‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Hvad skal da vingårdens herre gjøre? Han skal komme og drepe vingårdsmennene, og overgi vingården til andre.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Hvad vil da Vingårdens Herre gøre? Han vil komme og ødelægge Vingårdsmændene og give Vingården til andre.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Kaj bo torej storil gospodar vinograda? Pride in vinogradnike pogubi, in vinograd dá drugim.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.포도원 주인이 어떻게 하겠느뇨 와서 그 농부들을 진멸하고 포도원을 다른 사람들에게 주리라
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Mitä nyt viinitarhan herra on tekevä? Hän tulee ja tuhoaa viinitarhurit ja antaa viinitarhan muille.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Mit cselekszik hát a szõlõnek ura? Eljõ és elveszti a munkásokat, és a szõlõt másoknak adja.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Nuž čo tedy urobí pán vinice? Prijde a zahubí takých vinárov a vinicu dá iným.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Que fará, pois, o senhor da vinha? Virá e destruirá os lavradores, e dará a vinha a outros.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.¿Qué, pues, hará el señor de la viña? Vendrá, destruirá a los labradores y dará la viña a otros
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Какво, прочее, ще стори стопанинът на лозето? Ще дойде и ще погуби тия земеделци, а лозето ще даде на други.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Что же сделает хозяин виноградника? - Придет и предаст смерти виноградарей, и отдаст виноградник другим.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.Що ж зробить пан виноградника? Прийде та й вигубить виноградарів, і дасть виноградник иншим.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.ועתה מה יעשה בעל הכרם יבוא ויאבד את הכרמים ההם ויתן את הכרם לאחרים׃
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.فماذا يفعل صاحب الكرم. يأتي ويهلك الكرامين ويعطي الكرم الى آخرين.
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.這 樣 、 葡 萄 園 的 主 人 要 怎 樣 辦 呢 . 他 要 來 除 滅 那 些 園 戶 、 將 葡 萄 園 轉 給 別 人
‹‹Bu durumda bağın sahibi ne yapacak? Gelip bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.這樣 、 葡萄 園 的 主人 要 怎樣辦 呢 . 他 要 來除 滅 那些 園戶 、 將葡萄 園轉 給別人
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.와서 그 농부들을 진멸하고 포도원을 다른 사람들에게 주리라 하시니 사람들이 듣고 가로되 그렇게 되지 말아지이다 하거늘
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.Pride in pogubi vinogradnike te in da vinograd drugim. Ko so pa to slišali, reko: Bog ne daj!
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.Přijde a vyhladí vinaře ty, a dá vinici jiným. To uslyšavše, řekli: Odstup to.
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.Prijde a zahladí tých vinárov a vinicu dá iným. A keď to počuli. povedali: Nech sa nestane!
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.Przyjdzie, a potraci one winiarze, a winnicę odda innym. Co oni usłyszawszy, rzekli: Nie daj tego Boże!
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.Virá e destruirá esses lavradores, e dará a vinha a outros. Ouvindo eles isso, disseram: Tal não aconteça!
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.Придет и погубит виноградарей тех, и отдаст виноградник другим. Слышавшие же это сказали: да не будет!
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.Прийде та й вигубить виноградарів сих, і дасть виноградник иншим. Почувши ж, сказали: Борони Боже!
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.Ще дойде и ще погуби тия земеделци, и ще даде лозето на други. А като чуха това рекоха: Дано не бъде!
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.יבוא ויאבד את הכרמים האלה ויתן את הכרם לאחרים ויהי כשמעם ויאמרו חלילה מהיות כזאת׃
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.يأتي ويهلك هؤلاء الكرامين ويعطي الكرم لآخرين. فلما سمعوا قالوا حاشا.
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.他 要 來 除 滅 這 些 園 戶 、 將 葡 萄 園 轉 給 別 人 . 聽 見 的 人 說 、 這 是 萬 不 可 的
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.›› Halk bunu duyunca, ‹‹Tanrı korusun!›› dedi.他 要 來除 滅這 些 園戶 、 將葡萄 園轉給別人 . 聽見 的 人說 、 這是萬 不 可 的
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.A keď tomu bol čas, poslal k vinárom sluhu, aby vzal od vinárov z úrody vinice.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.A suo tempo inviò un servo a ritirare da quei vignaioli i frutti della vigna
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.A v čas užitků poslal k vinařům služebníka, aby od vinařů vzal ovoce z vinice.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.És a maga idejében szolgát külde a munkásokhoz, hogy kapjon a munkásoktól a szõlõ gyümölcsébõl.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.In de oogsttijd stuurde Hij één van zijn knechten naar de boeren om de huur op te halen.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.In ko je bilo čas, pošlje k vinogradnikom hlapca, da bi od vinogradnikov prejel pridelkov iz vinograda.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.I posłał, gdy tego był czas, sługę do winiarzy, aby od winiarzy odebrał pożytki onej winnicy.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.Ja kun aika tuli, lähetti hän palvelijan viinitarhurien luo perimään tarhureilta viinitarhan hedelmiä.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.때가 이르매 농부들에게 포도원 소출 얼마를 받으려고 한 종을 보내니
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.La vremea roadelor, a trimes la vieri un rob, ca să ia dela ei din roadele viei.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.No tempo próprio, enviou um servo aos lavradores para que deles recebesse do fruto da vinha.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.Tới mùa , chủ vườn sai một đầy_tớ đến_cùng bọn trồng nho , đặng thâu lấy phần hoa_lợi vườn nho nơi tay họ .
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.Tới mùa, chủ vườn sai một đầy tớ đến cùng bọn trồng nho, đặng thâu lấy phần hoa lợi vườn nho nơi tay họ.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.И във времето на плода изпрати един слуга до земеделците да прибере от земеделците от плода на лозето.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.И послал в свое время к виноградарям слугу - принять от виноградарей плодов из виноградника.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.І післав до виноградарів у пору слугу, щоб у виноградарів узяв овощу винограднього.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.ולמועד שלח אל הכרמים עבד לקחת מאת הכרמים מפרי הכרם׃
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.ثم ارسل الى الكرامين في الوقت عبدا ليأخذ من الكرامين من ثمر الكرم.
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.到 了 時 候 、 打 發 一 個 僕 人 到 園 戶 那 裡 、 要 從 園 戶 收 葡 萄 園 的 果 子
Mevsimi gelince bağın ürününden payına düşeni almak üzere bağcılara bir köle yolladı.到了 時候 、 打發 一 個 僕人 到 園戶 那 裡 、 要 從園戶 收 葡萄 園 的 果子
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiIch erinnere mich, dass sein Sohn diese L.L.Bean Schnürsenkel hatte, und wir versuchten sie zuzuschnüren.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiIk herinner me dat zijn zoon hoge schoenen had, en we probeerden zijn veters te strikken.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiJe me souviens que son fils avait des lacets LL Bean , et nous essayons de faire ses lacets.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldi저는 팀이 L.L. Bean의 신발을 갖고 있었고
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiMi ricordo che suo figlio aveva i lacci di L. L. Bean e tentavamo di legarglieli.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiNão conseguíamos falar com ela.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiPamiętam, że syn Gene'a miał sznurówki L.L. Bean i próbowaliśmy mu je zawiązać.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiRecuerdo que Tim tenía botas con cordones L.L. Bean y que tratábamos de amarrárselos.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiȚin minte că fiul lui avea bocanci și încercam să-i legăm șireturile.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiTôi nhớ là Tim có dây giầy hiệu L.L.
Oğlanın bağcıklı botları aklıma geldiΚαι θυμάμαι ο γιός του είχε αυτές τις μπότες με τα ψηλά κορδόνια, και να προσπαθούμε να του τα δέσουμε.