Ana içeriğe geç
Sözlük

bağlar ile cümle

bağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
“Börklüce’nin Selefleri ve Felsefi Bağları”.«Управление ЗАГС и архивов Липецкой области».
SP25 İl Yolu - Ragusa'yı Marina di Raguşa'ya bağlar.Шоссе 25 связывает Рагузу с Марина-ди-Рагуза.
Evleri ve bağları yakıldı.Сгорело имущество и домики.
Bunu 5 temel nedene bağlar: .Программа сводилась к пяти основным моментам: 1.
Farsça ile yakın bağları vardır.Имеет обширные связи с ФАРК.
Pilot balinaların güçlü sosyal bağları vardır.Ошейниковые пекари имеют очень тесные социальные отношения.
Bu yöntem özellikle çift bağların varlığını kanıtlamada kullanılır.Вопрос в том, как установить существование этих двух мезонов.
Rubbia ve onun takım arkadaşları zayıf bağlar üzerine yaptıkları deneylerine burada da devam ettiler.Доктор Тиба и её коллеги своими силами пытаются вернуть эти устройства.
Herkesin birbirleriyle kan bağları vardır.У каждого человека группа крови индивидуальная.
Şimdi ise bağlar bozuldu.В настоящее время ветка разобрана.
Tom sonra ağaçkakanı telgraf direğine bağlar.Том настораживается, и перечитывает телеграмму.
(Anılan bağlardan geriye “Numunebağ Caddesi” adı kalmıştır.)Список переименованных улиц. — стлб.
Vatandaşlık ve akrabalık bağları oldukça güçlüdür.Связи побратимства и обрядного родства очень сильны.
Lappeenranta'daki Saimaa Kanalı gölü Finlandiya Körfezi'ne bağlar.Сайменский канал соединяет озеро Саймаа с Финским заливом.
Çocuklar içlerinden birisinin gözlerini bağlarlar.У самцов глаза сближены.
Yaklaşık 250 hızlı Shinkansen treni büyük şehirleri birbirine bağlar.كما هناك نحو 250 قطار شينكانسن فائق السرعة تربط المدن الرئيسية.
Claudius onunla belki de imparatorluk ailesi ile olan bağlarını kuvvetlendirmek için evlenmişti.قد تزوج كلوديوس بميسالينا لتعزيز العلاقات مع العائلة الامبراطورية.
Bunun üzerine eşi, kendisini neyle bağlarsa kurtulamayacağını sordu.وحديث أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لا يسأل رجل فيم ضرب امرأته الوارد في سنن أبي داود لهو حديث ضعيف.
Tarihî bağlar ve kültürel benzerlikler ülkenin İspanya ile ilişkilerinde köprü görevi üstlenmektedir.كما أن الروابط التاريخية والثقافية المتشابهة بمثابة جسر للعلاقات مع إسبانيا وأمريكا اللاتينية.
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.القدرة على رؤية الروابط بين الحقول والأفكار والمفاهيم هي مهارة أساسية.
Ayrıca üzüm bağları da bulunmaktadır.ويوجد فيها مزارع نخيل أيضاً.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.هاءنذا أبتهج، ولكن قلبي لا يزال يرتجف من الخوف.
"Erol Servet Bağlar Samsunspor'da Faaliyete Geçti!"AFC. "التلال يقابل فيكتوري في مالي".
Geçmişte üzüm bağları çok olmasına rağmen günümüzde çok azalmıştır.هناك بعض الفيلة في الحديقة على الرغم من أنها نادرة جدا الآن.
Köy ve civarındaki bağlardan üretilen üzümler, sofralık üzüm ve pekmez yapımında değerlendirilir.فإطعام الفيلة من قبل الزائرين مرغوب فيه، على ان يقتصر على الفاكهة والخضار.
Britanya monarşisinin ve sarayın tarihçesi birbirlerine kopmaz bağlarla bağlıdır.تاريخ القلعة والملكية البريطانية يرتبطان ارتباطا وثيقا.
Tom sonra ağaçkakanı telgraf direğine bağlar.يتم بعد ذلك ربط الماسورة بالسقالة.
Kararı ayrıca geride bıraktığı tüm bağları koparacağı anlamına da geliyordu.وهم الآن يأملون في تدمير ما تبقى منه.
Aile fertleri arasında güçlü bağlar vardır.فهناك رابطة متينة بين الأسر.
2008 yılı mart ayında ise Bağlar ilçe statüsü alarak ilçe belediyesi olarak ilan edilmiştir.أواخر آذار / مارس: رفع العلم التركي رسميًا من شعار الجمعية الوطنية الكبرى.
Bu nedenle tüm insanlar birbirini tanır ve genelde birbirileri ile akrabalık bağları vardır.يعرف الجميع بعضهم البعض، والكثير منهم متقارب عائلياً.
Tüm iyonik bağlar bir tür kovalent ya da metalik bağ özelliği taşırlar.Todas ligações iônicas têm um grau de ligação covalente ou ligação metálica.
Van der Waals kuvvetleri, hidrojen bağları).Forças de Van der Waals.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.Isso acontece quando os tutores legais da criança querem acabar com as ligações sociais com o pai da mesma.
Lappeenranta'daki Saimaa Kanalı gölü Finlandiya Körfezi'ne bağlar.O Canal de Saimaa conecta a baía ao lago Saimaa na Finlândia.
Teofanes, evliliğin bozulmasının sebeplerini İrini'nin entrikalarına bağlar.Teófanes atribuiu a ruína do casamento às maquinações de Irene.
Madonna şarkıları "annem, babam ve ailemle bağlarım hakkında" sözleriyle tanımlamıştır.Ela descreveu o álbum como "uma coleção de canções sobre minha mãe, meu pai e laços com minha família".
"HD Ready" LCD televizyon) bağlar.OLED AMOLED «LED vs LCD TV Comparison» (em inglês).
Böylece askerlikle olan bağlarını fiilen koparmış oldu.De onde rompeu a ligação que as uniam.
Soğanlı'da o zamanlar bağlar, bahçeler ve çiftlikler bulunmaktaydı.Havia dança de forró em sítios, granjas e fazendas.
Kudüs Yolu – 40 Km’liktir ve İsrail Milli yürüyüş yolunu Kudüs’e bağlar.Trilha de Jerusalém - 40 km, parte da Trilha Nacional que atravessa a Cidade Santa.
Cİvarda yaşayanlar bu adamla sıkı bağlar kurmuş, fikrine önem vermişler ve itaat etmişler.Uma vez, os homens da congregação sentiram de impor as mãos sobre ele e orar.
"Bağlarbaşı Futbol Takımı Lig'e Antrenör Bülent Gürbüz yönetiminde iddialı olarak hazırlanıyor".«Equipa sénior de andebol do Benfica já treina em Vouzela».
Bu zamanda, mikroçiplerdeki metal bağları yaklaşık 10 mikrometre genişliğinde idi.Nesta geração, o número de clock dos microcomputadores chegava a até 4MHz.
Iğdır'ı Hakkâri'ye bağlar.Entre (a pintura e seus) parênteses.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Ela é relacionada às Forças de van der Waals.
Moleküller arası bağlardan daha kuvvetlidirler.As forças intramoleculares são mais fortes do que as forças intermoleculares.
Uzun bir hortum yakıt tankını lülesinde ateşleme aleti bulunduran bir tüpe bağlardı.Um pequeno painel de instrumentos apareceu sobre o tanque de combustível falso.
Karadeniz kıyı yolu, bölgenin kıyı kesiminde yer alan birçok kenti birbirine bağlar.É obrigatória a retirada de todas as pessoas que morem perto da costa.
1948 yılında Koçyiğit bir yaşına girdiğinde Bağlarbaşı'ndaki bir eve taşınmışlardır.Em 1948, para sustentar a sua família, trabalhou num armazém.
Bununla birlikte grafitteki grafen katmanlar arasındaki bağlar oldukça zayıftır.Porém, a relação com a gravadora californiana dura pouco.
Bağlardaki asmalar genel olarak beyaz üzüm veren "Asprinio" adı verilen asma çeşidindendir.A captura é em geral feita através da arte de pesca denominada palangre.
Pilot balinaların güçlü sosyal bağları vardır.O Wikcionário tem o verbete baleia.
Yağlar karbon atomlarının bağlarına göre ikiye ayrılır.No entanto, eles foram encontrados dentro de carbonos de parede dupla.
Bunlar, geniş çiftli hidrojen bağları olarak adlandırılır.Dit staat bekend als een close pair van waterstofbruggen.
Yere oturtup gözlerini bağlar.Hij ligt stil en met zijn ogen dicht.
Doğu Karelya ile bağların güçlendirilmesine dair arzular, toprak talebini içermemektedir.Dit streven naar hechtere banden met Oost-Karelië gaat niet meer over territoriale eisen.
Ayrıca bağlarda Yazlık (yeşil) budama da yapılır.Aan het einde van de zomer is Cheers (Drink to That) uitgekomen.
Diğer zebra türlerinin aksine Grevy zebrasının kalıcı sosyal bağları yoktur.Anders dan de andere soorten, hebben grévyzebra's niet zo'n sociale relatie.
George W. Bush Bulvarı, havalimanı ile Tiflis şehir merkezini birbirine bağlar.De George W. Bush Avenue leidt van de luchthaven naar het centrum van Tbilisi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod