bağladı ile cümle
bağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Ha reménységemet aranyba vetettem, és azt mondtam az olvasztott aranynak: Én bizodalmam!
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Har jag satt mitt hopp till guldet och kallat guldklimpen min förtröstan?
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Har jeg satt mitt håp til gullet og sagt til gullklumpen: Du er min tillit?
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Har jeg slået min Lid til Guld, kaldt det rene Guld min Fortrøstning,
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Jeźlim pokładał w złocie nadzieję moję, a do bryły złota mawiałem: Tyś ufanie moje;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Jos minä panin uskallukseni kultaan ja sanoin hienolle kullalle: `Sinä olet minun turvani`,
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,내가 언제 금으로 내 소망을 삼고 정금더러 너는 내 의뢰하는 바라 하였던가
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Nếu tôi có để lòng tin cậy nơi vàng, Và nói với vàng ròng rằng: Ngươi là sự nương nhờ của ta;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Nếu tôi có để lòng tin_cậy nơi vàng , Và nói với vàng_ròng rằng : Ngươi là sự nương_nhờ của ta ;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Se do ouro fiz a minha esperança, ou disse ao ouro fino: Tu és a minha confiança;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Se ho riposto la mia speranza nell'oro e all'oro fino ho detto: «Tu sei la mia fiducia
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Si j`ai mis dans l`or ma confiance, Si j`ai dit à l`or: Tu es mon espoir;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Si puse al oro como objeto de mi confianza y al oro fino dije: "Tú eres mi seguridad"
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Skládal-li jsem v zlatě naději svou, aneb hrudě zlata říkal-li jsem: Doufání mé?
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Tidak pernah aku mengandalkan hartaku
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Αν εθεσα εις το χρυσιον την ελπιδα μου, η ειπα προς το καθαρον χρυσιον, Συ εισαι το θαρρος μου,
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Ако съм турял надеждата си в злато, Или съм рекъл на чистото злато: Ти си мое упование;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Полагал ли я в золоте опору мою и говорил ли сокровищу: ты – надежда моя?
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,אם שמתי זהב כסלי ולכתם אמרתי מבטחי׃
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,ان كنت قد جعلت الذهب عمدتي او قلت للابريز انت متكلي.
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,我 若 以 黃 金 為 指 望 、 對 精 金 說 、 你 是 我 的 倚 靠
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,我 若以 黃金 為 指望 、 對精 金說 、 你 是 我 的 倚靠
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Ada dua busa di tangannya, lalu ada dua lagi yang diikat di lututnya.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı. Annem gayet emiciydi.Bà ấy có hai miếng xốp trong tay, và rồi bà buộc hai cái nữa vào hai đầu gối.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Avea doi bureți în mâini și doi la genunchi.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Aveva due spugne tra le mani, e poi ne aveva altre due legate sulle ginocchia.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Com duas esponjas nas mãos e duas atadas aos joelhos.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Držala dve špongie v rukách a dve mala uviazané na kolenách.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Elle avait deux éponges dans la main et elle en avait deux attachées à ses genoux.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Hon hade två svampar händerna, och sedan hade hon två knutna till knäna.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Két szivacs volt a kezében, s még kettő a térdére kötve.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.스폰지 두 개는 손에 들고, 다른 두 개는
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Miała gąbki w rękach i przymocowane do kolan.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Sie hatte zwei Schwämme in der Hand, und zwei an den Knien.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Tenía una esponja en cada mano, y una atada a cada rodilla.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.V rokah je imela dve spužvi, še dve je imela privezani na kolena.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Ze had twee sponzen in haar hand, en twee aan haar knieën vastgemaakt.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.Είχε δύο σφουγγάρια στα χέρια της, κι έπειτα είχε δύο δεμένα στα γόνατά της.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.В руках у неё были две губки, а на коленях — ещё две.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.В ръката си имаше две гъби и още две вързани за колената ѝ.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.У руках у неї було дві губки, а також дві - на колінах.
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.היו לה שני ספוגים בידיים, ועוד שניים
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.كان تمسك أسفنجتين في يديها
Ellerinde iki sünger vardı, sonra da iki tane daha dizlerine bağladı.膝にも2つ付けていました 母の吸収性は抜群です(笑い)
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,Ja, på dina domars väg, HERRE, förbida vi dig; till ditt namn och ditt pris står vår själs trängtan.
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,Ja, vi venter dig, HERRE, på dine Dommes Sti; til dit Navn og dit Ry står vor Sjæls Attrå.
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,Kami mengikuti keputusan-Mu, ya TUHAN, dan menanti-nantikan Engkau; Engkaulah pujian dan kerinduan hati kami
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,여호와여 주의 심판하시는 길에서 우리가 주를 기다렸사오며 주의 이름 곧 주의 기념 이름을 우리 영혼이 사모하나이다
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,Mi is vártunk Téged, ítéleted ösvényén, oh Uram! neved és emlékezeted után vágyott a lélek!
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,Niin, sinun tuomioittesi tiellä me odotamme sinua, Herra; sinun nimeäsi ja sinun muistoasi sielu ikävöitsee.
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,O HERE, wij vinden het heerlijk om Uw wil te doen! Ons hart verlangt ernaar Uw naam te prijzen.
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,På dine dommers vei, Herre, ventet vi dig også; til ditt navn og ditt minne stod vår sjels attrå.
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,אף ארח משפטיך יהוה קוינוך לשמך ולזכרך תאות נפש׃
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,ففي طريق احكامك يا رب انتظرناك. الى اسمك والى ذكرك شهوة النفس.
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,耶 和 華 阿 、 我 們 在 你 行 審 判 的 路 上 等 候 你 . 我 們 心 裡 所 羨 慕 的 是 你 的 名 、 就 是 你 那 可 記 念 的 名
Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,耶和華 阿 、 我們 在 你 行審判 的 路上 等候 你 . 我 們心裡所羨慕 的 是 你 的 名 、 就是 你 那 可 記念 的 名
Firefox ile internete girebilirsiniz ve cihazı Facebook ile bağladık.인터넷(파이어폭스 브라우저), 페이스북 입니다.
Firefox ile internete girebilirsiniz ve cihazı Facebook ile bağladık.Sie können mit Firefox ins Internet und Sie haben Facebook auf Ihrem Gerät.
Firefox ile internete girebilirsiniz ve cihazı Facebook ile bağladık.ايضا تستطيع استخدام الويب بواسطة فايرفوكس ولدينا الفيسبوك مجمعة مع الجهاز.
"Flaubert bir roman yazmadı. Sadece bir cümleyi diğerine bağladı."Flaubert heeft geen roman geschreven, hij heeft gewoon de zinnen met elkaar verbonden.