bağır ile cümle

bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Člověk zazvonit na zvonek a pokřikovali něco?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Czy jeden pierścień dzwon lub krzyczeć trochę?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Doit-on sonner une cloche ou de crier un peu?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Er en ring en klokke eller råbe lidt?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Fa un anello di una campana o un urlo un po '?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Har en ring i en klocka eller skrika lite?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Heeft men een belletje rinkelen of schreeuwen een beetje?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?놈은 Jeeves? 반지 종 조금 소리 또는합니까?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Một trong vòng một chuông hoặc hét lên một chút?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Muss man eine Glocke läuten oder schreien ein bisschen?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Naj nekdo spomnim se, ali krik malo?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Pitääkö kuulostaa tutulta tai huutaa hieman?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Van egy gyűrű egy harang, vagy kiabálni egy kicsit?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Дали един пръстен камбана или крещи малко?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Разве одно кольцо колокола или кричать немного?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Хіба одне кільце дзвони або кричати трохи?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?私は良い硬いB. -と- sの主題を議論したいと思います。彼と一緒に!"
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.한 사람이 나무를 벨 때에 도끼가 자루에서 빠져 물에 떨어진지라 이에 외쳐 가로되 아아 내 주여 이는 빌어온 것이니이다
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.Men da en av dem felte sin bjelke, falt øksen i vannet; da ropte han: Å, min herre, den var enda lånt.
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.ויהי האחד מפיל הקורה ואת הברזל נפל אל המים ויצעק ויאמר אהה אדני והוא שאול׃
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.واذ كان واحد يقطع خشبة وقع الحديد في الماء. فصرخ وقال آه يا سيدي لانه عارية.
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.有 一 人 砍 樹 的 時 候 、 斧 頭 掉 在 水 裡 、 他 就 呼 叫 說 、 哀 哉 、 我 主 阿 、 這 斧 子 是 借 的
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.有 一 人 砍 樹 的 時候 、 斧頭 掉在 水裡 、 他 就 呼叫說 、 哀哉 、 我 主阿 、 這 斧子 是 借的
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Am auzit pe cineva spunând că ești la fel de sănătos ca și intestinul tău.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Escuché a alguien decir que eres tan sano como tu intestino.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Ho sentito qualcuno dire che stiamo bene fuori se siamo sani dentro.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Ik hoorde iemand zeggen dat je net zo gezond bent als je ingewanden.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Jag har hört någon säga att du lika hälsosam som din mage.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.J'ai entendu quelqu'un dire que l'on est en aussi bonne santé que nos tripes le sont.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Jeg har hørt nogen sige at du er lige så sund som din mave.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Jemand hat einmal gesagt, dass jeder so gesund ist wie der eigene Darm.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.저는 몇몇분들이 자신의 배만큼 건강하단 말을 하는 것을 들었는데요.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Mọi người thường nói khỏe từ bên trong cơ thể.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Ouvi alguém dizer que tu és tão saudável como o teu intestino.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Počula som niekoho povedať, že ste takí zdraví ako vaša tráviaca sústava.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Saya mendengar seseorang mengatakan bahwa kesehatan Anda sama dengan usus Anda.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Slyšela jsem někoho říkat, že jste tak zdravý jako jsou vaše střeva.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Słyszałam jak ktoś powiedział, że jesteśmy tak zdrowi jak nasze bebechy.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Valakitől hallottam, hogy annyira vagyunk egészségesek, mint amennyire a beleink azok.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Κάποιοι λένε ότι η υγεία μας εξαρτάται από την υγεία του εντέρου μας.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Говорят, что мы здоровы настолько, насколько здоровы наши кишки.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Чух някой да казва, че сте толкова здрави, колкото са червата ви.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.Я чула, як хтось казав: що ви такі здорові, як ваш кишківник.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.שמעתי מישהו אומר שאתה בריא כמו המעי שלך.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.لقد سمعت أحدهم يقول أنك تكون صحيحا بقدر صحة أمعائك.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.言葉があるように 体に良い微生物の入ったヨーグルトを食べて
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Een groeide uit de voorkant en was al uitgebroken en vastgehecht aan de darmen.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Einer war vorne herausgewachsen und bereits ausgebrochen und hatte sich an den Darm gehängt.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.En växte ut på framsidan och hade redan brutit igenom, och växt fast vid tarmarna.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Jedna rostla zepředu a již praskla a dostala se mezi vnitřnosti.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Jedna wyrastała z przodu, przebiła się przez nerkę i przyczepiła do jelita.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.하나는 앞쪽에서 자라다가 이미 터져서 장에 달라붙었습니다.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.L'une poussait sur le devant et avait déjà éclaté et elle s'accrochait au boyau.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Salah satunya tumbuh ke depan dan sudah pecah, dan menempel pada usus.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Uma estava a crescer à frente e já tinha entrado em erupção, e estava agarrada ao intestino.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Una creştea în faţă şi deja erupsese, şi se prinsese de intestin.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Una estaba creciendo hacia el frente, ya había salido y estaba aferrada al intestino.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Una stava crescendo nella parte anteriore e stava già uscendo, attaccandosi all'intestino.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Η μια αναπτύσσοταν μπροστά και είχε ήδη ανοίξει και ήταν αγκυρωμένη πάνω στο έντερο.
Bir tanesi ön tarafta ve şimdiden patlak vermiş, ve bağırsağı kavramıştı.Едното растеше отпред и вече беше изригнало и се беше съединило с червото.

İlgili Sayfalar