bağladı ile cümle

bağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.그 이후에 인터넷이 개발되고 세계가 하나로 이어졌습니다. 평평한 세계가 만들어진거죠.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.Poi abbiamo proseguito creando l'Internet connettendo tutto il mondo e rendendolo piatto.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.Puis, on a continué, on a créé Internet et connecté le monde; nous avons aplati le monde.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.Sau đó chúng ta tiến những bước dài và tạo ra mạng kết nối toàn cầu; chúng ta đã san phẳng thế giới.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.Şi am mers mai departe şi am creat Internetul şi am conectat lumea împreună eliminând frontiere.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.Und dann erfinden wir das Internet und verbinden die Welt, machen sie flach.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.Vervolgens gaan we verder, en creëren het internet -- we verbinden de wereld en verkleinen afstanden.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.Κατόπιν πήγαμε παραπέρα και δημιουργήσαμε το διαδίκτυο και ενώσαμε όλον τον κόσμο· κάναμε τη γη επίπεδη.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.А потом мы раз -- и создали Интернет, объединили планету; мы выравниваем мир.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.После ще създадем Интернет и ще свържем света; ще смалим света.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.אז המשכנו ויצרנו את האינטרנט שחיבר את העולם, שיטחנו את העולם.
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.بعدها تطورنا و صنعنا الإنترنت وربطنا العالم بعضه ببعض، لقد سطحنا العالم
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.世界中を結合して世界はフラット化しました 我々はとても多くの変化に遭遇し 現在のような道具を創りだしてきました
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Ataram a estrutura de maneira correcta.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Au legat armăturile corect.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Đặt cốt thép đúng cách.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Hanno legato correttamente il tondino.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Ils ont attaché les armatures correctement.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.그들은 강철봉을 올바르게 연결시켰습니다.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Memasang baja dengan benar.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Poprawili zbrojenie.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Pusieron bien las barras de refuerzo.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Sie verbanden den Stahlbeton richtig.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Ze verbonden de wapening op de juiste manier.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Τοποθέτησαν σωστά τον οπλισμό.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Они правильно связали арматуру.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.Те поставили арматурата правилно.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.הם קשרו את הברזל נכון.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.و ربطوا حديد التسليح بطريقة صحيحة.
Demir çubukları uygun biçimde bağladılar.適切に柱を据え付けることで
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Các vua trên mặt đất dấy lên, Các quan hiệp lại, Mà nghịch cùng Chúa và Ðấng chịu xức dầu của Ngài.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Các vua trên mặt_đất dấy lên , Các quan hiệp lại , Mà nghịch cùng Chúa và Ðấng chịu xức dầu của Ngài .
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Felállottak a földnek királyai, és a fejedelmek egybegyûltek az Úr ellen és az õ Krisztusa ellen.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Împăraţii pămîntului s'au răsculat, şi domnitorii s'au unit împotriva Domnului şi împotriva Unsului Său.`
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Jordens Konger rejste sig, og Fyrsterne samlede sig til Hobe imod Herren og imod hans Salvede."
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Jordens konger steg frem, og høvdingene samlet sig sammen mot Herren og mot hans salvede -
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Jordens konungar trädde fram, och furstarna samlade sig tillhopa mot Herren och hans Smorde.'
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›세상의 군왕들이 나서며 관원들이 함께 모여 주와 그 그리스도를 대적하도다 하신 이로소이다
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Les rois de la terre se sont soulevés, Et les princes se sont ligués Contre le Seigneur et contre son Oint.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Levantaram-se os reis da terra, e as autoridades ajuntaram- se � uma, contra o Senhor e contra o seu Ungido.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Maan kuninkaat nousevat, ja ruhtinaat kokoontuvat yhteen Herraa ja hänen Voideltuansa vastaan.`
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Postavili sa kráľovia zeme, a kniežatá sa dovedna sišli proti Hospodinovi a proti jeho Pomazanému.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Postavili se králové zemští, a knížata sešla se vespolek proti Pánu a proti Pomazanému jeho.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Postavljajo se kralji zemlje in poglavarji se zbirajo zoper Gospoda in zoper Maziljenca njegovega“.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Raja-raja dunia bersiap-siap untuk berperang, dan para pemimpin bersatu melawan Tuhan dan Raja Penyelamat.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Se levantaron los reyes de la tierra y sus gobernantes consultaron unidos contra el Señor y contra su Ungido
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Si sollevarono i re della terra e i principi si radunarono insieme, contro il Signore e contro il suo Cristo
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Stanęli królowie ziemi i książęta zebrali się wespół przeciwko Panu i przeciwko pomazaócowi jego.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›παρεσταθησαν οι βασιλεις της γης και οι αρχοντες συνηχθησαν ομου κατα του Κυριου και κατα του Χριστου αυτου.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Восстали цари земные, и князи собрались вместе на Господа и на Христа Его.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›Повставали царі земні, і князї зібрались докупи на Господа й на Христа Його.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›יתיצבו מלכי ארץ ורוזנים נוסדו יחד על יהוה ועל משיחו׃
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›‎قامت ملوك الارض واجتمع الرؤساء معا على الرب وعلى مسيحه‎.
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›世 上 的 君 王 一 齊 起 來 、 臣 宰 也 聚 集 、 要 敵 擋 主 、 並 主 的 受 高 膏 者 。 〔 或 作 基 督 〕
Dünyanın kralları saf bağladı, Hükümdarlar birleşti Rabbe ve Mesihine karşı.›世上 的 君王 一 齊 起來 、 臣宰 也 聚集 、 要 敵擋主 、 並主 的 受 高膏者 。 〔 或 作 基督 〕
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Ako sem postavil zlato za nado svojo in čistemu zlatu rekel: Upanje moje!
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Ak som položil zlato za svoju nádej a povedal som čistému zlatu: Moje dúfanie;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Als ik op geld heb vertrouwd;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Dacă mi-am pus încrederea în aur, dacă am zis aurului: ,Tu eşti nădejdea mea`;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Hab ich das Gold zu meiner Zuversicht gemacht und zu dem Goldklumpen gesagt: "Mein Trost"?

İlgili Sayfalar