Ana içeriğe geç
Sözlük

bağla ile cümle

bağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk karbona bağlanmış bir metil grubu var.It has a methyl group attached on the first carbon.
1-metil, çünkü bağladığın yerden başlıyorsun. .1-methyl, because you're starting where you're attaching.
Bağladığımız yer bir, iki, üç karbon.Where we attached is one, two, three carbons.
Daha geniş zincire bağlandığımız yerdeki karbona odaklanıyoruz. .We call the one carbon where we are attached to the broader chain.
Her ikisi de bire bağlanmış.They're both attached to the one.
Fagosit burdan bazı özel peptid zincirlerini alıcak ve bunları başka proteinlere bağlayacak.A peptide chain is a shorter chain of amino acids.
Bu bir protein ve patojenden koparılan peptide bağlanacak.It sounds very-- a strange word, but we're going to see this a lot. So they abbreviate it MHC.
Fagosit, bakterinin yabancı bir madde olduğunu anladı ve ona bağlanıp onu ortadan kaldırdı.Remember, so far everything is non-specific.
Bu öğe iPad'a veya akıllı telefonlara kablosuz bağlanıyor.The headset connects wirelessly to an iPad or a smartphone.
Düşündük ki renk ve sayı bölgesi arasında kazara oluşmuş çapraz bağlantılar olabilir.So we said, there's some accidental cross wiring between color and numbers in the brain.
Neden bazı insanlarda çapraz bağlantılar olsun ki?Why would there be crossed wires in some people?
Bağlantıyı hemen kurdunuz.Instantly, you've found the links.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.The rope attaches 15 feet away from the base of the mast.
Ve halatımız burada güverteye bağlanıyor. Direğin en üst kısmından bu noktaya kadar.And the rope attaches right here, from the top of the mast all the way that base.
Biz o aç insanların bel bağladığı yiyecekleri market raflarından alıyoruz.We take food off the market shelves that hungry people depend on.
Tüm bu ara bağlantıları, tüm bu karşılıklı ilişkileri gösteriyorsunuz.You show all these interconnections, all these interrelations.
Bunu endüstriye bir bağlamda da kullanabilirsiniz.You could use it in an industrial context.
"Benim" demek ruhunuzun içindeki derin birşeyle bağlantı kurmuştur.The "my" means it connects with something deep inside your soul.
Yani ikisi arasındaki bağlantı zayıftır.So the correlation is low.
Hepimizi bağlayan, bağlaması gereken derin moral meseledir.It's a profound moral matter that engages and should engage us all.
Gelin halk bu çeşit aktivitelere hemen iphone'larından bağlanabilsin.Let's connect the public to this activity right on their iPhone.
Ve ikinci soru ilkiyle bağlantılı ama biraz farklı.And the second question is related, but slightly different.
Ve inersiniz. Yüzeyle, köhne bir radyo dışında, hiç bağlantı yoktur.There's no connection to the surface apart from a pretty funky radio.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.This poster is wirelessly connected to my cell phone, and when you touch it, it connects to the app.
Tamam, simdi, bir bağlantı hayalet, tamam.OK, now, imagine the connection, OK.
Hayatı oluşturan sonsuz kompleks ilişkiler ağı ve onun bağlantılarının sonsuzluğunda.In the infinitely complex network of relationships and connections that make up life.
Onları internete bağlamak çok çok iyi bir fikir.It's a very, very good idea to get them wired.
Ve bölgenin dışına çıktığınızda da, normal şebekeye bağlanıyorsunuz.And when you're out of the hotspot, you're on the regular cellular network.
Sesli bağlantı servisine de geçiş yapmış bulunmaktalar.They've just launched this voice-activated version of the same thing.
Sizi bağlayacağım, ya da "detaylar" veya "geri dön" deyiniz.I'll connect you, or say "details," or "go back."
"Kablosuz bağlantı istasyonlarımız vardı yayın yapan -evet, neredeyse 50 metre boyunca.""We had wireless base stations that could broadcast -- yay, about 150 feet across."
Bu kredi sözleşmesi için geri ödeme yapmak için müşteri bağlayan yasal bir sözleşmedir banka.This means that it is a legal contract that is considered to be worth £10,000 (plus the interest).
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum.I was wiring up stuff.
Şimdi de, bu tanım ile türev arasında bir bağlantı olduğunu görüyoruz.But now we see a connection, between that and derivatives.
Ama şimdi, türev ile bağlantılı olduğunu öğrendik.Now we see it has a connection to derivatives.
Kalsiyum iyonları bu proteinlere bağladığında egzositoz meydana gelir.When the calcium binds to those proteins, it allows exocytosis to occur.
Uluslar arasındaki farklılıkları birbirine bağlamanın bir yolunu bulmak kesinlikle çok önemlidir.It is absolutely essential that we find the means for bridging the difference between nations.
Çünkü bütüncü yaklaşım psikolojisi, yeni şeklin tanınmasını önceki ahenkle örtüşmesine bağlar.Because Gestalt psychology emphasizes recognition of pattern over parts that comprise a pattern.
14lük kabloyla bağlanmış gibi.Wired with 14-Gauge wire, typically.
Işletmelerin bu yeni kafa yapılarına bağlanmak için yaptıklari şeyler gerçekten çok ilginç.What businesses can do to connect with these new mindsets is really interesting.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.It's now about connecting to your communities, connecting to your social networks.
Bu, bize, paylaştığımız değerleri bizimle paylaşan şireketlerle bağlantı kurma şansı sağlayacaktır.It will give us the opportunity to connect with companies that share the values that we share.
Ben gidiyorsun olduğumda 'crossin olduğumda benim gününde ona ben sadece sevinç atlamak' bağlarlar.When I'm goin' home to her on my day out I just jump for joy when I'm crossin' the moor."
Bunların hepsini birbirine bağlayalım.Let me connect all of these,
Ailenize, kimliğinize ve benliğinize bağlanıyorsunuz.You connect your family, identity and your self.
Sineği iple bir çubuğa bağlayabilirsiniz.You can tether a fly to a little stick.
Evet, dalış bağlamında, fazla alırsanız gene ölüyorsunuz.Well, in the context of diving, you get too much, you die also.
Ve şimdiye dek bu virüsle bağlantılı ciddi kötü olaylarla karşılaşılmadı.And so far, there have not been serious adverse events associated with the virus.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.And therefore I will limit myself to only talk about the links between religion and sexuality.
Kadın başına düşen çocuk sayısıyla dinler arasında neredeyse hiç bağlantı yok.Religion has very little to do with the number of babies per woman.
Eğitim olarak ise belki de hepsinden bariz olarak insanları bağlama şeklimizi değiştirebiliriz.In terms of education, perhaps most obviously of all, we can transform how we engage people.
Yarıçap ile çok kolay bir bağlantısı var.It has a very easy relationship with the radius.
Peki bunu nasıl birbirine bağlayabiliriz?letter pi there. So, how can we relate this?
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.You cling to your land because it is your secure place.
Canlı yayın istiyorsanız, hızlı ve güvenilir bir İnternet bağlantınızın olduğundan emin olun.If you want a live stream, make sure you have a fast and reliable Internet connection.
Oldukça basit olarak, hikâye, bütün insan beynini ve deneyimini birbirine bağlar.Quite simply, narrative engages the entire human brain, the entire human experience.
Nicinlerini, ne sebeptenlerini, nedenlerini ve baglantilarini, mantigini ve yanlislarini ogreniyor.He learns his whys and wherefores, his causes and correlations, his logic, his fallacies.
Kill Bill'deki göndermeleri geniş bir biçimde incelemek için bu bağlantıya göz atabilirsiniz.For and extended look at Kill Bill's referances check this out
Yani yarı geçirgen - Bu bağlamda, ben izin söylüyorum su zarından geçmek için.So semi-permeable-- in this context, I'm saying I allow water to pass through the membrane.
Bağlantıda mı? Evet, yakından bakar mısın?Yeah, can you look in real close?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod