bağladı ile cümle
bağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1839da Fransız hükümetinin kendisine yıllık 6000 Fransız frankı değerinde devlet emeklilik maaşı bağladı.Alla vedova fu garantita da re di Francia una pensione di 6000 franchi l'anno.
Bunun nedenini Titanlara bağladı.È intitolato alla titanide Temi.
Norveç hükümeti kendisine bir emekli aylığı bağladı.Il governo lussemburghese accettò di assegnargli una pensione.
29 Haziran 2015 tarihinde 10 Milyon Pound karşılığında Arsenal, Čech'i renklerine bağladı.Il 29 giugno 2015 l'Arsenal ufficializza il suo acquisto per 11 milioni di euro.
O bir hırsızı bağladı.Он связал вора.
Ayakkabı bağlarımı bağladım.Я завязывал шнурки.
Ben bağcıklarımı bağladım.Я завязал шнурки.
Tom bağçıklarını bağladı.Том завязывал шнурки.
O eski yılanı, İblis ve Şeytan denilen ejderi yakaladı ve bin yıllığına bağladı.Он взял дракона, змия древнего, который есть диавол и сатана, и сковал его на тысячу лет.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.В таких ситуациях сложно сказать, где заканчивается одна галактика и начинается другая.
Altınlı okluğu belime bağladım.Шимакш богато украшался вышивкой.
Isaac Newton, bu etkileri okudu ve ışık ışınlarının büklümünü onlara bağladı.درس إسحاق نيوتن تلك النتائج، وأرجعها إلى إلتواء أشعة الضوء.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.أما القاضية فأعربت عن أن ذلك يرتبط بما أسمته "ألية الدعاية الحكومية".
Bunun üzerine kesik başı bayrağın sopasına iple bağladılar.ترتبط أسطحها الخلفية بالرباط المعلق للعدسة.
Kırmızı-siyahlı kulübün yöneticileri Çevrim'i renklerine bağladı.يتخد النادي من الأبيض والأسود لونين للباس الفريق.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.Os revolucionários associavam a unificação nacional ao progresso.
O eski yılanı, İblis ve Şeytan denilen ejderi yakaladı ve bin yıllığına bağladı.Ele prendeu o dragão, a antiga serpente, que é o Diabo e Satanás, e amarrou-o por mil anos.
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.Quero Sugar Sua Gordura / O Pato Detido 06.
Kuzey Avrupa ve Kuzeybatı Rusya'yı İdil Nehri vasıtasıyla Hazar Denizi'yle bağladı.Esta, ligou o norte da Europa e o noroeste da Rússia com o mar Cáspio, através do rio Volga.
Bunun üzerine kesik başı bayrağın sopasına iple bağladılar.Vervolgens wordt het touw aan de onderzijde van de vlag er met een slipsteek omheen gehaald.
Bu sırada Michaels, Hart'a Sharpshooter bağladı.Później Hart założył mu chwyt Sharpshooter.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.Kobieta opisała ten wyrok jako element „propagandowej machiny” rządu.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.I dessa situationer, kan det vara svårt att tala om var en galax slutar och den andra börjar.
Burada, Phat Thi Mao'yu buldular ve bileklerini bağladılar.Efter att de hittat Phan Thi Mao band de hennes handleder och tog med henne på uppdraget.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.Революціонери пов'язували національне об'єднання з прогресом.
Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.На додаток до цих п'яти божеств, він згадує, що галли вели свій родовід від Dis Pater.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.В таких випадках важко сказати де завершується одна галактика, а починається інша.
Uyurken zevcesi onun ellerini boynuna doğru bağladı.Він відчув, що жіночі руки лягли йому на плечі.
O eski yılanı, İblis ve Şeytan denilen ejderi yakaladı ve bin yıllığına bağladı.A zmocnil se draka, dávného hada, který je Ďábel a Satan, a spoutal ho na tisíc let.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.V takových případech je obtížné určit, kde jedna galaxie končí a druhá začíná.
Sasha, Charlotte'a Bank Statement hareketini bağladı.(1-1) Banks a făcuto pe Charlotte sa cedeze cu «Bank Statement».
Ticaret mahkemelerini Adliye Nezaretine bağladı.Reușește să transfere judecătoriile comerciale la ministerul Justiției.
O paketi bir iple bağladı.El a legat pachetul cu o sfoară.
Başarısını çok çalışmaya bağladı.Succesul său este legat de efortul depus.
1 Eylül 2008 de Valladolid 300.000 € ile León' u renklerine bağladı.1. syyskuuta 2008 León myytiin 300 000 euron siirtosummalla Real Valladolidiin.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.Hänen mukaansa toimi oli hallituksen "propagandakoneen" syytä.
ABD hükümeti, kendisine sadakat yemini eden Aguinaldo'ya maaş bağladı; Aguinaldo da siyasal yaşamdan çekildi.Aguinaldo antoi periksi, vannoi uskollisuudenvalan Yhdysvalloille ja vetäytyi yksityiselämään.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.Ο άνθρωπος καταλήγει να τα βάζει με τον ίδιο τον «μηχανισμό» της κυβέρνησης...
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.Διμεθυλοτριοξειδάνιο, με ημισυντακτικό τύπο CH3O3CH3.
Avarlar kendilerine bağladıkları kavimleri sınır bölgelerine yerleştiriyorlardı.Stiftsamtene hadde de andre (under)amtene i området lagt under seg.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.I disse situasjonene kan det være vanskelig å snakke om hvor en galakse slutter og den andre begynner.
MÖ 63 yılında Pompey Kudüs'ü fethetti ve Gabinius Yahudileri haraca bağladı.Pada 63 SM, Pompeyus menyerbu Yerusalem, dan Gabinius memaksa orang-orang Yahudi membayar upeti.
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.Saputangan Babuncu Ampat 07.
II. Osman savaşın açmaza girmesini yeniçerilerin gayretindeki eksikliğe ve yozlaşmaya bağladı.Osman II menyalahkan kebuntuan perang pada kurangnya semangat dan "degenerasi" Yenicheri.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.Para aktivis penyatuan mengaitkan penyatuan nasional dengan kemajuan.
Bunun nedenini Titanlara bağladı.Kết hợp với titan cho màu vàng.
Uzun arkadan bağladığı saçları vardır.長い髪を後ろで縛っている。
Herkesin kamışına ip bağladıktan sonra "koş" dediler.皆の者、駆け下りよ」と言うや先陣となって駆け下った。
Bunun nedenini Titanlara bağladı.何故か巨人に描かれている。
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.革命派将国家统一与进步联系在一起。
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.該法官表示這項判決是由政府的“宣傳機器”造成的。
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.結合這兩種效應,會很難區分一個星系在何處結束,而另一個星系從何處開始。
Altınlı okluğu belime bağladım.絲帶以雲紋綢式樣編織。
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.龙剑袨服,熊戟〇〇。
9 yıl sonra 1783 yılında Rusya Kırım'ı ilhak ederek resmen kendine bağladı.九年后的1783年,叶卡捷琳娜正式吞并了克里米亚。
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.26) 충북 단양군어상천면 허영강 사 망 `03.
1 Eylül 2008 de Valladolid 300.000 € ile León' u renklerine bağladı.2008년 9월 13일, 바야돌리드는 재빠른 협상을 통해 레온을 €300,000에 영입했다.
Romalılar Kilikya eyaleti olarak bölgeyi kendilerine bağladılar.이로써 일본 제국은 한국을 식민 통치 지역으로 편입하였다.
Herkesin kamışına ip bağladıktan sonra "koş" dediler.אחרי שהוא נהרג, המנחה אומר "כולם להוריד ראשים".
Braun'a maaş bağlayan Hitler ona ayrıca bir Mercedes, bir şoför ve bir hizmetçi bağladı.Той ѝ осигурява също един Мерцедес, шофьор и прислужница.