İnternet bağlantım yavaştır.My Internet connection is slow.
İnternet bağlantım yavaş.My Internet connection is slow.
İnternet bağlantım yavaş ama Tatoeba daha yavaş.My Internet connection is slow, but Tatoeba is slower.
Bağlantıyı görüyor musun?Do you see the connection?
On yıl içinde tüm evler internet bağlantısına sahip olacak.In ten years, all households will have Internet connection.
Arkadaşlar daha büyük bir dünya ile bağlantımızdırlar.Friends are our link with a bigger world.
Tom, John'un kravatını bağlamasına yardımcı oldu.Tom helped John tie his tie.
Tom, Mary'nin ayakkabılarını bağlamasına yardımcı oldu.Tom had Mary help him tie his shoes.
Tom o şirketle bağlantılıdır.Tom is connected with that company.
Benimle bağlantı kurmanı kim söyledi?Who told you to contact me?
Bağlam çok önemli.Context is very important.
Bir uçakta emniyet kemerlerini bağlamalısın.You must fasten your safety belts in a plane.
Seninle bağlantıya geçeceğiz.We'll get in touch with you.
Tom'la bağlantıya geçmeye çalışıyorum.I'm trying to get in touch with Tom.
Bu konuda seninle yeniden bağlantı kurmak zorunda kalacağım.I'll have to get back to you on that.
Bazı düğümleri nasıl bağlayacağımı Tom'a gösterdim.I showed Tom how to tie some knots.
Tom bana barço bağını nasıl bağlayacağımı gösterdi.I showed Tom how to tie a bowline.
Onlar beni bağladı.They tied me up.
Tom'la bağlantın nedir?What's your connection to Tom?
Onların Tom'la bağlantısı nedir?What's their connection to Tom?
Beni kimsenin izlemediğini sağlama bağladım.I made sure no one was following me.
Tom belinin çevresine kazağını bağladı.Tom tied his sweater around his waist.
Mary kazağını çıkardı ve beline bağladı.Mary took off her sweater and tied it around her waist.
Tom ayakkabı bağlarını bağlamak için eğildi.Tom leaned over to tie his shoelaces.
Beslenme ve sağlık arasında bir bağlantı var olmalı mı?Must there be a link between diet and health?
Bağlam olmadan kelimeler öğrenmek istemiyorum.I don't want to learn words without context.
Söyle, "manevi bağlar" nedir?Tell us, what are "spiritual ties"?
Tom bana bir kare düğümü nasıl bağlayacağımı öğretti.Tom taught me how to tie a square knot.
Bu bağlantıyı kullanarak İngilizce altyazılı filmleri izleyebilirsiniz.You can watch movies with English subtitles using this link.
Bu bağlantıyı tıklayarak İngilizce altyazılı filmleri izleyebilirsin.You can watch movies with English subtitles using this link.
Ben hemen onunla bağlantı kuracağım.I'll get on to her right away.
Tom ayakkabı bağlarını bağladı.Tom tied his shoe laces.
Tom bağcıklarını bağladı.Tom tied his laces.
Gelişmekte olan bir embriyo, göbek kordonu yoluyla plasentaya bağlanır.A developing embryo connects to the placenta via the umbilical cord.
Sana gönderdiğim e-postadaki bağlantıyı izledin mi?Did you follow the link in the e-mail I sent you?
O bağlantı beni web sitenize götürürdü ama artık işe yaramıyor.That link used to take me to your website, but it doesn't work anymore.
Tom Mary'nin eski çoraplarıyla domateslerini kazığa bağladı.Tom staked his tomatoes with Mary's old stockings.
Beni Tom'a bağla.Get me Tom on the phone.
Tom bazı yarım kalmış işleri bağlayacak.Tom is going to want to tie up some loose ends.
Tom ile bağlantın nedir?What's your connection with Tom?
Bu bir mucize! Bağlantı çalışıyor!It's a miracle! The link works!
Tom'la bağlantı kurmalısın.You need to get in touch with Tom.
Tom'la bağlantı kurmalıyız.We need to get in touch with Tom.
Bağlantı nedir?What's the connection?
İnternete bir PC bağlamak roket bilimi değildir.Connecting a PC to the internet is not rocket science.
Bir bilgisayarı internete bağlamak roket bilimi değildir.Connecting a PC to the internet isn't rocket science.
Bu kabloyu jeneratöre bağlamamız gerekiyor.We need to connect this cable to the generator.
Biz telsiz bağlantısını kaybettik.We lost radio contact.
Onlarla bağlantı sağlayamıyorum.I can't get through to them.
Onunla bağlantı sağlayamıyorum.I can't get through to him.
Onlarla bağlantınız nedir?What's your connection to them?
Onların onunla bağlantısı nedir?What's their connection to him?
Onunla bağlantı kur.Contact her.
Ben seninle bağlantı kurmaya çalıştım.I've tried to contact you.
Ben onunla bağlantı kurmaya çalıştım.I've tried to contact her.
Onunla nasıl bağlantı kurulacağını biliyor musun?Do you know how to contact her?
Belki de onunla bağlantı kurmamız gerekir.Perhaps we should contact her.
Onunla bağlantıya geçebileceğimden emin değilim.I'm not sure I can contact her.
Çocuk hırsızları gözlerimizi bağladı.The kidnappers blindfolded us.
Çocuk hırsızları onların gözünü bağladı.The kidnappers blindfolded them.