bağıran ile cümle
bağıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O bir tavuskuşu. Az önce bağıran bir tavuskuşuydu.It's a peacock. It was a peacock that cried just now.
Tom bağıran fanatik kızlardan oluşan bir kalabalık tarafından çevrilmişti.Tom was surrounded by a horde of screaming fangirls.
Annene bağıran kişi ben değilim.I'm not the one who yelled at your mother.
Polis memurları, bağıran adamı gözaltına aldı.The police officers took the man who was yelling into custody.
Bağıran kişi ben değildim.I wasn't the one who yelled.
Çocuklarına bağıran insanlara tahammül edemiyorum.I can't stand people who yell at their kids.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."Most of those who follow him will be from the tribe of Kalb.
Yukarılardan "Sauve! (kurtuldu)" diye bağıran bir ses duyulur.Noise-induced hearing loss (NIHL) is hearing impairment resulting from exposure to loud sound.
Yüksek sesli ve senkoplu şarkı söyleyişi, ona Bağıran Kraliçe lakabını kazandırdı.Her loud syncopated singing earned her the nickname Queen of Screamers.
Plebler, bağıran kişinin fikirlerini özgürce söyleyememesini protesto etmişlerdir.The plebeian protested that he was unable to speak his mind freely.
Daha sonra halk onu Mina, Bağıran Kraliçe olarak adlandırdı.Later, the public called Mina the Queen of the Screamers.
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Names will never hurt me."
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.You flared your nostril. I watch that TV show 'Lie To Me.' I know you're lying."
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduPeople would yell at me from their cars.
Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
(Resulüm!) Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Unutma ki seslerin en çirkini, avazı çıktığınca bağıran eşeklerin sesidir.Surely the most repulsive voice is the donkey's."
Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."Die meisten, die seitdem auf der Insel lebten, sind ihre Nachkommen (Långöraslägen).
Yüksek sesli ve senkoplu şarkı söyleyişi, ona Bağıran Kraliçe lakabını kazandırdı.Rätselhaft und spöttisch lächelnd umgarnt sie den geschlagenen König.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."La maggior parte di essi mendica.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."Но вы — большинство из вас — можете там побывать .
Yukarılardan "Sauve! (kurtuldu)" diye bağıran bir ses duyulur.Установлен колокол Благовест, чей звон слышен и жителям соседних сел.
Yürüyüşleri şişe fırlatan ve bağıran kalabalıklarla yüz yüze geldi ve bir isyana neden olmaktan korktular.Moje książki przyjęto wśród zbyt wielu krzyków czy nienawiści, by mogły wywołać jakiś skutek.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."De flesta som bott på ön sedan dess är deras ättlingar (Långörasläkten).
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."Kebanyakan dari mereka yang hijrah keluar negeri disebabkan olah berbagai alasan.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."ほとんど全ての者を汝(うぬ)、彼奴(きゃつ)呼ばわりした。
Yol kana susamış, bağıran halk ile doludur.曲がったことと汚いもの(こと)を嫌う熱血漢。
Yol kana susamış, bağıran halk ile doludur.名稱寶杖善降妖,永鎮靈霄能伏怪。
Yukarılardan "Sauve! (kurtuldu)" diye bağıran bir ses duyulur.Възможно е това да е слух, разпространен сред наследниците на Ягода, след като той изпада от властта.
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Ak je oheň v tvare osoby s rukami po stranách, ako by zúfalo kričala: "Pomoc! Horím!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Dacă focul e de forma unei persoane cu brațele ridicate de parcă ar striga frenetic: "Ajutor!" Sunt în foc!
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --만약 불의 모양이 사람 두 팔에 불 붙은 거라면, 마치 그녀가 급하게 큰소리로
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Kształt ognia jest jak osoba z ramionami po bokach, gorączkowo krzycząca: "Pomocy! Palę się!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Nếu đám lửa có hình dạng của một người với hai cánh giơ lên, và khi người đó hét lên, "Cứu! Tôi đang bị cháy"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Obliko ognja lahko vidimo kot človeka z roko na vsaki strani. Videti je, kot da kriči: "Na pomoč!
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Tvar OHNĚ je člověk s rukama po stranách, jakoby zoufale křičel: "Pomoc! Já hořím!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Ако формата на огъня е човек с 2 ръце от двете страни, сякаш пищи истерично "Помощ, горя!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --אם צורת האש היא של אשה עם שתי זרועות משני הצדדים, כאילו צורחת בטירוף,
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --إذا كان شكل النار يبدو كامرأة لها ذراعان بكلا الجانبين، كما لو أنها تصرخ باهتياج قائلة،
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --両側に広げている人のようなら まるで取り乱して こう叫んでいるようです 「助けて!火事なの!」
Bazen de tartaklanırdım. Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduПорой ко мне приставали, кричали из проезжающих машин:
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Csúfolások soha nem fognak bántani."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Gli insulti non mi feriranno mai".
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."놀림으로는 절대 나를 다치게 하지 못한다."고 외치는 희미한 메아리가 아닙니다.
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Les mots ne me blesseront jamais."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Nadávky mi nemohou ublížit."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Nama ejekan tidak akan pernah melukaiku."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Namen werden mir nie wehtun."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Namn kommer aldrig göra mig illa."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Navne vil aldrig skade mig."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil.'Những cái tên không làm tôi đau"
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Nimittely ei satuta minua."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Os nomes não me ofendem."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Poreclele nu mă vor răni."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Scheldwoorden raken me niet."
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Słowa mnie nie zranią".
"Lakaplar beni asla incitemez" diye bağıran sesin sönen yankıları değil."Zmerljivke me ne bolijo."
İlgili Sayfalar