bağladı ile cümle
bağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hırsız ellerimi bir iple arkamdan bağladı.The burglar tied my hands behind my back with a rope.
Şirket, hayatını idame ettirmesi için, ona yetecek kadar bir emekli aylığı bağladı.The company gave him enough pension to live on.
Onun başarısını sıkı çalışmaya bağladık.We ascribe his success to hard work.
Tom ipi uçurtmaya bağladı.Tom attached the string to the kite.
Tom sınavdaki başarısızlığını hastalığa bağladı.Tom attributed his failure in the exam to illness.
Adam iki kabloyu bağladı.The man connected two wires.
Köpeğimi avludaki ağaca bağladım.I tied my dog to the tree in the yard.
Ben kutunun etrafına bir parça kağıt koydum ve bir kurdele ile bağladım.I put a piece of paper around the box and tied it up with a ribbon.
Başarısını şansa bağladı.She attributed her success to luck.
Sıkıcı işimde rutine bağladım ve yeni bir şey yapmam gerekiyor.I'm stuck in a rut in my boring job and need to do something new.
Kaçamasın diye onu bağladık.We tied him up so that he wouldn't be able to escape.
Başarısını iyi şansa bağladı.He attributed his success to good luck.
O paketi bir iple bağladı.He bound the package with a string.
O, kordonu makineye bağladı.He connected the cord to the machine.
O, köpeği bir ağaca bağladı.He tied the dog to a tree.
Kazayı kötü havaya bağladı.He attributed the accident to the bad weather.
Başarısını çok çalışmaya bağladı.He attributed his success to hard work.
O, geleceğini bu tek şansa bağladı.He staked his future on this single chance.
O demetlerin içine ince dallar bağladı.He tied the twigs into bundles.
Onlar tutuklunun kollarını ve bacaklarını bağladılar.They bound the prisoner's arms and legs.
Onlar hırsızı ağaca bağladılar.They bound the thief to a tree.
Onlar onu bir direğe bağladılar.They bound him to a pole.
Onlar çocuklarla ilgili düşük ölüm oranını tıbbın ilerlemesine bağladı.They attributed the low death rate of infants to the progress of medicine.
Paketi iple bağladı.She tied up the parcel with string.
O ayakkabılarını bağladı.She laced her shoes.
O, başarısızlığını hastalığına bağladı.She attributed her failure to her illness.
Saçını taradı ve bir kurdele ile bağladı.She combed her hair and bound it with a ribbon.
Annem bir parça ip ile üç kurşun kalemi bağladı.Mother tied up three pencils with a piece of string.
Anne, bir parça iple üç kurşun kalemi bağladı.Mother tied up three pencils with a piece of string.
Ben köpeğimi bahçedeki bir ağaca bağladım.I tied my dog to a tree in the garden.
O dükkana giderken köpeğini ağaca bağladıHe tied his dog up to the tree while he went into the store.
Tom teknesini iskeleye bağladı.Tom keeps his boat at the pier.
Kazadan sonra, onlar onu bir sürü makinelere bağladı.After the accident, they connected him to a lot of machines.
Anne, kızının saçına bir kurdele bağladı.The mother tied a ribbon in her daughter's hair.
Tom paketi sardı ve iplerle bağladı.Tom wrapped the package and tied it with strings.
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.When my wife crosses her arms and taps her foot I know she's angry.
O onu sandalyeye bağladı.She tied him to the chair.
Tom kanoyu arabasının üstüne bağladı.Tom tied the canoe to the top of his car.
Tom köpeğini bir ağaca bağladı.Tom tied his dog to a tree.
Tom Mary'yi sandelyeye bağladı.Tom tied Mary to the chair.
Tom başarısını Mary'nin yardımına bağladı.Tom attributed his success to Mary's help.
Borina halatı bağladığından emin olmalısın.You should make sure that you tie a bowline.
Tom köpeğini ağaca bağladı.Tom tied his dog to the tree.
Tom uçurtmaya biraz ip bağladı.Tom attached some twine to the kite.
Seni ona bağladım.I put you through to her.
O ona gönül bağladı.He's got a crush on her.
Başarısızlığını kötü şansa bağladı.She blamed her failure on bad luck.
Onu düzeltmek için bitkiye bir çubuk bağladım.I tied a stick to the plant to straighten it.
Tom emniyet kemerini bağladı.Tom fastened his seat belt.
Onların gözlerini nerede bağladın?Where did you blindfold them?
O, atın yükünü iple bağladı.He fastened the horse's pack with a rope.
Radyo antenini bağladılar mı?Have they connected the radio antenna?
Çocuk hırsızları Tom'un gözünü bağladı.The kidnappers blindfolded Tom.
Ben rutine bağladım.I'm stuck in a rut.
Tom onun için Mary'nin ayakkabılarını bağladı.Tom tied Mary's shoes for her.
Tom ve Mary John'u bağladı.Tom and Mary tied John up.
Tom ayakkabılarını bağladı.Tom tied his shoes.
O, karavanı arabasına bağladı.He hitched the caravan to his car.
Tom ipi güvenli bir biçimde bağladı.Tom knotted the rope securely.
Ben Tom ve Mary'nin ayakkabılarını birlikte bağladım.I tied Tom and Mary's shoes together.