Ana içeriğe geç
Sözlük

bağ ile cümle

bağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
O, atın yükünü iple bağladı.He fastened the horse's pack with a rope.
O, gücünü göstermek için bağajı kaldırdı.He lifted the trunk to show off his strength.
Ben neye bağlanılacağını bilmiyorum.I don't know what to depend on.
Bagaja başka hiçbir şey sığmayacak.Nothing else will fit in the trunk.
Gerçeklere bağlı kal.Stick to the facts.
Bagaj sigortalı.The baggage is insured.
Bagajım henüz geldi.My luggage has just arrived.
O bir kontrol bağımlısı.She's a control freak.
O abur cubur bağımlısıdır.He's addicted to junk food.
Bir papyon bağlayabilir misin?Can you tie a bow?
Radyo antenini bağladılar mı?Have they connected the radio antenna?
O bütün servetini bağışladı.He gave away his whole fortune.
Onun çok bağırmaktan sesi kısıldı.He got hoarse from so much shouting.
Bagajımı açmak zorundayım.I have to unpack my luggage.
Uçakla giderseniz, bagajımı alamayacaksınız.If you go by plane, you won't be able to take much luggage.
Bu istasyondaki tren bağlantıları mükemmel.The train connections at this station are excellent.
O iki şey arasında hiçbir bağlantı yok.There's no connection between the two things.
Ona bağlı olma.Don't depend on it.
Onu bağlama.Don't fixate on that.
Beni bağlama.Don't tie me up.
Tom'a bağırma.Don't yell at Tom.
Kan bağışında bulunmadım.I didn't donate blood.
Tom kan bağışlıyor.Tom is donating blood.
Kalın bağırsak suyu emer.The large intestine absorbs water.
İnce bağırsak yaklaşık yedi metre uzunluğundadır.The small intestine is about seven meters long.
İnce bağırsak üç bölümden oluşmaktadır.The small intestine consists of three parts.
Sen bağlantıyı görmez misin?Don't you see the connection?
Bağırdığımı duymadın mı?Didn't you hear me shouting?
Ben bağırmak istemedim.I didn't mean to yell.
Ben bir bağlantı görmüyorum.I don't see the connection.
Lütfen bana bağırma.Please don't scream at me.
Lütfen bana bağırmayın.Please don't yell at me.
Bu seni bağlamıyor, Tom.This doesn't involve you, Tom.
Tom bir şey bağışlamadı.Tom didn't give anything away.
Neden bağırıyorsun?Why are you yelling?
O bir eroin bağımlısıdır.She's an heroin addict.
Büyük miktarda para bağışladı.He donated a lot of money.
Tom'u aradım ve telesekreterine bağlandım.I called Tom and got his answering machine.
Tom'u aradım ama bağlantısı kesildi.I called Tom, but his number's been disconnected.
Kalplerimiz bağlantılıydı.Our hearts are linked.
Tom'un bağırdığını duyabildim.I could hear Tom yelling.
İnternete bağlanamadım.I couldn't get online.
Tom'un uyuşturucu bağımlısı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was a drug addict.
Ben olsam buna bel bağlamazdım.I wouldn't count on it.
Bağırma yoksa daha yüksek sesle bağırırım.Don't scream, or I'll scream louder.
Televizyon bağımlısı olma.Don't be a couch potato.
Böyle bir televizyon bağımlısı olma.Don't be such a couch potato.
Çocuklarınızın televizyon bağımlısı olmasına izin vermeyin.Don't let your children become couch potatoes.
Sen böyle bir TV bağımlısısın.You're such a couch potato.
Güney Afrika 1961'de bağımsız oldu.South Africa became independent in 1961.
Paramın çoğunu bağışladım.I gave most of my money away.
Alkol bağımlılığı tedavi edilemez.Alcoholism is incurable.
Bir papyonu nasıl bağlayacağımı unuttum.I've forgotten how to tie a bow tie.
Bir gemici düğümünü nasıl bağlayacağımı unuttum.I've forgotten how to tie a bowline.
Bağlantılı bir uçuşum var.I've got a connecting flight.
Tom'u biraz para bağışlaması için ikna edebildim.I've managed to persuade Tom to donate some money.
Birinin adımı bağırdığını duydum.I heard someone yelling my name.
Onların bağımsız işlerinin farkında mısın?Are you aware of their indie work?
O, lisedeki son sınıfının çoğunu ilaçlara bağımlı olarak geçirdi.She spent most of her senior year in high school strung out on drugs.
Sadece birinin bağırdığını duydum.I just heard someone scream.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod