bağırma ile cümle

bağırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çok tepki veriyorsun !' dedi ve saymaya başladı, 10 saniye sonra bağırması kesilmişti.והחלה לספור, ותוך 10 שניות זה הסתיים.
Çok tepki veriyorsun !' dedi ve saymaya başladı, 10 saniye sonra bağırması kesilmişti.وبدأت تعّد، وخلال 10 ثوان انتهى الأمر.
Çok tepki veriyorsun !' dedi ve saymaya başladı, 10 saniye sonra bağırması kesilmişti.表彰モノの「アジャイルミラクル」です!
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.A fumaça e gritos foram suficientes para abalar os nervos de aço.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.A füst és kiabálva volt ahhoz, hogy rázza idegeit acél.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Asap dan berteriak sudah cukup untuk mengguncang saraf baja.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Den røg og råbte var nok til at ryste nerver af stål.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.De rook-en schreeuwen waren genoeg om stalen zenuwen te schudden.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Der Rauch und Geschrei waren genug, um Nerven aus Stahl zu schütteln.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Dim in kričanje je bilo dovolj, da se pretrese jeklene živce.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Dym a krik bol natoľko otriasť nervy zo železa.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Dymu i krzyki były wystarczające, aby wstrząsnąć nerwy ze stali.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.El humo y los gritos fueron suficientes para sacudir los nervios de acero.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Fumul şi strigând au fost suficiente pentru a se agită nervi de oţel.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Il fumo e le grida erano sufficienti a scuotere i nervi d'acciaio.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Khói và la hét đủ để lắc thần kinh thép.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.연기와 소리 지른다고 강철 신경을 흔들 정도로되었습니다.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Kouř a křik byl natolik otřást nervy ze železa.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.La fumée et des cris ont suffi à ébranler des nerfs d'acier.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Röken och ropade var tillräckligt för att skaka nerver av stål.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Savu ja huutaminen olivat tarpeeksi ravistaa rautaiset hermot.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Ο καπνός και φωνάζοντας ήταν αρκετή για να ταρακουνήσει τα νεύρα από ατσάλι.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Дим і кричати було достатньо, щоб похитнути сталеві нерви.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Димът и викове бяха достатъчни, за да се разклаща нерви от стомана.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Дым и кричать было достаточно, чтобы поколебать стальные нервы.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.העשן והצעקות היו מספיק ללחוץ עצבים של ברזל.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.وكان الدخان والصراخ يكفي لهز أعصاب فولاذية.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.彼女は美しく答えた。
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Azon a héten, amikor bevezettük nálunk is az ellenőrzőlistát, a szülői üvöltözés felére csökkent.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Die week dat we een ochtend-checklist introduceerden, werd het ouderlijk geschreeuw tot de helft herleid.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.이 아침 확인 목록을 우리집에 도입한 첫 주에 저희 부부의 잔소리가 반으로 줄었습니다.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.La settimana in cui abbiamo introdotto la checklist mattutina in casa nostra le urla si sono dimezzate.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Tuần tôi mang về gia đình danh sách kiểm tra buổi sáng, tiếng la hét của cha mẹ giảm một nửa.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.W tygodniu, w którym wprowadziliśmy poranną listę, zredukowaliśmy rodzicielskie wrzaski o połowę.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Την εβδομάδα που εισαγάγαμε την πρωινή λίστα στο σπίτι μας οι γονικές κραυγές μειώθηκαν στο μισό.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Седмицата, в която сложихме сутрешният списък със задачи намали родителските крясъци наполовина.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Того тижня, коли я повісив ранковий список у своєму будинку, ми з дружиною репетували вдвічі менше.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.בשבוע שהכנסנו הביתה את רשימת הבוקר זה הפחית בחצי את צעקות ההורים.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.مباشرة في الأسبوع الذي أدرجنا فيه قائمة مرجعية صباحية في منزلنا، إنخفظت نسبة الصراخ إللى النصف.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.親の怒り声が半減したんです (笑) でも本当の変化は 家族会議をする時に訪れたんです
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Ahelyett, hogy mindenki kiabálna, azt kérem önöktől, hogy számolják meg, hogy hány jegyű a szám.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Au lieu de tous hurler, je veux que vous comptiez le nombre de chiffres de ce nombre.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Daripada anda semua meneriakkannya, saya mau anda menghitung berapa digit yang ada di dalam angka anda.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Decât să strigaţi cu toţii, vreau să număraţi câte cifre sunt în acel număr.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Invece di urlare tutti quanti, voglio che contiate quante cifre ci sono in quel numero.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.여러분 모두가 각각 답을 외칠 필요가 없게 우선 여러분의 답이 몇자리 수인지
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Statt dass alle durcheinander rufen, möchte ich wissen, wie viele Stellen die Zahl hat.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım. Tamam mı?En vez de que estén todos gritando, quiero que cuenten cuántos dígitos hay en ese número, ¿de acuerdo?
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım. Tamam mı?In plaats van dat jullie het allemaal gaan roepen, wil ik dat je me zegt hoeveel cijfers dat getal heeft.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım. Tamam mı?Zamiast krzyczeć, policzcie ile jest cyfr w tym numerze, OK?
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Αντί να φωνάζετε όλοι, θέλω να αρχίσετε να μετράτε πόσα ψηφία έχει αυτός ο αριθμός.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Вместо всички да викате, искам да преброите колко цифри има в това число.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Вместо того, чтобы все выкрикивали одновременно, я хочу, чтобы вы посчитали, сколько цифр eсть в этом числe.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Замість того, щоб ви всі кричали, я хочу, щоб ви порахували, скільки цифр має ваше число.
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.במקום שכולכם תצעקו, אני רוצה שתספרו כמה ספרות יש
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.بدلا من أن تصرخوا، أريدكم أن تعدوا كم هنالك من مرتبة في ارقامكم
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.思った数が何桁か数えてください
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Au început să se agite, spunând tuturor că vine poliţia: "Aveţi grijă: vine poliţia."
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.De började springa runt och säga till alla att polisen var på väg, se upp, polisen kommer.
Herkes etrafta koşuşturup polisler geliyor, dikkat edin, polisler geliyor diye bağırmaya başladı.Empezaron a correr diciéndole a todos que venía la policía, atención, que venía la policía.

İlgili Sayfalar