bağladı ile cümle
bağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi bu eğitimin lisede bağladığını hayal edin.Теперь представьте, что его начнут использовать в старших классах школы.
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.A nyní pro naději toho zaslíbení, kteréž se stalo otcům našim od Boha, teď stojím, soudu jsa poddán,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.A teraz o nadzieję onej obietnicy, ojcom od Boga uczynionej, stoję przed sądem;
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.A tiež aj teraz pre nádej na zasľúbenie, ktoré dal Bôh našim otcom, stojím pred súdom,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.E agora estou aqui para ser julgado por causa da esperança da promessa feita por Deus a nossos pais,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Ed ora mi trovo sotto processo a causa della speranza nella promessa fatta da Dio ai nostri padri
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Hiện nay tôi bị đoán xét, vì trông cậy lời Ðức Chúa Trời đã hứa cùng tổ phụ chúng tôi,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Hiện_nay tôi bị đoán xét , vì trông_cậy lời Ðức_Chúa_Trời đã hứa cùng tổ_phụ chúng_tôi ,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.In sedaj stojim pred sodbo zavoljo upanja v obljubo, ki jo je Bog dal očetom našim,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.이제도 여기 서서 심문 받는 것은 하나님이 우리 조상에게 약속하신 것을 바라는 까닭이니
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Most is az Istentõl a mi atyáinknak tett ígéret reménységéért állok itt ítélet alatt:
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Nu sta ik hier terecht omdat ik verwacht dat God zal doen wat Hij onze voorouders heeft beloofd.
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Och nu står jag här till rätta för vårt hopp om det som Gud har lovat våra fäder,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Og nu står jeg her og dømmes for Håbet på den Forjættelse, som er given af Gud til vore Fædre,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Og nu står jeg her og skal dømmes for håp på det løfte som av Gud er gitt fedrene,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Şi acum, sînt dat în judecată, pentru nădejdea făgăduinţei, pe care a făcut -o Dumnezeu părinţilor noştri,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Y ahora soy sometido a juicio por la esperanza de la promesa que Dios hizo a nuestros padres
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.А тепер за надїю обітування, зробленого отцям нашим од Бога, стою на суді,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Защото да се мисли между вас нещо не за вярване, че Бог възкресява мъртвите?
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.И ныне я стою перед судом за надежду на обетование,данное от Бога нашим отцам,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.ועתה אני עמד להשפט על תקות ההבטחה אשר הבטיחה האלהים את אבותינו׃
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.والآن انا واقف أحاكم على رجاء الوعد الذي صار من الله لآبائنا
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.現 在 我 站 在 這 裡 受 審 、 是 因 為 指 望 神 向 我 們 祖 宗 所 應 許 的
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.現 在 我 站在 這裡 受審 、 是 因 為 指望 神向 我 們 祖宗 所 應許的
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.Estamos entrando al la tercera etapa, que es a lo que me refiero, y es donde conectamos los datos.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.이제 우리는 세번째 단계로 들어서고 있습니다. 바로 데이터끼리 연결하는 단계입니다.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.Most lépünk az általam említett harmadik szakaszba. Ebben az adatokat kapcsoljuk össze.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.Nu är vi på väg in i det tredje stadiet, som är det jag pratar om. Det innebär att vi länkar data.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.Nyt olemme juuri astumassa komanteen kauteen, ja siinä me linkitämme tietoa.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.Teraz wchodzimy w trzeci etap i o nim właśnie mówię etap łączenia danych.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.We zijn nu in de derde fase, waar ik het nu over heb en dat is waar we de gegevens koppelen.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.Wir treten in die dritte Phase ein, dies ist worüber ich spreche, und in ihr werden Daten verlinkt.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.Мы подходим к третьему этапу, о котором я и рассказываю, где мы связываем данные.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.Сега навлизаме в третата фаза, за която ви говоря, и това е където създаваме връзки между даннните.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.עכשיו אנחנו נכנסים לשלב השלישי, שהוא מה שאני מדבר עליו והוא כאשר אנחנו מקשרים את הנתונים.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.الآن نحن بصدد المرحلة الثالثة، التي أريد الحديث عنها، وهي أننا نشبك البيانات.
Şimdi üçüncü basamağa giriyoruz, bahsettiğim şeye, verileri birbirine bağladığımız yere.それはデータをリンクするという段階です 「ひとつのマシン」とでも呼びましょうか
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.(105:28) Они прилепились к Ваалфегору и ели жертвы бездушным,
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Cuando se adhirieron al Baal de Peor, comieron de los sacrificios de los muertos
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.De holdt til med Ba'al-Peor og åd af de dødes Ofre;
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Ei s'au alipit de Baal-Peor, şi au mîncat vite jertfite morţilor.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.He antautuivat palvelemaan Baal-Peoria ja söivät kuolleitten jumalien uhreja.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Ils s`attachèrent à Baal Peor, Et mangèrent des victimes sacrifiées aux morts.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Kemudian di Peor mereka menyembah Baal, dan makan persembahan untuk dewa-dewa
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.저희가 또 바알브올과 연합하여 죽은 자에게 제사한 음식을 먹어서
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Majd hozzácsapódtak a Baál-Peorhoz, és ették a holtak áldozatait.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Och de slöto sig till Baal-Peor och åto det som var offrat åt döda.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Og de bandt sig til Ba'al-Peor og åt av offere til døde*, / {* d.e. de livløse avgudsbilleder.}
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Si asservirono a Baal-Peor e mangiarono i sacrifici dei morti
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Spřáhli se také byli s modlou Belfegor, a jedli oběti mrch.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Spriahli sa s Baal-peorom a jedli obeti mŕtvych.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Sprzęgli się też byli z bałwanem Baalfegorem, a jedli ofiary umarłych.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Também se apegaram a Baal-Peor, e comeram sacrifícios oferecidos aos mortos.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Toen zij Baäl-Peor gingen aanbidden en zelfs de offers van doden aten;
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Tổ phụ chúng tôi cũng cúng thờ Ba-anh-Phê-rô, Aên của lễ cúng kẻ chết;
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Tổ_phụ chúng_tôi cũng cúng thờ Ba-anh-Phê-rô , Aên của lễ cúng kẻ chết ;
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Und sie hingen sich an den Baal-Peor und aßen von den Opfern der toten Götzen
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Združili so se tudi z malikom Baal-peorjem in jedli daritve mrtvim.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Και προσεκολληθησαν εις τον Βεελ-φεγωρ, και εφαγον θυσιας νεκρων
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Тоже те се прилепиха към Ваалфегора, И ядоха жертви принесени на мъртви богове.