bağırma ile cümle

bağırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Então começaram a circular, a avisar toda a gente: "Cuidado, a polícia está a chegar".
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.그래서 그들이 모든 사람들에게 "경찰이 온대요. 조심해요. 경찰이 온대요"라고 하면서 여기저기 뛰어다니기 시작했어요.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Sehingga mereka mulai berlari dan berkata bahwa polisi datang, awas, polisi datang.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Sie begannen also, herumzurennen und allen zu sagen, dass die Polizei komme, passt auf, die Cops kommen.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Takže tam začali pobehovať a všetkým hovoriť, že policajti sú na ceste, bacha, policajti sú na ceste.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Takže začali procházet obchodem a všem říkali, že policie je na cestě, pozor, přijíždí policie.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Thế là họ bắt đầu chạy vòng vòng báo với mọi người rằng cảnh sát đang tới đó, cẩn thận, cảnh sát đang tới đó.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Zaczęli biegać dookoła strasząc, że policja jest już w drodze.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Ze begonnen rond te lopen en iedereen te vertellen dat de politie eraan kwam, pas op, ze komen.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Άρχισαν λοιπόν να τρέχουν παντού και να λένε σε όλους ότι ερχόταν η αστυνομία και να προσέχουμε.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Вони почали бігати по супермаркету, вигукуючи, що зараз приїде поліція.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.И они стали бегать вокруг, говоря всем, что идут полицейские, берегитесь, мол, полицейские идут.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.אז הם התחילו להתרוצץ ואמרו לכולם שהשוטרים מגיעים, להיזהר, השוטרים מגיעים.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.لذلك قرروا أن يجولوا في المكان مخبرين كل شخص أن الشرطة قادمة، احترسوا الشرطة قادمة.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.然後我哋就開始周圍跑 通知其他人警察要嚟喇!睇住啊!警察要嚟喇!
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.「警察が来るぞ いいのか」と皆に警告し始めました ちょうどここの映像で警官たちが見えます
Hey Bob, hızlı düşün! [Cam kırılır] [Bağırma]밥, 서두르라고!
Iste o zaman bagirmaya baslayacak.Dan dia akan mulai menjerit.
Iste o zaman bagirmaya baslayacak.És el fog kezdeni üvölteni.
Iste o zaman bagirmaya baslayacak.E vedrai come inizia a strillare.
Iste o zaman bagirmaya baslayacak.Och han kommer börja skrika.
Iste o zaman bagirmaya baslayacak.Si va incepe sa urle.
Iste o zaman bagirmaya baslayacak.Und er wird zu schreien anfangen.
Iste o zaman bagirmaya baslayacak.Και θα αρχίσει να ουρλιάζει.
Iste o zaman bagirmaya baslayacak..ואז הוא יתחיל לצרוח
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.A on začne řvát.
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.Dan dia akan mulai berteriak-teriak.
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.És el fog kezdeni üvölteni.
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.E vedrai come inizia a strillare.
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.Ja kun se on siellä sisällä tee ii-ii-ii...
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.Och han kommer börja skrika.
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.Si va incepe sa urle.
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.Und er wird zu schreien anfangen.
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.И он собирается начинать кричать.
İşte o zaman bağırmaya başlayacak.ואז הוא יתחיל לצרוח.
(Kahkahalar) Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.(latter) så de begyndte at løbe rundt og sagde til at politiet kom, pas på, politiet kommer.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.메리는 소리하지 못했지만, 그녀는 것을 바라 보았다.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria ei huuda, mutta hän katseli asioita.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria não gritar, mas ela olhou para as coisas.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.María no gritar, pero ella miraba las cosas.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria non gridare, ma lei guardava le cose.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria nu a striga, dar ea a uitat la lucruri.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria skrek inte, men hon tittade på saker.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria tidak berteriak, namun ia memandang hal.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Marie n'a pas crier, mais elle regardait les choses.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary đã không hét lên, nhưng cô nhìn vào những thứ.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary havde ikke råbe, men hun så på tingene.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maryja nie krzyczeć, ale patrzyła na rzeczy.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary nemal kričať, ale vyzerala na veci.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary neměl křičet, ale vypadala na věci.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary nem kiabált, de nézett dolgokat.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary niet schreeuwen, maar ze keek naar dingen.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary ni kriči, ampak je pogledala na stvari.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary schrie nicht, aber sie sah Dinge.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary δεν φωνάζουν, αλλά κοίταξε τα πράγματα.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Мария не крещи, но тя погледна на нещата.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Мері не кричав, але вона дивилася на речі.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Мэри не кричал, но она смотрела на вещи.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.מרי לא לצעוק, אבל היא הסתכלה דברים.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.مريم لم يكن يصرخ ، لكنها نظرت إلى الأشياء.

İlgili Sayfalar