bağları ile cümle

bağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evlilik hakkında tartışırlar ve Fritz, David ile asla evlenmeyeceğine üzüm bağlarından birine bahse girer.Ils discutent de mariage et Fritz parie une de ses vignes qu'il ne se mariera jamais.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Ces structures exploitent vraisemblablement la force de van der Waals.
Çift bağlarının konumuna göre cis veya trans şeklinde bulunabilirler.Les liaisons doubles formées peuvent être en configuration cis ou trans.
İsviçre üzüm bağları, Roma döneminden beri dünya çapında ünlüdür.Les soupes à l'oignon sont populaires au moins depuis l'époque romaine.
Birkaç kişinin üzüm bağları var.De nombreux propriétaires détiennent quelques parcelles de vigne.
Bu çapraz bağları komşu polimer zincirleri birbirine bağlar, böylece sertlik verir.Ces chaînes latérales connectent des chaînes de polymère voisines, leur conférant leur rigidité.
Bitişik β iplikler antiparalel, paralel veya karışık düzenli hidrojen bağları oluşturabilir.Les brins β adjacents peuvent s'organiser de façon parallèle, antiparallèle ou mixte.
Kaşkalar aynı zamanda üzüm bağlarına da sahiplerdi.Les grottes se prêtaient aussi aux jardins d'ornement.
Ancak akrabalık bağları çok az olan kişi fakir sayılabilirdi.Le pauvre étant celui qui possède peu de liens de parenté.
Lutheran Kilisesi’ne güçlü bağları olan bir aileden gelir.La famille fréquente une église luthérienne.
Bölge üzüm bağları ve zeytin bahçeleriyle kaplı bir tepeyle çevrilidir.La ville est entourée de collines de vignes et d'oliviers.
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.La possibilité de voir les liens entre les domaines, les idées et les concepts est une compétence de base.
Glikoz birimler lineer şekilde α(1→4) bağları ile birbirlerine bağlıdırlar.Les glucoses sont liés de manière linéaire par des liaisons alpha 1→4.
Sol bacak ön çapraz bağları kopan defans oyuncusu 4-5 ay sahalardan uzak kalmıştır.Pourtant cela éloignera, le coureur, quatre ou cinq mois des pistes.
Zhang soy isimleridir ve partneri Dan Zhang ile aile bağları yoktur.Sa partenaire était Dan Zhang, avec qui il n'a aucun lien de parenté.
Kolejin Said Business School ile yakın bağları vardır.Ses liens avec la Saïd Business School étaient par conséquent très forts.
Yıllar geçtikçe babasıyla bağlarını tamamen kopardı.À cette époque, elle a quasiment rompu tout contact avec sa famille.
Udo Steinke'nin Heinrich Böll, Willy Brandt ve Hans-Dietrich-Genscher ile sıkı dostluk bağları vardı.Steinke a été entre autres l'ami de personnalités comme Heinrich Böll, Willy Brandt et Hans-Dietrich Genscher.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.A veces el niño o los padres legales desean terminar los lazos sociales con el padre.
Steven ölür ve Alice, Jack ile tüm bağlarını keser.Sin embargo, Steven muere y Alice corta cualquier relación con Jack.
Diğer zebra türlerinin aksine Grevy zebrasının kalıcı sosyal bağları yoktur.A diferencia de las otras especies de cebra, las cebras de Grevy no tienen vínculos sociales permanentes.
Valens bağ teorisi sigma ve pi bağlarının nasıl oluştuğunu açıklar.La teoría del enlace de valencia se ocupa de la formación de enlaces sigma y pi.
Madonna şarkıları "annem, babam ve ailemle bağlarım hakkında" sözleriyle tanımlamıştır.Madonna lo describió como una colección de canciones «acerca de mi madre, mi padre y mi unión con mi familia».
İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası.A la ciudad se le conoce como La Ciudad de los Jardines (The Garden City).
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.La habilidad para ver las conexiones entre los campos, ideas y conceptos es primordial.
Bölgede çok çeşitli siyah ve yeşil üzüm bağları bulunur.Abundan en la zona los yacimientos de granito negro y gris.
Çok sıkı akrabalık bağları vardır.Una base mucho más íntimo.
Bu köprünün asma bağları Clifton Asma Köprüsü'nü tamamlamak için kullanılmıştır.Las cadenas del viejo puente fueron reutilizadas en el Puente colgante de Clifton.
Neolitik yerleşimin, uzun mesafelerle kültürel bağları olduğu anlaşılmaktadır.Por los elementos culturales hallados se estima un activo comercio con zonas lejanas.
X merkez atom ile diğer atomlar arasındaki sigma bağlarını temsil eder.La X o la B representa el número de enlaces sigma entre el átomo central y los átomos exteriores.
Üniversitenin uluslararası bağları dünyanın tüm bölgelerine yayılmıştır.Edificación de escuelas en todo el territorio nacional.
Ayrıca Lise mezunları internet üzerinden birbirleriyle bağlarını devam ettirmeye çalışmaktadır.Además el Seminario ofrece varios cursos de aprendizaje a distancia por medio de Internet.
Iyonlar, proteindeki zayıf iyon bağlarına etki eder.Los iones interfieren con los débiles enlaces iónicos de las proteínas.
Sark'ta üzüm bağları ve turizm ile uğraşılır.En la zona cobra auge el turismo.
Evleri ve bağları yakıldı.Sus tiendas y casas fueron saqueadas e incendiadas.
Bu zamanda, mikroçiplerdeki metal bağları yaklaşık 10 mikrometre genişliğinde idi.All'epoca, le interconnessioni metalliche nei circuiti integrati erano larghe all'incirca 10 micrometri.
X merkez atom ile diğer atomlar arasındaki sigma bağlarını temsil eder.La X rappresenta quanti legami sigma si formano tra l'atomo centrale e gli atomi ad esso legati.
Valens bağ teorisi sigma ve pi bağlarının nasıl oluştuğunu açıklar.La teoria del legame di valenza riguarda la formazione di legami sigma e pi greco.
Daha önceleri üzüm bağları da varmış.In precedenza vi erano solo campi coltivati.
Aksum'un İslam'la olan bağları çok eski zamanlara dayanır.Il contatto di Axum con l'Islam è molto antico.
Bitişik β iplikler antiparalel, paralel veya karışık düzenli hidrojen bağları oluşturabilir.Filamenti β adiacenti possono dunque formare legami idrogeno in modalità antiparallela, parallela o mista.
Udo Steinke'nin Heinrich Böll, Willy Brandt ve Hans-Dietrich-Genscher ile sıkı dostluk bağları vardı.Tra l'altro Steinke era amico di Heinrich Böll, Willy Brandt e Hans-Dietrich Genscher.
Şubat 2014'te el-Kaide IŞİD ile bütün bağlarını kestiğini duyurdu.Nel febbraio 2014, al-Qāʿida ruppe qualsiasi relazione con l'ISIS.
Çift bağlarının konumuna göre cis veya trans şeklinde bulunabilirler.La decalina può essere trovata in forma cis o in forma trans.
Üzüm bağları ve bostanlar vardır.Ci sono frutteti e campi di verdura.
Eğitime geri dönmediği süre içinde dahi üniversite ile olan bağlarını korumuştur.Gli EMN infatti non consolidarono la formazione fino al loro ritorno a tempo pieno.
Şehrin şaraplık bağları çok ünlüdür.Celebri sono i vini della zona.
Bundan dolayı bu üç yerleşimdeki halkın geniş bir akrabalık bağları da mevcuttur.Proprio per questo nel territorio trovano spazio una trentina di associazioni .
Eskiden mahallesimüzde üzüm bağları bulunmaktaymış.Nel passato erano presenti oceani?
Ayakkabı bağlarımı bağladım.Я завязывал шнурки.
2008–2009'da, bitki yönetimi kendi üzüm bağlarının alanını genişletmek için 15 milyon ruble yatırım yaptı.В 2008—2009 годах руководство завода вложило 15 млн рублей в расширение площади собственных виноградников.
Orijinal olarak gazete Roman-Katolik gazetesi olup, Katolik Halk Partisi ile bağları bulunmakaydı.Первоначально газета ориентировалась на католическую аудиторию и имела связи с Католической народной партией.
Ermenistan'daki görev süresi kısaydı, fakat muhtemelen ülkeyle olan bağlarını güçlendirdi.Служба в Армении, хотя и была недолгой, укрепила связи Ираклия с этой страной.
“Börklüce’nin Selefleri ve Felsefi Bağları”.«Управление ЗАГС и архивов Липецкой области».
Evleri ve bağları yakıldı.Сгорело имущество и домики.
Farsça ile yakın bağları vardır.Имеет обширные связи с ФАРК.
Pilot balinaların güçlü sosyal bağları vardır.Ошейниковые пекари имеют очень тесные социальные отношения.
Bu yöntem özellikle çift bağların varlığını kanıtlamada kullanılır.Вопрос в том, как установить существование этих двух мезонов.
Herkesin birbirleriyle kan bağları vardır.У каждого человека группа крови индивидуальная.
Vatandaşlık ve akrabalık bağları oldukça güçlüdür.Связи побратимства и обрядного родства очень сильны.

İlgili Sayfalar