bağıran

C2 seviye
TR → EN
"bağıran" kelimesinin İngilizcesi: screaming. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelscreaming
Görsel
Beyaz Arka Planda Öfkeli Bağıran Anime Tarzı Güneş Karakterleri Deseni
Tanım
•bağırmak sözcüğünün tamamlanmamış ortaç çekimi
Örnek Cümleler
Bağıran kişi ben değildim.
I wasn't the one who yelled.
Annene bağıran kişi ben değilim.
I'm not the one who yelled at your mother.
Polis memurları, bağıran adamı gözaltına aldı.
The police officers took the man who was yelling into custody.
O bir tavuskuşu. Az önce bağıran bir tavuskuşuydu.
It's a peacock. It was a peacock that cried just now.
Çocuklarına bağıran insanlara tahammül edemiyorum.
I can't stand people who yell at their kids.
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurdu
People would yell at me from their cars.
Daha sonra halk onu Mina, Bağıran Kraliçe olarak adlandırdı.
Later, the public called Mina the Queen of the Screamers.
Yukarılardan "Sauve! (kurtuldu)" diye bağıran bir ses duyulur.
Noise-induced hearing loss (NIHL) is hearing impairment resulting from exposure to loud sound.
Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.
Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.
You flared your nostril. I watch that TV show 'Lie To Me.' I know you're lying."
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."
Most of those who follow him will be from the tribe of Kalb.
Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.
Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
bağıran ile daha fazla örnek cümle →