bağladı ile cümle

bağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Arkadaşım ayakkabılarımı birlikte bağladı ve ayağa kalkmaya çalıştığımda düştüm.My friend tied my shoes together and I fell when I tried to stand up.
Mary, Tom'un ayakkabılarını birlikte bağladı.Mary tied Tom's shoes together.
Onu bir ağaca bağladılar.They tied him to a tree.
Tom başarısını çok çalışmaya bağladı.Tom attributed his success to hard work.
Tom ipi beline bağladı.Tom tied the rope around his waist.
Onlar beni bağladı.They tied me up.
Beni kimsenin izlemediğini sağlama bağladım.I made sure no one was following me.
Tom belinin çevresine kazağını bağladı.Tom tied his sweater around his waist.
Mary kazağını çıkardı ve beline bağladı.Mary took off her sweater and tied it around her waist.
Tom ayakkabı bağlarını bağladı.Tom tied his shoe laces.
Tom bağcıklarını bağladı.Tom tied his laces.
Tom Mary'nin eski çoraplarıyla domateslerini kazığa bağladı.Tom staked his tomatoes with Mary's old stockings.
Çocuk hırsızları gözlerimizi bağladı.The kidnappers blindfolded us.
Çocuk hırsızları onların gözünü bağladı.The kidnappers blindfolded them.
Çocuk hırsızları gözümü bağladı.The kidnappers blindfolded me.
Çocuk hırsızları onun gözlerini bağladı.The kidnappers blindfolded him.
Kaçıranlar onun gözlerini bağladılar.The kidnappers blindfolded her.
Dan Linda'nın ellerini bağladı.Dan tied Linda's hands.
Çocuk hırsızları Tom'un ellerini arkasından bağladılar.The kidnappers tied Tom's hands behind his back.
Onlar ayakkabı bağcıklarını bağladı.They tied their shoelaces.
O, onu bağladı ve onun ağzını tıkadı, sonra onu vahşice dövmeye başladı.She tied him up and gagged him, then she started to beat him savagely.
Mary beline bir önlük bağladı ve daha sonra hindiyi fırından çıkardı.Mary tied an apron around her waist and then took the turkey out of the oven.
Mary saçını arkadan bağladı.Mary flipped her hair back.
Kaçıranlar arkamdan ellerimi bağladılar.The kidnappers tied my hands behind my back.
Tom atın boynuna bir ip bağladı.Tom looped a rope around the horse's neck.
Tom balonu Mary'nin bileğine bağladı.Tom tied the balloon to Mary's wrist.
Mary Tom'un eldivenlerini ceketine bağladı.Mary attached Tom's mittens to his coat.
Tom köpeği bir ağaca bağladı.Tom tied the dog to a tree.
Hemen bağladık.We bonded immediately.
Tom Mary'yi bağladı.Tom tied Mary up.
Mary çizmelerini bağladı.Mary laced up her boots.
Fadıl kabloyu Leyla'nın ellerine bağladı.Fadil tied the cable to Layla's hands.
Sami kabloyu Leyla'nın ellerine bağladı.Sami tied the cable to Layla's hands.
Tom, Mary'nin ayakkabı bağcıklarını birbirine bağladı.Tom tied Mary's shoelaces together.
Tom atları direğe bağladı.Tom tied the horses to the post.
Mary atları parmaklığa bağladı.Tom tied the horses to the rail.
Mary atları bağlama direğine bağladı.Mary tied the horses to the hitching post.
Tom atını bağlama direğine bağladı.Tom tied his horse to the hitching post.
Tom fragmanı arabasına bağladı.Tom hitched the trailer to his car.
Tom süveterini çıkardı ve beline bağladı.Tom took off his sweater and tied it around his waist.
Tom atını tahtaya bağladı.Tom tied his horse to the wooden post.
Onun için Tom'un ayakkabılarını bağladım.I tied Tom's shoes for him.
Sami, Lyela'yı bir sandalyeye bağladı.Sami tied Layla to a chair.
Sami, Leyla'ya zincirle bağladı.Sami shackled Layla with a chain.
Ellerimi sandalyeye bağladılar.They tied my hands to the chair.
İyice arızaya bağladın, farkında mısın?You've gone completely nuts, are you aware of that?
İpi uçurtmaya bağladı.He attached the string to the kite.
Sınavdaki başarısızlığını hastalığına bağladı.He attributed his failure in the exam to illness.
Paketi sarıp iple bağladı.She wrapped the package and tied it with strings.
Kanoyu arabasının üstüne bağladı.He tied the canoe to the top of his car.
Köpeğini bir direğe bağladı.He tied his dog to a post.
Cümleyi anlamca ilgisiz İngilizce cümleden ayırıp yeni bir çeviriye bağladım.I unlinked this from the unrelated English sentence and linked it to a new translation.
İstihbarat, suikastçıları yanlışlıkla Lidice köyüne bağladı.Intelligence falsely linked the assassins to the village of Lidice.
1982 yılının Ekim’inde IOC İcra Kurulu Thorpe’a unvanlarının geri verilmesini karara bağladı.In October 1982, the IOC Executive Committee approved Thorpe's reinstatement.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.Together, these effects can make it hard to see where one galaxy ends and the next begins.
Isaac Newton, bu etkileri okudu ve ışık ışınlarının büklümünü onlara bağladı.Isaac Newton studied these effects and attributed them to inflexion of light rays.
"Denizlispor, Burak Çalık'ı renklerine bağladı"."KASKİ, Ayşegül'ü renklerine bağladı".
Leningrad şehri annesi ve kızına bir maaş bağladı.The city of Leningrad bestowed a pension on Malevich's mother and daughter.
Ticaret mahkemelerini Adliye Nezaretine bağladı.The trade unions took their case to court.
Ardından Gargano, Almas'a Gargano Escape bağladı ancak Almas, bacağını alt iplere koydu.Gargano applied the Garga-No Escape, but Almas placed his foot on the bottom rope.

İlgili Sayfalar