπεριλαμβάνουν και τους δεσμούς C-C.
2012 yılında Bağlarbaşı Meydanı yapılmıştır.Το 2012 ίδρυσε τμήμα τένις.
Kanallar onu Havel, Spree, Vistül sistemi ve Kłodnica'ya bağlar.Κανάλια των συνδέουν με τους ποταμούς Χάβελ, Σπρέε,Βιστούλας και Κλοντνίτσα.
İnsanlar gerçekten bilgisayarlarıyla çok sıkı bağlar kuruyorlar!"Η ταινία είχε μεγάλη απήχηση στους φίλους των υπολογιστών.
İki DNA zincirini bir arada tutan hidrojen bağlarını kıran helikaz enzimi tarafından oluşturulur.Αυτό επιτυγχάνεται με τη βοήθεια ειδικών ενζύμων, που σπάζουν τους δεσμούς υδρογόνου μεταξύ των δύο αλυσίδων.
Bazen kötü özellikler taşır ve insanları tutsak edip yeraltında zincirlerle bağlar.Οι άνδρες είναι φυλακισμένοι και έχουν αλυσίδες στον αστράγαλο.
Iyon-dipol bağları H bağından daha güçlüdür.Τα δυο επίπεδα των δεσμών H-C-H είναι κάθετα μεταξύ τους.
Bu duruma Karşıyakalılar sessiz kalmazlar ve Biz İzmirli değiliz Karşıyakalıyız diyerek bağları koparırlar.Ελπίζω αυτές τουλάχιστον να είναι καλύτερα και να μην περνάνε αυτά που περνάμε εμείς..
Bolgede üzüm bağları olup önemli bir şarap üretim merkezidir.Ιδιαίτερα σημαντική είναι η καλλιέργεια σταφυλιών και η παραγωγή κρασιού υψηλής ποιότητας.
Aile bağlarına rağmen Þjóstólfur'ü öldürerek ölümün intikamını alan ise Hrútur olur.Det er Hrut, som til trods for slægtsbåndene hævner den døde ved at dræbe Tjostolf.
Otel yöneticisinin elini ve ağzını bağlarlar.Kædens Servicekontor og administration ligger i Drammen.
Nükleazlar DNA iplikleri kesen enzimlerdir, fosfodiester bağlarının hidrolizini katalizlerler.Nukleaser er enzymer, som skærer DNA-strenge ved at katalysere hydrolyse af fosfodiesterbindingerne.
Bu dönemde işçi hareketiyle yakın bağlar kurdu.Her holdt han tætte forbindelser til Labour.
Moleküller birbirlerine kovalent bağlarla bağlanmış atomlardan meydana gelir.Atomkerner består af nukleoner, som er bundet til hinanden af den stærke kernekraft.
İletim hattı bağları, düğümleri birbirine bağlar.Bånd der brister – Bånd der knyttes.
Şimdi ise bağlar bozuldu.Gæst: Den er allerede kollapset.
İsrailli yetkililer bağları tekrar onarmak istediklerini belirtti fakat özür dilenmeyeceğini vurguladılar .Foreningen søgt igen kommunen om hjælp til reparation m.m., men fik igen afslag.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.Mit hjerte er faret vild, frygten overvælder mig.
Van der Waals kuvvetleri, hidrojen bağları).Kapillærkræfter Van der Waalske kræfter
Bundan sonra ise son durumu hakkında Baroš'un menajeri Pavel Paska, Sol diz bağlarında bir yırtık var.Til gengæld måtte Markussens træner Paul Duvill behandle et cut ved hans højre øje efter omgange.
Birçok dükkânı haraca bağlar.Der er adskillige butikker i Skævinge.
Başarısını çok çalışmaya bağlar.Han tilskriver sin succes hårdt arbejde.
Claudius onunla belki de imparatorluk ailesi ile olan bağlarını kuvvetlendirmek için evlenmişti.Claudius giftet seg sannsynligvis med henne for å styrke båndene innen den keiserlige familien.
Ayrıca bağlarda Yazlık (yeşil) budama da yapılır.De kan således lett orientere seg i stummende mørke.
Bunun üzerine eşi, kendisini neyle bağlarsa kurtulamayacağını sordu.Han avskydde sin hustru som var påtvunget ham, og synes heller ikke å ha omgitt seg av friller.
Yere oturtup gözlerini bağlar.Gå inn og fyll ditt hjerte.
300 no'lu il karayolu (Fylkesvei 300) ise Ulvik kasabası ile Ulvik komünü'ne bağlı Osa'yı birbirine bağlar.Fylkesvei 300 i Hordaland (Fv300) går mellom Ulvik og Osa i Ulvik kommune.
Yol İtalya'nın Cosenza ile Crotone şehirlerini birbirine bağlar.Europavei 846 går mellom Cosenza og Crotone i Italia.
İspanyol günlük gazetesi El Mundo’nun GAL örgütünün bağlarının açığa çıkartılmasında büyük payı olmuştur.Den spanske avisen El Mundo spilte en viktig rolle i avsløringen av gruppens aktiviteter og bakmenn.
Yol Fransa'da Cherbourg ile La Rochelle şehirlerini birbirine bağlar.Europavei 3 går mellom Cherbourg og La Rochelle i Frankrike.
Köprü Ølesundet'i geçer ve Randøy'u anakaraya bağlar.Brua krysser Ølesundet og forbinder Randøy med fastlandet.
Oymak Beyi'nin ölümüne üzülen halk yas için başlarına kara bez (bağ) bağlarlar.De rettferdige skal få ta del i den kommende verden – gjennom en oppstandelse fra de døde.
Poliamit, peptid bağları tarafından bağlanmış monomerler içeren bir polimerdir.Et polyamid er et polymer som inneholder monomerer av amider koblet sammen med peptidbindinger.
Web sitemizin bu irtibat ve bağları güçlendireceğine inanıyoruz.Troppen skal ha kapasitet for å støtte samband og kommunikasjon.
En çok kullanılan bağlar kübik bağlardır.Kvadratiske lokk brukes mest på kabelkummer.
Aile bağlarına rağmen Þjóstólfur'ü öldürerek ölümün intikamını alan ise Hrútur olur.Det er Hrut som til tross for slektsbåndene hevner den døde ved å drepe Tjostolf.
Sonra Ali kolunu bağlar, hepsinin kanaması durur.I tillegg er håndleddet hans kuttet over, og det er blod overalt.
En güzel kumsal Bağlar Burnundadır.Nøtterøys største innsjø er Strengsdalsvannet.
Karadeniz kıyı yolu, bölgenin kıyı kesiminde yer alan birçok kenti birbirine bağlar.Alternativt går det båter mellom svært mange av byene på vestkysten.
Bel bağlaşırlar (birbirlerinin bellerini ellerindeki kuşaklarla iyice bağlarlar).De murer opp et bol (rede) for larvene.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.Terkadang si anak atau si ibu ingin memutuskan ikatan sosial dengan si ayah.
Ermenistan'daki görev süresi kısaydı, fakat muhtemelen ülkeyle olan bağlarını güçlendirdi.Pelayanannya di Armenia singkat, tetapi bisa dibilang memperkuat hubungannya dengan negara.
Çizgi ya da çubuk – atom çekirdeği gösterilmez, sadece bağlar çizgi ya da çubuk olarak.Garis atau batang (tongkat/pasak) – inti atom tidak terwakili, hanya ikatan sebagai batang atau garis.
Altı Arap ülkesi ABD ile diplomatik bağlarını kesti ve Lübnan elçisini geri çağırdı.6 negara Arab memutuskan hubungan diplomatik dengan Amerika Serikat dan Lebanon menarik kedutaan besarnya.
X merkez atom ile diğer atomlar arasındaki sigma bağlarını temsil eder.X mewakili jumlah ikatan sigma antara atom pusat dengan atom luar.
Britanya Virjin Adaları, Cayman Adaları ve Montserrat da Britanya ile olan bağlarını korumayı seçti.Kepulauan Virgin Inggris, Kepulauan Cayman dan Montserrat juga memilih untuk tetap bersama Inggris.
541 yılı Chronica Gallica suikastı ayaklanan kalabalığa bağlar.The Chronica Gallica 511 mengaitkan pembunuhan tersebut dengan kerumunan kerusuhan.
Valens bağ teorisi sigma ve pi bağlarının nasıl oluştuğunu açıklar.Teori ikatan valensi berkutat pada pembentukan ikatan sigma dan pi.
Almanya'nın petrol boru hatları uygun bir ağ oluşturmaz ve bazen sadece iki farklı yeri birbirine bağlar.Jalur pipa minyak di negara ini tidak banyak, terkadang hanya menghubungkan 2 lokasi.
Glikoz birimler lineer şekilde α(1→4) bağları ile birbirlerine bağlıdırlar.Unit-unit glukosa berikatan dengan ikatan α(1→4) glikosida.
Sarkomerdeki Z çizgisini M çizgisine bağlar.Protein ini menghubungkan garis Z ke garis M di dalam sarkomer.
Orijinal olarak gazete Roman-Katolik gazetesi olup, Katolik Halk Partisi ile bağları bulunmakaydı.Secara tradisional, surat kabar ini memiliki hubungan dengan serikat dagang Katolik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod