bağırma ile cümle
bağırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Non era un cane buono a cui urlare.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.Δεν ήταν καλή ιδέα να φωνάξεις σε αυτό το σκύλο.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.На добро куче не се вика.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.На хорошую собаку не кричат.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.זה לא כלב טוב שאתה צועק עליו.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.وليس كلباً طيباً الذي تصرخ فيه.
Bağırmak için uygun bir köpek değildi.友達の多くが非常に賢い動物を調教しています。
[ bağırmak ][צעקה]
Bağırmasını engelleyemezsin Bu nasıl bu duruma geldi?Quería libertad atado y limitado
Bağırmayı bırak, çok gürültülü 2 parça¡Dejad de gritar! ¡Qué ruidosas! 2 cartas.
Bağırmayı bırak, çok gürültülü 2 parçaNu mai tipati, faceti atata galagie! -2 carti. -2 carti.
Bağırmayı bırakıp konuşmaya başlamamız lazım.그만 소리지르고 대화를 시작해야죠.
Bağırmayı bırakıp konuşmaya başlamamız lazım.We moeten stoppen met schreeuwen en beginnen te praten.
Bağırmayı bırakıp konuşmaya başlamamız lazım.Трябва да спрем да викаме и да почнем да разговаряме.
Bağırmayı bırakıp konuşmaya başlamamız lazım.עלינו להפסיק לצעוק ולהתחיל לדבר,
Bağırmayı bırakıp konuşmaya başlamamız lazım.نحتاج أن نكف عن الصراخ ونبدأ بالحديث
Bağırmayı bırakıp konuşmaya başlamamız lazım.そして大人の会話ができるのならば
-Bağırmayı kes.- Arrête de crier.
-Bağırmayı kes.-Deja de gritar.
-Bağırmayı kes.-Đừng la lớn.
-Bağırmayı kes.- Hör auf zu schreien.
-Bağırmayı kes.-Hör auf zu schreien.
-Bağırmayı kes.-Jos et huutaisi.
-Bağırmayı kes.- Ne kiabálj.
-Bağırmayı kes.-Ngừng la hét đi.
-Bağırmayı kes.- Nu mai ţipa.
-Bağırmayı kes.-Přestaň řvát.
-Bağırmayı kes.- Smettila di gridare.
-Bağırmayı kes.- Stop med at råbe.
-Bağırmayı kes.- Stop met schreeuwen.
-Bağırmayı kes.-Stop met schreeuwen.
-Bağırmayı kes.-Zamknij się.
-Bağırmayı kes.- Σταμάτα να φωνάζεις.
-Bağırmayı kes.-Перестаньте кричать.
-Bağırmayı kes.- Стига си викал.
Bana bağırmaya başlayınca tercümana"Bon, dites-lui de se calmer, qu'est-ce qu'il dit?"
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaE lui iniziò a gridarmi addosso e io dissi alla traduttrice
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaEr begann mich anzuschreien, und ich sagte zur Dolmetscherin:
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaHắn ta bắt đầu la hét, tôi bảo phiên dịch,
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaHij begon tegen me te schreeuwen en ik zei tegen de tolk:
Bana bağırmaya başlayınca tercümana그러자 그가 절 보고 소리쳤습니다. 전 통역사에게 말했습니다.
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaSaímos, ele estava furioso e eu percebi que tinha estragado tudo.
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaȘi el a început să strige la mine, așa că i-am spus translatoarei:
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaY comenzó a gritarme, así que le pregunté a la traductora:
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaZaczął na mnie krzyczeć, więc powiedziałem do tłumaczki,
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaΜου φώναζε, και λέω στη μεταφράστρια:
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaА он начал на меня кричать, и я сказал переводчице:
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaЧичото започна да ми крещи и аз казах на преводача:
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaוהוא התחיל לצעוק עליי, ואמרתי למתורגמנית,
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaو بدأ بالصراخ في وجهي و قلت للمترجمة،
Bana bağırmaya başlayınca tercümana彼を落ち着かせるように頼みました
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .Bà la mắng xối xả chưa từng có.
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .Belum pernah ibu memarahi saya sampai seperti itu.
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .Kiabált velem, úgy, mint még soha azelőtt.
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .제게 전에 없이 큰 소리를 질렀습니다.
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .Krzyczała na mnie jak nigdy przedtem.
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .Vpila je name kot še nikoli.
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .Vynadala mi jako nikdy předtím.
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .Y me regañó como nunca lo había hecho.
Bana daha önce hiç bağırmadığı kadar bağırdı .Ze schreeuwde naar me zoals ze nooit tevoren had gedaan.