bağlı ile cümle

bağlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un bağlı olduğunu biliyorum.I know Tom is connected.
Tom mali olarak karısına bağlıdır.Tom is financially dependent on his wife.
Tom'un bağlılığı takdire değerdir.Tom's loyalty is admirable.
Alışkanlıklarıma bağlıyımdır.I'm a creature of habit.
Tom alışkanlıklarına bağlı biri.Tom is a creature of habit.
Hepimiz alışkanlıklarımıza bağlıyız.We're all creatures of habit.
Bu ne kadar paran olduğuna bağlıdır.It depends on how much money you have.
Bu ne demek istediğine bağlı.It depends on what you mean.
Tom bir şeye bağlıydı.Tom has been up to something.
Sanırım Tom bir şeye bağlıydı.I think Tom has been up to something.
Bu bilgisayar internet'e bağlı mı?Is this computer connected to the Internet?
O onlara bağlı.That's up to them.
O ona bağlı, bana değil.That's up to him, not me.
O tamamen onlara bağlı.That's entirely up to them.
O tamamen ona bağlı.That's entirely up to him.
O tamamen onlara bağlı olacak.That'll depend entirely on them.
O tamamen ona bağlı olacak.That'll depend entirely on him.
Her su molekülü, bir oksijen atomuna bağlı, iki hidrojen atomundan oluşmaktadır.Every molecule of water is composed of two hydrogen atoms attached to an oxygen atom.
Ben sadece sağlama bağlıyorum.I'm just making sure.
Hangi kiliseye bağlısın?What church do you attend?
Bazen bu şansa bağlıdır.Sometimes it depends on luck.
Onu alıp almayacağımız size bağlı.It is dependent on you if we will buy it or not.
Bir diyete bağlı kalman gerekiyor.You need to stick to a diet.
Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.I don't know. It depends on my mood.
Bağlı kalmaya çalışın.Try to stay connected.
Benden ne yapmamı istediğinize bağlı olarak, yardımcı olmak için istekli olabilirim.I might be willing to help, depending on what you want me to do.
Her şey paraya bağlı.Everything depends on money.
Her şey buna bağlıdır.Everything depends on this.
Her şey ona bağlı.Everything depends on it.
Bunu şarabın üstün kalitesine bağlıyorum efendim.I attribute it to the superior quality of the wine, sir.
Evlilik ömür boyu bağlılıktır.Marriage is a lifelong commitment.
Ben sıkı bir diyet rejimine bağlı kalıyorum.I am adhering to a strict diet regimen.
Türlere bağlı olarak, guavalar yuvarlak veya oval olabilir.Depending on the species, guavas may be round or oval.
İnsanların görüşleri zamanlarının ruhuna bağlıdır.People's opinions depend on the spirit of the times.
Tom'un vücudunda ağır şekilde darp edilmeye bağlı hasar vardı.Tom had injuries consistent with a severe beating.
Tom hâlâ mali olarak ailesine bağlı.Tom is still financially dependent on his parents.
İnsanları isimlerine bağlı olarak yargılamamalısın.You shouldn't judge people based on their names.
Her şey bağlı.Everything is connected.
Bunun hepsi Tom'a bağlı.It all depends on Tom.
Bu nasıl hissettiğime bağlı.It depends how I feel.
Bu benim ruh halime bağlı.It depends on my mood.
Hayatın buna bağlı.Your life depends on it.
Bu pek çok şeye bağlı.It depends on many things.
Ona bağlı olamazsın.You can't depend upon that.
Tom ve Mary birbirine bağlıdır.Tom and Mary depended on one another.
Bir istek parça çalıp çalmayacağımız seyirciye bağlı.Whether or not we play an encore depends on the audience.
Almanlar, Avrupa Birliği ve onun kurumlarına büyük bir bağlılık gösteriyor.Germans show an enormous commitment to the European Union and its institutions.
"Senden bir iyilik yapmanı isteyebilir miyim?" "İyiliğin ne olduğuna bağlı.""Can I ask you for a bit of a favor?" "It depends on what the favor is."
Bu, isteğe bağlı olsa da hala ev ödevini yapman gerekiyor.Even though it's optional, you should still do the homework.
Bu bana bağlı değil.It's not up to me.
Ben herhangi bir partiye bağlı değilim.I'm not affiliated with any party.
O sana bağlı değil.That's not up to you.
Sen şimdi nereye bağlısın?Where are you based now?
Her şeyin bağlı olduğu bir şey vardır.Everything is connected to everything else.
Her şey diğer her şeye bağlıdır.Everything is connected to everything else.
Senin işin bir pamuk ipliğine bağlı.Your job is hanging by a thread.
Bu sadece ona bağlı olabilir mi!May it only depend on that!
Tom işine bağlıdır.Tom is devoted to his work.
Tom'un bağlılığına hayranım.I admire Tom's dedication.
Keşke Tom bana daha fazla bağlı olsa.I wish Tom would depend on me more.

İlgili Sayfalar