bağlantılı ile cümle

bağlantılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ben etrafımdaki enerjilerle bağlantılı bir enerji-varlığım.自分を取り巻くすべてのエネルギーとつながった存在なのです
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Kiedy pomyślimy o świecie, nawet o tej widowni, to większość z nas jest zainteresowana budynkami.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.일반적으로 생각해보세요. 여기 청중분 중에도 건물과 관련이 있는 분은 많아도
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Percebes, se pensares no mundo, e até mesmo nesta audiência, a maioria de nós está envolvida em edifícios.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Если подумать о мире, то даже в этом зале большинство из нас так или иначе связаны со зданиями.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Знаете ли, ако се замислиш за света, и дори само в тази публика, повечето от нас имат общо със сгради.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.אם אתה חושב על העולם, ואפילו רק פה בקהל, רובנו מעורבים בבניינים.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.تعلم، عندما تفكر بالعالم وحتى وسط هذا الجمهور فقط سترى بأن معظمنا مرتبط بالبنايات
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.この聴衆の中だけをとっても 僕たちの殆どは 建物に関わってはいるが 建築には携わってないでしょう?
Birbiriyle bağlantılı ağlar evde ve işte günlük hayatlarımıza dokunuyor.Medomrežne povezave uporabljamo v vsakdanjem življenju tako doma kot pri delu.
Birbiriyle bağlantılı ağlar evde ve işte günlük hayatlarımıza dokunuyor.Wzajemnie połączone sieci są obecne w naszym życiu codziennym, w domu i w pracy.
Birbiriyle bağlantılı ağlar evde ve işte günlük hayatlarımıza dokunuyor.Взаимосвързаните мрежи засягат ежедневието ни у дома и в работата.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Certamente sono coinvolti in processi come l'imitazione e l'emulazione.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Como mínimo deben estar involucradas en la imitación y la emulación.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Egyfelől bizonyára szerepet játszanak olyan dolgokban, mint az utánzás és a versengés.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.In ieder geval moeten ze te maken hebben met dingen als imitatie en navolging.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.In primul rand, ei trebuie sa fie implicati in lucruri cum ar fi imitatia si emularea.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.한 가지 확실한 것은 거울뉴런이 흉내나 모방과 같은 일들에 연관돼 있을 것이라는 점입니다.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Po pierwsze, zapewne biorą udział w imitowaniu i uczeniu obserwacyjnym.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Pour commencer, elles doivent être impliquées dans les processus d'émulation et d'imitation
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Především, musejí být zapojeny ve věcech jako je napodobování či následování.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Primeiro, eles devem estar envolvidos em coisas como imitação e emulação.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Satu hal yang pasti adalah mereka pasti terlibat dalam proses menirukan atau menyamai sesuatu.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Sodelujejo pri posnemanju in tekmovanju.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Thứ nhất, nhất định chúng có liên quan tới các thứ như là bắt chước và làm theo.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Till att börja med så måste de vara inblandade i saker som imitation och härmning.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Zumindest müssen sie an Dingen wie Imitation und Emulation beteiligt sein.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Ενα πράγμα στο οποίο πρέπει να εμπλέκονται είναι η μίμηση και η εξομοίωση.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Во-первых, они по крайней мере должны иметь отношение актам имитирования и подражания.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.По-перше, вони повинні бути пов'язані з актами імітації та наслідування.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Първо, те трябва да бъдат включени при неща като имитация и подражание.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.לבטח הם מעורבים בדברים כמו חיקוי והעתקה
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.أولا يبدو أنها تطورت للقيام بأمور مثل التقليد والمحاكاة
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.なぜなら 複雑な行動を真似するには
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Eén: het zal jullie niet verrassen dat het geslachtsgebonden lijkt.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Ensinnäkin -- ja tämä ei ole yllätys -- tämä vaikuttaa liittyvän sukupuoleen.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.La primera, no se van a sorprender, parece relacionada con el género.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Ni kommer inte att bli förvånade men det verkar vara relaterat till kön.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Po pierwsze, i to nie jest zaskakujące, jest to związane z płcią.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Tout d'abord, et je ne surprendrai personne, cela semble être lié au sexe de la personne.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Uma, não vos deve surpreender: parece estar relacionado com o sexo.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız. Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Первый — здесь нет сенсаций — кажется, что это связано с полом.
Bizler, birbiriyle bağlantılı enerji-varlıklarız.1つの家族として互いにつながっている エネルギー的存在です
Bizler, birbiriyle bağlantılı enerji-varlıklarız.Jsme vzájemně propojenými energetickými bytostmi.
Bizler, birbiriyle bağlantılı enerji-varlıklarız.서로 연결되어 있는 에너지 존재들입니다.
Bizler, birbiriyle bağlantılı enerji-varlıklarız.Wszyscy jesteśmy bytami energetycznymi.
Bizler, birbiriyle bağlantılı enerji-varlıklarız.אנו הננו יצורים של אנרגיה המחוברים זה אל זה
Bizler, birbiriyle bağlantılı enerji-varlıklarız.نحن كائنات ذات طاقة متصلة بالآخرين
Blog Sopitas aynı zamanda bir kamu çalışanının ailesinin olayla bağlantılı olabileceğini öne sürdü:@panaclo отметила, что она ничего не знала о данном муниципалитете, пока не появились плохие новости:
Borderline Kişilik Bozukluğu, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme, birbirleriyle nasıl bağlantılı?Borderline Persönlichkeitsstöung, Essstörungen und Selbstverletzen, Wie hängen sie zusammen?
Borderline Kişilik Bozukluğu, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme, birbirleriyle nasıl bağlantılı?Borderline persoonlijkheidsstoornis, eetstoornissen en zelfbeschadiging, hoe hebben ze betrekking op elkaar.
Borderline Kişilik Bozukluğu, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme, birbirleriyle nasıl bağlantılı?Le trouble de personnalité Borderline, les troubles du comportement alimentaire et l'automutilation et
Borderline Kişilik Bozukluğu, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme, birbirleriyle nasıl bağlantılı?Trastorno Límite de la Personalidad, trastornos alimenticios y autolesión, ¿qué tienen en común?
Bradley'le bağlantılı bir komutan onun yerini almıştır.Bradley na jej miejsce wyznaczy swojego człowieka.
Bradley'le bağlantılı bir komutan onun yerini almıştır.Hänen tilalleen nimitetään Bradleylle mieleinen komentaja.
Bradley'le bağlantılı bir komutan onun yerini almıştır.La remplazarán con un comandante afiliado a Bradley.
Bradley'le bağlantılı bir komutan onun yerini almıştır.Så vil en af Bradleys kommandører blive sat ind i stedet.
Bradley'le bağlantılı bir komutan onun yerini almıştır.Um comandante ligado ao Bradley irá tomar o lugar dela.
Bradley'le bağlantılı bir komutan onun yerini almıştır.Un comandante affiliato a Bradley sarà inviato a sostituirla.
Bradley'le bağlantılı bir komutan onun yerini almıştır.Θα αντικατασταθεί από έναν διοικητή που θα πρόσκειται στον Μπράντλεϊ.

İlgili Sayfalar