bağırmak ile cümle
bağırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
(Yaşasın kutsal Almanya'mız!) diye bağırmak olmuştur.Hãy giết người Đức! – đấy là điều quê hương đang gào thét kêu la.
Yaşasın Fransa!" diye bağırmak oldu.フランス軍は「国民万歳!
Çığlık, tiz sesle bağırmaktır.ㅙ의 발음은 로 소리난다.
Yaşasın Fransa!" diye bağırmak oldu.תחי צרפת!".
Çığlık, tiz sesle bağırmaktır.בעודם מדברים בוקע את הדממה קול זעקה.
Yaşasın Fransa!" diye bağırmak oldu.Uzvikuje: Živjela demokracija!
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın?LEES HET CONTRACT! ...
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen. Kelle Avcısı ve Şirket!-계약서를 읽어! -소리칠 필욘 없잖아 -그냥 닥치고 읽어
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen. Kelle Avcısı ve Şirket!LÄS KONTRAKTET! ... måste du skrika? -- snälla.
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen. Kelle Avcısı ve Şirket!LIS LE CONTRAT !!
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen. Kelle Avcısı ve Şirket!PŘEČTI KONTRAKT!! ...Musíš křičet? --prosím.
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen.LEGGI IL CONTRATTO! ...
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen.LIES DEN VERTRAG! ...
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen.PRZECZYTAJ KONTRAKT! ...
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın?Διάβασε το συμβόλαιο!
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın?ЗАЧИТАЙ КОНТРАКТ!
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.더이상 먹을수도, 마실수도, 스테이지에서 소리칠수도 없고 공연을 보면서 서로 가쉽에 대해서 이야기 할수도 없지요.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.les bavardages pendant le spectacle furent proscrits.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.lidé už nemohli klábosit, museli být potichu po dobu představení.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.Żadnego jedzenia, picia, wrzasków czy plotkowania w trakcie koncertu.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.Больше никакой еды и напитков, криков в сторону сцены или болтовни во время представления.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.אין יותר לאכול, לשתות ולצעוק לעבר הבמה, או לרכל אחד עם השני במהלך המופע.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.لا للأكل أو الشُرب أو الصياح للواقفين على المسرح أو التهامس فيما بينهم أثناء العرض.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.ルールになってきたと いうことです 会場は静かになりました
[ bağırmak ](gristos)
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Az nem jó kutya, amivel kiabálni kell.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Ce n'est pas un chien sur lequel on crie.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Einen guten Hund schreit man nicht an.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Het is geen goede hond om naar te schreeuwen.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.소리를 질러야 하는 개는 좋은 개가 아닙니다.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.La un câine bun nu strigi de obicei.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Não é um bom cão para se gritar.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Nie krzyczy się na dobrego psa.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.No es un buen perro al que gritarle.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Non era un cane buono a cui urlare.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Δεν ήταν καλή ιδέα να φωνάξεις σε αυτό το σκύλο.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.На добро куче не се вика.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.На хорошую собаку не кричат.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.זה לא כלב טוב שאתה צועק עליו.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.وليس كلباً طيباً الذي تصرخ فيه.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.友達の多くが非常に賢い動物を調教しています。
[ bağırmak ][צעקה]
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Ahelyett, hogy mindenki kiabálna, azt kérem önöktől, hogy számolják meg, hogy hány jegyű a szám.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Au lieu de tous hurler, je veux que vous comptiez le nombre de chiffres de ce nombre.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Daripada anda semua meneriakkannya, saya mau anda menghitung berapa digit yang ada di dalam angka anda.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Decât să strigaţi cu toţii, vreau să număraţi câte cifre sunt în acel număr.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Invece di urlare tutti quanti, voglio che contiate quante cifre ci sono in quel numero.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.여러분 모두가 각각 답을 외칠 필요가 없게 우선 여러분의 답이 몇자리 수인지
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Statt dass alle durcheinander rufen, möchte ich wissen, wie viele Stellen die Zahl hat.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım. Tamam mı?En vez de que estén todos gritando, quiero que cuenten cuántos dígitos hay en ese número, ¿de acuerdo?
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım. Tamam mı?In plaats van dat jullie het allemaal gaan roepen, wil ik dat je me zegt hoeveel cijfers dat getal heeft.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım. Tamam mı?Zamiast krzyczeć, policzcie ile jest cyfr w tym numerze, OK?
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Αντί να φωνάζετε όλοι, θέλω να αρχίσετε να μετράτε πόσα ψηφία έχει αυτός ο αριθμός.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Вместо всички да викате, искам да преброите колко цифри има в това число.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Вместо того, чтобы все выкрикивали одновременно, я хочу, чтобы вы посчитали, сколько цифр eсть в этом числe.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Замість того, щоб ви всі кричали, я хочу, щоб ви порахували, скільки цифр має ваше число.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.במקום שכולכם תצעקו, אני רוצה שתספרו כמה ספרות יש
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.بدلا من أن تصرخوا، أريدكم أن تعدوا كم هنالك من مرتبة في ارقامكم
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.思った数が何桁か数えてください
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.A médiánknak ilyen szalagcímekkel kell üvöltenie, hogy felkeltse a figyelmünket.