bağlılık ile cümle
bağlılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu büyük bir bağlılıkla kendisine vermek istiyorum.Ich wollte ein one-of-a-kind Geschenk <br />mit Hingabe erfüllt zu geben.
Bunu büyük bir bağlılıkla kendisine vermek istiyorum.Je voulais offrir un cadeau unique qui serait fait avec dévotion.
Bunu büyük bir bağlılıkla kendisine vermek istiyorum.Ήθελα να του κάνω ένα μοναδικό δώρο γεμάτο αφοσίωση.
Bunu büyük bir bağlılıkla kendisine vermek istiyorum.Я хотела сделать что-то единственное в своем роде в знак своей преданности.
Bunu büyük bir bağlılıkla kendisine vermek istiyorum.لقد اردت ان اهديه هدية فريدة من نوعها مصنوعة باخلاص
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.3 systemy umysłowe - chuć, romantyczna miłość i przywiązanie nie zawsze idą w parze.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Aqueles três sistemas cerebrais: o desejo, o amor romântico e o apego, nem sempre andam juntos.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Diese drei Gehirnstrukturen: Lust, romantische Liebe und Bindung arbeiten nicht immer zusammen.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Ebben a három agyrendszerben: vágy, szerelem és kötődés -- ezek nem mindig járnak együtt.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.I de här tre hjärnsystemen: existerar inta alltid lust, romantisk kärlek och tillgivenhet -- tillsammans.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.In deze drie breinsystemen gaan lust, romantische liefde en gehechtheid -- niet altijd samen.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.이 세 뇌 시스템들은 - 정욕, 로맨틱 사랑과 애착 - 언제나 같이 작동하지 않습니다.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Les trois processus cérébraux : le désir, l'amour et l'attachement ne se combinent pas toujours parfaitement.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Questi tre sistemi cerebrali: il piacere fisico, l' innamoramento e l'attaccamento non vanno sempre daccordo.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Ti trije možganski sistemi: poželenje, romantična ljubezen in navezanost, ne gredo vedno skupaj.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Trong bộ ba hệ thống não bộ: cám dỗ, lãng mạn và sự gắn bó -- chúng không phải lúc nào cũng đi cùng nhau.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Tyto tři mozkové systémy: žádostivost, romantická láska a citové pouto nejsou spolu vždy provázány.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.V týchto troch systémoch mozgu: túžba, romantická láska a náklonnosť -- nie vždy spolu súvisia.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Σ' αυτά τα τρία εγκεφαλικά συστήματα, επιθυμία για σεξ, ρομαντική αγάπη και προσκόλληση - δεν πάνε πάντα μαζί.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.В трите мозъчни системи - за секс, романтична любов, и привързаност - нещата не винаги вървят заедно.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.В цих трьох структурах мозку: пристрасть, романтичне кохання, прив"язаність - незавжди співпадають.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.В этих трёх формациях мозга: страсти, романтической любви, и привязанности — они не всегда совпадают.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.שלוש מערכות המוח האלו: תשוקה, אהבה רומנטית והיקשרות לא תמיד הולכות ביחד
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.في هذه الأنظمة الثلاث للمخ: الشهوة، الحب الرومانسي والتعلق -- لا تمضي سوياً دائماً.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.働かないということです 同時に働くこともあります
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.呢三個大腦系統:性慾,浪漫愛情同依戀 唔一定成日都可以一齊
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Căci bunătate voiesc, nu jertfe, şi cunoştinţă de Dumnezeu mai mult decît arderi de tot!
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Car j`aime la piété et non les sacrifices, Et la connaissance de Dieu plus que les holocaustes.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Denn ich habe Lust an der Liebe, und nicht am Opfer, und an der Erkenntnis Gottes, und nicht am Brandopfer.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Ej Slagtoffer Kærlighed vil jeg, ej Brændofre Kendskab til Gud!
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.For jeg har lyst til kjærlighet og ikke til slaktoffer, og til gudskunnskap mere enn til brennoffer.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Ik wil uw slachtoffers niet; Ik wil uw liefde. Ik hoef uw brandoffers niet; Ik wil dat u Mij kent.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Kajti usmiljenja želim in ne daritve in spoznanja Božjega več nego žgalnih žrtev.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.나는 인애를 원하고 제사를 원치 아니하며 번제보다 하나님을 아는 것을 원하노라
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Lebo milosrdenstvo chcem a nie obeť, a známosť Božia je nad zápalné obeti.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Mert szeretetet kivánok én és nem áldozatot: az Istennek ismeretét inkább, mintsem égõáldozatokat.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Nebo milosrdenství oblibuji a ne obět, a známost Boha více než zápaly.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.poiché voglio l'amore e non il sacrificio, la conoscenza di Dio più degli olocausti
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Pois misericórdia quero, e não sacrifícios; e o conhecimento de Deus, mais do que os holocaustos.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Porque misericordia quiero yo, y no sacrificios; y conocimiento de Dios, más que holocaustos
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Sillä laupeutta minä haluan enkä uhria, ja Jumalan tuntemista enemmän kuin polttouhreja;
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Ty jag har behag till kärlek och icke till offer, och till Guds kunskap mer än till brännoffer.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Vì ta ưa sự nhơn từ và không ưa của lễ , ưa sự nhận_biết Ðức_Chúa_Trời hơn là ưa của lễ thiêu .
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Vì ta ưa sự nhơn từ và không ưa của lễ, ưa sự nhận biết Ðức Chúa Trời hơn là ưa của lễ thiêu.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Διοτι ελεος θελω και ουχι θυσιαν και επιγνωσιν Θεου μαλλον παρα ολοκαυτωματα.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Защото милозливост искам, а не жертва, И познаване Бога, повече от всеизгаряния.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Ибо Я милости хочу, а не жертвы, и Боговедения более, нежели всесожжений.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.כי חסד חפצתי ולא זבח ודעת אלהים מעלות׃
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.اني اريد رحمة لا ذبيحة ومعرفة الله اكثر من محرقات.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.我 喜 愛 良 善 、 〔 或 作 憐 恤 〕 不 喜 愛 祭 祀 、 喜 愛 認 識 神 、 勝 於 燔 祭
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.我喜愛 良善 、 〔 或 作憐恤 〕 不喜愛 祭祀 、 喜愛 認識 神 、 勝於 燔祭
En önemlisi, katılımcılar projelerini kendi bağlılıkları ile sağlamlaştırdılar.Cel mai important e că participanții au reiterat angajamentul lor pentru proiectele personale.
En önemlisi, katılımcılar projelerini kendi bağlılıkları ile sağlamlaştırdılar.Más importante, los participantes reiteraron su propio compromiso personal con sus proyectos.
En önemlisi, katılımcılar projelerini kendi bağlılıkları ile sağlamlaştırdılar.O mais importante foi que os participantes reiteraram o seu comprometimento pessoal com os seus projetos.
En önemlisi, katılımcılar projelerini kendi bağlılıkları ile sağlamlaştırdılar.Самое главное, что участники остаются увлечены развитием своих персональных проектов.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.A hűség létfontosságú a mikrogazdaságban.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.신뢰란 본질적으로 미시 경제입니다.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.La fedeltà è praticamente una microeconomia.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.La fidélité est essentiellement une micro-économie.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.La lealtad es en esencia una micro-economía.