bağırma ile cümle
bağırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Tom yeniden bağırmaya başladı.Tom started screaming again.
Bağırmaya gerek yok. Sizi duyabiliyorum.There's no need to shout. We can hear you.
Bağırmak ve çığlık atmak seni hiç bir yere götürmez.Yelling and screaming is not going to get you anywhere.
Gerçekten yüksek sesle bağırmak zorunda mıydın?Did you really have to yell that loud?
Tom acı içinde bağırmaya başladı.Tom began screaming in pain.
Tom Mary'nin sürekli bağırmasından rahatsız oldu.Tom is irritated by Mary's constant yelling.
Bağırmayı bırak. Başım ağrıyor.Stop yelling. My head hurts.
Avazının çıktığı kadar bağırmak zorunda değilsiniz.You don't have to shout at the top of your voice.
Tom avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.Tom started screaming at the top of his lungs.
Tom ve Mary birbirlerine bağırmaya başladı.Tom and Mary started screaming at each other.
Canım bağırmak istedi.I felt like screaming.
Bağırmayı durdurabilir misin?Can you stop yelling?
Bağırmak zorunda değilsin.You don't have to yell.
Bağırmana gerek yok.You don't have to shout.
Bana bağırmak zorunda değilsin.You don't have to yell at me.
Bağırma yoksa ölürsün.Don't scream, or you're dead.
Senin bağırman gereken Tom.It's Tom you should be yelling at.
Sana tekrar bağırmayacağım.I'm not going to yell at you again.
Çocuğuma bağırma.Don't yell at my kid.
Tom duyulmak için bağırmak zorunda kaldı.Tom had to shout to be heard.
Duyulmak için bağırmak zorunda kaldım.I had to shout in order to be heard.
Kulağıma bağırmayı bırak.Stop yelling in my ear.
Bağırmaktan vazgeç.Stop shouting.
Tom'a tekrar bağırmanı istemiyorum.I don't want you to yell at Tom again.
Sana bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at you.
Onlara bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at them.
Ona bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at him.
Ben ona bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at her.
Onlara bağırma.Don't yell at them.
Ona bağırma.Don't yell at him.
Lütfen onlardan bağırmamalarını iste.Please ask them not to shout.
Ona lütfen bağırmamasını söyle.Please ask him not to shout.
Lütfen bağırmamasını rica et.Please ask her not to shout.
Dan, Linda'ya bağırmadı bile.Dan didn't even yell at Linda.
Dan içeri geldi ve bağırmaya başladı.Dan came inside and started shouting.
Bağırmaya gerek yok.There's no need to yell.
Tom Mary'ye bağırmaya başladı.Tom started yelling at Mary.
Kes bağırmayı! Başımı ağrıtıyorsun.Stop screaming! You're giving me a headache.
Kimse bağırmadı.No one shouted.
Tom'un futbol maçında bağırmaktan sesi kısılmıştı.Tom was hoarse from yelling at the football match.
Ben bağırmak istedim.I wanted to scream.
Biri bağırmaya başladı.Someone started screaming.
Annesi bağırmaya başladı.Her mother started shouting.
Ben bağırmadım.I didn't yell.
Tom bağırmak zorunda değildi. Biz yine de onu duyabilirdik.Tom didn't have to shout. We could've heard him anyway.
Kalabalık bağırmaya başladı.The crowd began to shout.
Bağırman gerekmez, şimdi seni iyi duyabiliyorum.You don't need to shout, I can hear you just fine.
Polis memuru Pazartesi'den Cuma'ya kadar bağırmaz.The police officer doesn't shout from Monday through Friday.
Lütfen bağırmayın.Please don't shout.
Tom asla bize bağırmaz.Tom never yells at us.
Kulağıma bağırma.Don't scream in my ear!
Bağırmana gerek yok. Seni iyi duyabiliyorum.You don't need to yell. I can hear you just fine.
Tom yardım için bağırmadı.Tom didn't yell for help.
Tom yardım için bağırmaya devam etti.Tom kept screaming for help.
Keşke Tom sürekli bağırmaktan vazgeçse.I wish Tom would stop screaming all the time.
Keşke Tom bana bağırmaktan vazgeçse.I wish Tom would stop yelling at me.
Tom'un bana her zaman bağırmasına alışkınım.I'm used to Tom always yelling at me.
Tom çılgınca bağırmaya başladı.Tom began to cry hysterically.
Tom, Mary'ye bağırmaya başladı.Tom started screaming at Mary.
Tom'a bağırmadım.I didn't shout at Tom.