bağır ile cümle

bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bağırın lütfen, hangi yıl? İzleyici:크게 말해주세요,몇 년생이시죠? 관객:
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Papa ist immer betrunken und macht ständig Terz. Manchmal schlägt er uns sogar.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Papā sempre ubriaco, che si mette nei pasticci.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Papá siempre borracho, metiéndose en líos.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Småungarna bråkar. Farsan ölar och är på snusen och kommer hem och bråkar.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Táta chodí domu opilý, křičí a někdy nás bije.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Tata wracał pijany i wrzeszczał na nas i czasami bił.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Ο μπαμπάς μεθάει κι όταν γυρίζει σπίτι κάνει σαματά.
Bağırın lütfen, hangi yıl? İzleyici:Φωνάξτε το δυνατά, ποια χρονιά; (Κοινό):
Bağırın lütfen, hangi yıl? İzleyici:قله بصوت عالي، أيا سنة؟ الجمهور:
Bağırın lütfen, hangi yıl?Katerega leta?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Lo gridi: che anno?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Mikä vuosi? Yleisö:
Bağırın lütfen, hangi yıl?Parlez très fort, quelle année?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Proszę głośno, który rok?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Roept u maar, welk jaar?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Rufen Sie es, welches Jahr?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Striga mai tare, ce an?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Teriak saja, tahun berapa?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Zakričte, ktorý rok?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Zavolejte na mě, který rok?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Викнете силно, коя година?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Голосно скажіть, який у вас рік?
Bağırın lütfen, hangi yıl?Громко кричите, какой год?
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Ei hän huuda eikä korota ääntään, ei anna sen kuulua kaduilla.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.El nu va striga, nu-Şi va ridica glasul, şi nu -l va face să se audă pe uliţe.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Er wird nicht schreien noch rufen, und seine Stimme wird man nicht hören auf den Gassen.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han råber og skriger ikke, løfter ej Røsten på Gaden,
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han skal ikke skrike og ikke rope, og han skal ikke la sin røst høre på gaten.
Bagirt Eger onun canini yakmaktan korkuyorsan, bu odaya gelme.Αν φοβάσαι να τον χτυπήσεις ... ... μην έρχεσαι σ' αυτό το δωμάτιο.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han skall icke skria eller ropa och icke låta höra sin röst på gatorna.
Bağıracak olsaydım, "Aaa!" değil... ...telsize "Yaa!" diye bağırırdım.Aku akan bilang "ack!" lewat HT, lalu aku akan bilang "yack!"
Bağıracak olsaydım, "Aaa!" değil... ...telsize "Yaa!" diye bağırırdım.Azt mondta, beleordítottam az adó-vevőbe, hogy áák. De ha megijedek, én azt kiáltom: 'kjaak'!
Bağıracak olsaydım, "Aaa!" değil... ...telsize "Yaa!" diye bağırırdım.Hai detto che ho gridato "AHH" nel walkie talkie. Ma quando mi spavento, io urlo "Kyaa"!
Bağıracak olsaydım, "Aaa!" değil... ...telsize "Yaa!" diye bağırırdım.Vous avez dit que j'ai crié "AAAH". Mais moi, quand je suis surprise, je crie "KYAAA" !
Bağıracak olsaydım, "Aaa!" değil... ...telsize "Yaa!" diye bağırırdım.لو أنا قلت " ااك " من خلال اللأسلكي ,ـ عندها سأقول " ياااك "!ـ
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››A gdy usłyszał, żem wyniosła głos mój, i zawołała, zostawiwszy szatę swoję u mnie, uciekł, i wyszedł precz.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››A když uslyšel, že jsem hlasu svého pozdvihla a křičela, nechav roucha svého u mne, utekl a vyšel ven.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››e ouvigiu-se para ela no caminho, e disse: Vem, deixa-me deixou, aqui a sua capa e fugiu, escapando para fora.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››És lõn, a mint hallja vala, hogy fenszóval kezdék kiáltani, ruháját nálam hagyá és elfuta és kiméne.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››in ko je slišal, da sem zagnala glas in klicala, je pustil obleko svojo poleg mene in pobegnil in šel iz hiše.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Ja kun hän kuuli minun kirkaisevan ja huutavan, jätti hän vaippansa viereeni, pakeni ja riensi ulos."
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››그가 나의 소리질러 부름을 듣고 그 옷을 내게 버려두고 도망하여 나갔느니라 하고
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››og da han hørte, at jeg gav mig til at råbe, lod han sin Kappe blive hos mig og flygtede ud af Huset!"
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››og da han hørte at jeg satte i å rope, lot han sin kappe efter sig hos mig og flyktet ut av huset.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Şi, cînd a văzut că ridic glasul şi strig, şi -a lăsat haina lîngă mine şi a fugit afară.``
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Und da er hörte, daß ich ein Geschrei machte und rief, da ließ er sein Kleid bei mir und lief hinaus.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Vừa khi nó nghe ta cất tiếng la, thì tuột áo lại bên ta, chạy trốn ra ngoài.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Vừa khi nó nghe ta cất_tiếng la , thì tuột áo lại bên ta , chạy trốn ra ngoài .
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Waktu mendengar teriakan saya, ia lari ke luar dan jubahnya tertinggal.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Y él, viendo que yo alzaba la voz y gritaba, dejó a mi lado su manto, se escapó y salió afuera
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››και ως ηκουσεν οτι υψωσα την φωνην μου και εβοησα, αφησας το ιματιον αυτου παρ' εμοι εφυγε και εξηλθεν εξω.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››А той, като чу, че извиках с висок глас, остави дрехата си при мене и избяга та излезе вън.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››и он, услышав, что я подняла вопль и закричала, оставил у меня одежду свою, и побежал, и выбежал вон.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››ויהי כשמעו כי הרימתי קולי ואקרא ויעזב בגדו אצלי וינס ויצא החוצה׃
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››وكان لما سمع اني رفعت صوتي وصرخت انه ترك ثوبه بجانبي وهرب وخرج الى خارج
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››他 聽 見 我 放 聲 喊 起 來 、 就 把 衣 裳 丟 在 我 這 裡 、 跑 到 外 邊 去 了
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››他 聽見 我 放 聲喊 起來 、 就 把 衣裳 丟 在 我 這裡 、 跑到 外邊 去了
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Am țipat pentru că atunci când am ajuns mai aproape, am constatat că nu era nici un fel de detaliu.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Felsikítottam mert ahogy közeledtem, kiderült, hogy a részletek nincsenek is ott.

İlgili Sayfalar