bağlılık ile cümle
bağlılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Lealdade é essencialmente uma micro-economia.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Loialitatea este, în esență, un microsistem.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Lojalność to właściwie mikroekonomia.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Lòng trung thành cơ bản là một nền kinh tế vi mô.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Loyalität ist im Grunde eine Mikro-Ökonomie.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Loyaliteit is in wezen micro-economie.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Loyalitet er essentielt set en mikroøkonomi.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır. Ödül planlarını, uçuş millerini düşüneceksiniz.loyalitas intinya merupakan sebuah mikro ekonomi anda memikirkan mengenai skema hadiah, terbang gratis.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Věrnost je v podstatě mikro-ekonomie.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Η αφοσίωση είναι μία μικρο-οικονομία.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Лояльність - це, по суті, мікроекономіка.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Она определяет микроэкономику.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.נאמנות במהותה היא מיקרו-כלכלה.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.الذي يعتبر ضرورة إقتصادية
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.利用者ポイントやマイレージがありますね
Evlilik asıl bu bağlılık demek.C'est ça le mariage.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Das ist der wesentliche Bestandteil der Ehe.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Dat is echt waar het huwelijk om draait.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.De eso se trata realmente el matrimonio.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Det er det, ægteskabet virkelig handler om.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Đó là điều hôn nhân thực sự hướng đến.
Evlilik asıl bu bağlılık demek."É realmente isso que o casamento é".
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Ez az, amiről a házasság igazán szól.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Itulah tujuan utama dari pernikahan.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.이것이 결혼의 진정한 의미입니다.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.La asta se refera de fapt casatoria.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Questa è la realtà del matrimonio.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.To je podstata svazků.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Tym właśnie jest małżeństwo.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Αυτό είναι το αληθινό νόημα του γάμου.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.За това наистина е бракът.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.Это-то и есть смысл брака".
Evlilik asıl bu bağlılık demek.מהות הנישואים היא בעצם בדברים הללו.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.ذلك حقاً الهدف من الزواج.
Evlilik asıl bu bağlılık demek.つまり フルートでも ゴルフカートでも
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Ale wykazują oni także żarliwe oddanie prawdzie.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Dar există și un devotament pătimaș pentru adevăr.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Doch es gibt auch eine leidenschaftliche Hingabe zur Wahrheit.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.여러분들은 또한 진실의 추구를 위해서도 열정을 다하고 있지요.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Lisäksi on myös intohimoinen sitoutuminen totuuteen.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Maar er is ook een gepassioneerde toewijding aan de waarheid.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Ma c'è anche un impegno serio verso la verità.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Mais il y a aussi un engagement passionné envers la vérité.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Men der er også en lidenskabelig forpligtelse til sandheden.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Nhưng cũng có sự gắn bó nhiệt huyết với sự thật.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Pero también hay un compromiso apasionado con la verdad.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Tapi ada juga komitmen gairah untuk kebenaran.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Ugyanakkor szenvedélyesen ragaszkodnak az igazsághoz.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Zároveň jsme ale odhodláni poznávat pravdu.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Αλλά υπάρχει ακόμα και μια θερμή δέσμευση στην αλήθεια.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Но също така има и страстен ангажимент към истината.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.Но так же здесь есть неистовая верность истине.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.בנסיון להפוך את העולם למקום טוב יותר.
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.لكن هناك أيضاً إلتزام شغوف بالحقيقة .
Fakat aynı zamanda gerçeğe bağlılık konusunda da tutkulu bir birliktelik var.だから その情熱で真理を求め
Gayet açık bir bağlılık.Což není taková samozřejmost .
Gayet açık bir bağlılık.Eine ziemlich offensichtliche Allianz.
Gayet açık bir bağlılık.Geen vanzelfsprekende combinatie.
Gayet açık bir bağlılık.Hiện nay thực sự có một khối liên minh rất rõ ràng.
Gayet açık bir bağlılık.În momentul de față o alianță destul de evidentă.