bağır ile cümle

bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Giờ đây bạn có thể tiến hành phẫu thuật ở mọi bộ phận dạ dày, gan tim hay não
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Je kon nu overal op gaan opereren, op de ingewanden, de lever, het hart, de hersenen.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.지금은 어떤 장기도 수술이 가능합니다. 창자, 간, 심장, 뇌
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.les intestins, le foie, le cœur, le cerveau.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Man konnte nun überall operieren, im Darm, in der Leber am Herzen, im Gehirn.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Mohli jste od teď operovat cokoli, střeva, játra, srdce, mozek.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Można było zacząć operować wszystko: wnętrzności jamy brzusznej, wątrobę, serce, mózg.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Ora si poteva praticare la chirurgia ovunque, sull'intestino, sul fegato, sul cuore, sul cervello.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Podia-se agora fazer cirurgia em qualquer lado, aos intestinos, ao fígado, ao coração, ao cérebro.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Podrías empezar a hacer cirugías donde fuera, en el intestino, en el hígado, en el corazón, en el cerebro.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Puteai să realizezi operații peste tot, pe intestin, pe ficat, pe cord, pe creier.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Μπορούσαν να πραγματοποιήσουν εγχειρήσεις παντού, στο έντερο, στο ήπαρ, στην καρδιά, στον εγκέφαλο.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Можно было начинать оперировать везде, желудок, печень, сердце, мозг.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.כעת אפשר היה להתחיל לנתח בכל מקום, במעיים, בכבד, בלב, במוח.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.حيث يمكنك الان البدء بالجراحة في أي مكان في القناة الهضمية , في الكبد في القلب , في المخ .
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.腸管、肝臓、 心臓、脳 移植:臓器を人間から取り出し
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.더이상 먹을수도, 마실수도, 스테이지에서 소리칠수도 없고 공연을 보면서 서로 가쉽에 대해서 이야기 할수도 없지요.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.les bavardages pendant le spectacle furent proscrits.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.lidé už nemohli klábosit, museli být potichu po dobu představení.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.Żadnego jedzenia, picia, wrzasków czy plotkowania w trakcie koncertu.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.Больше никакой еды и напитков, криков в сторону сцены или болтовни во время представления.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.אין יותר לאכול, לשתות ולצעוק לעבר הבמה, או לרכל אחד עם השני במהלך המופע.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.لا للأكل أو الشُرب أو الصياح للواقفين على المسرح أو التهامس فيما بينهم أثناء العرض.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.ルールになってきたと いうことです 会場は静かになりました
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Dia tidak berlari menuruni bukit sambil berseru, "Haleluya!" dan "Puji Tuhan!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Ele não correu para baixo a gritar "Aleluia!" e "Abençoado seja o Senhor!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Er rannte nicht herunter und rief: "Halleluja!" und "Gelobt sei Gott!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Han sprang inte ner skrikandes "Halleluja!" och "Prisa Herren!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Hij rende niet naar beneden onder kreten van 'Halleluja!', 'God zij gezegend!'.
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Il n'est pas descendu en courant, en criant " Alléluia ! " et " Béni soit le Seigneur ! "
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı."할렐루야!" 혹은 "하느님께 찬양!" 이라고 외치며 뛰어 내려온 것도 아닙니다.
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Nem ordibálta a ,,Hallelujah! " -t, és az ,,Áldott az Úr!"-at a lejövetelekor.
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Neutekal dole volajúc: "Hallelujah!" a "Chvála Pánovi!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Nie zbiegł krzycząc "Alleluja!", czy "Błogosławcie Pana!".
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Ni pritekel navzdol vpijoč: "Aleluja!" in "Hvaljen Bog!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.No bajó gritando "¡Aleluya!" ni "¡Bendito sea el Señor!".
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Non corse giù gridando "Alleluia!" e "Benedite il Signore!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Nu a alergat strigând "Aleluia!" și "Slavă Domnului!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Ông đã không chạy xuống reo hò: "Hallelujah!" và "Chúa ban phước lành!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Δεν έτρεξε κάτω φωνάζοντας "Αλληλούια!" και "Ευλογημένος ο Κύριος!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Він не біг з криками "Аллілуя!" та "Благословімо Господа!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Не е викал "Алелуя" или "Господи благослови!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.Он не сбежал с неё с криками "Аллилуйя!" и "Хвала Господу!".
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.הוא לא רץ למטה כשהוא צועק, "הללויה!" ו"יתברך האל!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.لم يركض صارخا "الحمد لله!" "فليتمجد الرب!"
Aşağıya "Şükürler olsun!" ve "Allah Birdir!" diye bağırarak koşmamıştı.叫びながら下ってきた訳でも ありません 光も喜びも発しませんでした
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).A taky jsem si vyhledal pojem "Milk of Magnesia", to je projímadlo.
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).Dokonca som našiel horečnaté mlieko (Milk of Magnesia) ktoré sa používa ako preháňadlo.
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).Ed ho anche scoperto che il Latte di Magnesia, che è un lassativo.
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).실제로 마그네시아유를 보면 실제로 마그네시아유를 보면
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).Nemrég találtam egy úgynevezett "Magnesia teje" nevű hashajtó készítményt.
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).Och jag kollade faktiskt upp mjölk från Magnesia, som är en laxermedel.
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).Tak naprawdęto sprawdziłem mleko z Magnezji, które jest środkiem przeczyszczającym.
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).Y en realidad busco mexclar la Magnesia, lo cual es laxativo.
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).Всъщност, аз проверих и за разхлабителното магнезиев хидроксид, наричан още "мляко от Магнезия."
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).הסתכלתי על חלב מגנזיה, שהוא חומר משלשל,
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).وأنا حقيقة بحثت عن حليب المغانيسيا والذي هو (laxative-لاكساتف)
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).我实际上查了一下镁乳 这是一种泻药
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Ak je oheň v tvare osoby s rukami po stranách, ako by zúfalo kričala: "Pomoc! Horím!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Dacă focul e de forma unei persoane cu brațele ridicate de parcă ar striga frenetic: "Ajutor!" Sunt în foc!

İlgili Sayfalar