bağladı ile cümle

bağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.ויצמדו לבעל פעור ויאכלו זבחי מתים׃
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.‎وتعلقوا ببعل فغور واكلوا ذبائح الموتى‎.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.他 們 又 與 巴 力 毘 珥 連 合 、 且 喫 了 祭 死 神 〔 或 作 人 〕 的 物
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.他 們 又 與 巴力 毘珥連合 、 且 喫 了 祭 死 神 〔 或 作人 〕 的 物
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Apoi doctorul mi-a legat un monitor la piept care-mi măsoară temperatura de bază a corpului şi pulsul inimii.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Az orvos felcsatolta a mellkasmonitort, ami mérte a testem központi hőmérsékletét. és a szívritmusomat.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Doktor mi priviazal na hruď monitor na meranie vnútornej teploty môjho tela a pulzu.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.그리고 의사가 가슴에 감시장치를 달았습니다 그 장치는 저의 체내온도와 심박을 측정합니다.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Toen bond de dokter een borstmonitor aan, die de kerntemperatuur van mijn lichaam meet en mijn hartslag.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Và bác sỹ buộc vào ngực tôi 1 cái máy để đo thân nhiệt và nhịp tim.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.А после докторът ми прикрепи гръден монитор, който измерва вътрешната температура на тялото ми и пулса ми.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.Потом доктор прикрепил мне на грудь датчик, измеряющий температуру тела и пульс.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.ואז הרופא חיבר אלי מוניטור חזה אשר מודד את טמפרטורת הליבה של גופי ואת קצב הלב שלי.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.و من ثم اخرج الطبيب عدة رسم قلب لقيس درجة حرارة جسدي ودقات قلبي.
Sonra doktor, iç vücut sıcaklığını ve kalp hızını ölçen bir monitörü kayışla göğsüme bağladı.測るために 胸部モニターがつけられました 氷の上へと歩いて行きました
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.De bad mig att ta av mina kläder och de band mig fast.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Então, tiraram-me a roupa e amarraram-me.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Kazali mi się rozerbrać a potem ciasno związali,
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Me dijeron que me desnudara y me ataron
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Prikázali mi vyzliecť sa a zviazali ma.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Rám parancsoltak hogy vetkőzzek le majd kikötöztek.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Sie sagten, ich solle meine Sachen ausziehen und sie zogen mich aus.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Ukazali so mi naj se slečem in me zvezali.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar. Ve bana elektrik vermeye başladılar.Allora, mi dissero di spogliarmi e mi legarono e cominciarono a darmi elettricità.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar. Ve bana elektrik vermeye başladılar.Mereka suruh saya buka baju dan mereka ikat saya dan mereka mulai menyetrum saya
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar. Ve bana elektrik vermeye başladılar.Казаха ми да се съблека и ме завързаха, започнаха да ми пускат ток.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Μου ζήτησαν να βγάλω τα ρούχα μου και με έδεσαν... σφιχτά.
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.Потом они велели мне раздеться, и они связали меня, они меня связали
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.,אז הם אמרו לי להתפשט ,והם קשרו אותי
Sonra, giysilerimi çıkarmamı söylediler ve beni bağladılar... bağladılar.そして電気流したのです
Sonraki birkaç yıl boyunca, astronomlar antenlerini hoperlörlere bağladılar ve radyo gökyüzümüz,그후로 몇년동안 천문학자들은 안테나를 스피커에 연결하고 목성이나 태양과 같은 전파로 가득한 우주를
Sonraki birkaç yıl boyunca, astronomlar antenlerini hoperlörlere bağladılar ve radyo gökyüzümüz,במהלך השנים הבאות, אסטרונומים חיברו לאנטנות שלהם רמקולים עוצמתיים ולמדו על שמי הרדיו שלנו,
Sonraki birkaç yıl boyunca, astronomlar antenlerini hoperlörlere bağladılar ve radyo gökyüzümüz,وعلى مدى السنوات القليلة القادمة, سوف يربط الفلكيون هوائياتهم بمكبرات الصوت ليتعرفوا على إذاعة السماء,
Sonraki birkaç yıl boyunca, astronomlar antenlerini hoperlörlere bağladılar ve radyo gökyüzümüz,天文学者はアンテナを大きなスピカ-に接続し 私たちの空にあるラジオ波について学びました 木星や太陽を
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Ale ľudia pokryteckého srdca ukladajú hnev; nevolajú o pomoc, keď ich viaže.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Assim os ímpios de coração amontoam, a sua ira; e quando Deus os põe em grilhões, não clamam por socorro.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Bo ludzie obłudnego serca obalają na się gniew, a nie wołają, kiedy ich wiąże.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.De az álnok szívûek haragot táplálnak, nem kiáltanak, mikor megkötözi õket.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.De goddelozen hebben haatgevoelens in hun hart. Zelfs als Hij hen vastbindt, roepen ze niet naar Hem om hulp.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Die Heuchler werden voll Zorns; sie schreien nicht, wenn er sie gebunden hat.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.I perversi di cuore accumulano l'ira; non invocano aiuto, quando Dio li avvince in catene
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Ja, de som med gudlöst hjärta hängiva sig åt vrede och icke anropa honom, när han lägger dem i band,
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Kateri pa so bogapozabni v srcu, gojé jezo: ne kličejo za pomoč, kadar jih je zvezal.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.마음이 사곡한 자들은 분노를 쌓으며 하나님께 속박을 받을지라도 도우심을 구하지 아니하나니
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Les impies se livrent à la colère, Ils ne crient pas à Dieu quand il les enchaîne;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Lòng giả hình tích chứa sự thạnh nộ; Khi Ðức Chúa Trời bắt xiềng chúng, chúng chẳng kêu cứu.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Lòng giả hình_tích chứa sự thạnh nộ ; Khi_Ðức_Chúa_Trời bắt xiềng chúng , chúng chẳng kêu_cứu .
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Men mennesker med gudløst sinn huser vrede; de roper ikke til Gud når han legger dem i bånd*. / {* JBS 36, 8.}
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Men vanhellige Hjerter forbitres; når han binder dem, råber de ikke om Hjælp;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Mutta jumalattomat pitävät vihaa, he eivät apua huuda, kun hän on heidät vanginnut.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Nebo kteříž jsou nečistého srdce, přivětšují hněvu, aniž k němu volají, když by je ssoužil.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Nelegiuiţii se mînie, nu strigă către Dumnezeu cînd îi înlănţuie;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Orang yang tak bertuhan menyimpan kemarahan; biar dihukum TUHAN, tak mau mereka minta bantuan
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Pues los impíos de corazón acumulan ira; no clamarán cuando él los ate
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Οι δε υποκριται την καρδιαν επισωρευουσιν οργην δεν θελουσι βοησει οταν δεση αυτους
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.А нечестивите в сърце питаят яд, Не викат към Бога за помощ когато ти връзва;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Но лицемеры питают в сердце гнев и не взывают к Нему, когда Он заключает их в узы;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.וחנפי לב ישימו אף לא ישועו כי אסרם׃
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.اما فجّار القلب فيذخرون غضبا. لا يستغيثون اذا هو قيّدهم.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.那 心 中 不 敬 虔 的 人 、 積 蓄 怒 氣 . 神 捆 綁 他 們 、 他 們 竟 不 求 救

İlgili Sayfalar