bağıran ile cümle
bağıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.54
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Τα ονόματα δεν θα με πληγώσουν ποτέ."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Прозвища не трогают меня".
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Прякорите няма да ме наранят".
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil.ולא הדים נמוגים של קולות שזועקים, "כינויים לא יפגעו בי."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil.لا أصداء أصوات متلاشية تبكي، "الأسماء التهكمية لن تؤذيني أبدا."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil.叫ぶ声の 消え行くこだまではない 傷つけられたのは事実だ
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduAs pessoas gritavam-me quando passavam de carro:
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduCzasem ktoś krzyczał z przejeżdżających samochodów:
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduFolk råbte til mig fra biler, når de kørte forbi:
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduFolk ropade till mig från passerande bilar.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurdu "Git bir iş bul!"Les gens me criaient dessus en passant en voiture. " Trouve-toi un boulot ! "
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduHọ la hét từ trong ô tô khi đi ngang qua tôi.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduJotkut huusivat ohi ajaessaan.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurdu차를 타고 지나가면서 외치길,
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduLa gente me gritaba desde sus carros:
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduLa gente mi urlava dalle macchine di passaggio.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduLidi na mě křičeli z kolemjedoucích aut.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduĽudia na mňa kričali z okoloidúcich áut:
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduMenschen schrieen mich aus ihren Autos an.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduMensen reden langs in hun auto en schreeuwden:
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduOameni ce strigau la mine din mașinile lor în mișcare:
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduOrang-orang akan berteriak kepada saya dari mobil mereka yang lewat.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduRámüvöltöttek az elhaladó autóikból.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduΆνθρωποι φώναζαν από τα αυτοκίνητα που περνούσαν.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduЛюди, проїжджаючи повз у своїх машинах, кричали мені:
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduХората ми крещяха от колите си.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduאנשים היו צועקים אלי ממכוניותיהם החולפות.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduيصيح الناس في من سياراتهم المارة.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurdu「仕事しろ!」って怒鳴られます
Tahrir Meydanı'nda, "Müslümanlar, Hristiyanlar, hepimiz biriz" diye bağıranların olmalıdır.يجب أن يكون المطالب من قبل من هم في ميدان التحرير الذين هتفوا "المسلمين والمسيحيين، ونحن واحدة."
Tahrir Meydanı'nda, "Müslümanlar, Hristiyanlar, hepimiz biriz" diye bağıranların olmalıdır.女性をいじめる人々が 未来を担うべきではなく
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.꼬치꼬치 캐묻는 꼬마들이 아닙니다
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.A tua narina dilatou. Vi aquele programa de TV 'Lie To Me' (Mente-me). Sei que estás a mentir."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Az orrlyukad kitágult. Én nézem a "Hazudj, ha tudsz!" sorozatot. Tudom, hogy hazudsz!"
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Dein Nasenflügel hat sich bewegt. Ich schau "Lie to Me" im Fernsehen. Ich weiß, dass du lügst."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Din näsborre vidgades. Jag kollar på TV programmer 'Lie to me'. Jag ver att du ljuger."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Du flagrede med næseboret. Jeg ser det TV show 'Lie To Me'. Jeg ved at du lyver."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Hai allargato le narici. Io guardo alla TV 'Lie to me'. Lo so che stai mentendo".
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Je neusvleugel bewoog. Ik heb het op tv geleerd. Ik weet dat je liegt."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Lỗ mũi của cậu phập phồng. Tôi đã xem chương trình "Thử nói dối đi. Tôi biết bạn đang nói dối."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Rozšířily se ti nozdry. Viděla jsem pořad "Lži mi," vím, že lžeš."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Rozszerzyłeś nozdrza. Oglądam serial "Magia kłamstwa" i wiem, że kłamiesz.
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Saya menonton acara TV "Berbohong padaku," "Aku tahu kau berbohong."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Šklbli ste obočím, rozšírili sa vám nosné dierky. Pozerám ten seriál Klamári.
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Ți-a tremurat nara! M-am uitat la emisiunea 'Minte-mă'. Știu că minți."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Tus fosas nasales se dilataron. Yo veo esa serie de TV 'Miénteme'. Sé que estás mintiendo."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Votre narine a frémit. J'ai regardé la série télé 'Lie to me.' Je sais que vous mentez."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Το ρουθούνι σου κουνήθηκε. Βλέπω το "Πες μου Ψέματα" στην τηλεόραση. Το ξέρω ότι λες ψέματα".
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Въздъхнал си. Гледам онова телевизионно шоу "Излъжи ме. Знам, че лъжеш."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Ти роздув ніздрі. Я дивлюся серіал "Теорія брехні". Я знаю, що ти брешеш".
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.Ты раздуваешь ноздри. Я смотрю по телевизору шоу "Обмани меня". Я знаю, что ты лжешь!"
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.אני צופה בתוכנית הטלוויזיה 'שקר לי'. אני יודע שאתה משקר."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.أشاهد عرض التلفزيون "أكذب علي". أعرف بأنك تكذب".
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.嘘発見人は 嘘を見つけるための
İlgili Sayfalar