bağır ile cümle
bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
anlaşılamayan bağırışlar(cris inintelligibles)
anlaşılamayan bağırışlar(Geräusche)
anlaşılamayan bağırışlar-Gritos inteligibles-
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın?LEES HET CONTRACT! ...
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen. Kelle Avcısı ve Şirket!-계약서를 읽어! -소리칠 필욘 없잖아 -그냥 닥치고 읽어
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen. Kelle Avcısı ve Şirket!LÄS KONTRAKTET! ... måste du skrika? -- snälla.
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen. Kelle Avcısı ve Şirket!LIS LE CONTRAT !!
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen. Kelle Avcısı ve Şirket!PŘEČTI KONTRAKT!! ...Musíš křičet? --prosím.
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen.LEGGI IL CONTRATTO! ...
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen.LIES DEN VERTRAG! ...
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın? --Lütfen.PRZECZYTAJ KONTRAKT! ...
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın?Διάβασε το συμβόλαιο!
ANLAŞMAYI OKU! ... -Bağırmak zorunda mısın?ЗАЧИТАЙ КОНТРАКТ!
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! A crié le père dans la salle à la cuisine, en battant des mains,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! ", Gritó el padre a través de la sala a la cocina, dando una palmada,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Gritou o pai pelo corredor até a cozinha, batendo palmas,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna 'hét cha thông qua đại sảnh vào nhà bếp, vỗ tay của mình,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Huusi isän kautta sali keittiöön, taputus kätensä,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Kiáltotta az apa révén a csarnok a konyhába, taps a kezét,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Kričal otec cez chodbu do kuchyne, tlieska rukami,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Křičel otec přes chodbu do kuchyně, tleská rukama,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Krzyknął ojciec przez korytarz do kuchni, klaszcząc w ręce,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Råbte faderen gennem salen ud i køkkenet, klappede i sine hænder,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! 'Schreeuwde de vader door de hal naar de keuken, klapte in zijn handen,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! ", Schrie der Vater durch den Flur in die Küche und klatschte in die Hände,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Skrek fadern genom hallen in i köket, klappade händerna,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Strigă tatăl prin holul în bucătărie, bate din palme lui,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Teriak ayahnya melalui lorong ke dapur, bertepuk tangan,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! 'Urlò il padre attraverso il corridoio verso la cucina, battendo le mani,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Vpil oče skozi dvorano v kuhinjo, ploskanje z rokami,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdı"Gritou o pai pelo corredor até a cozinha, batendo palmas,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdı안나! '손을 박수 친다, 부엌으로 복도를 통해 아버지를 외쳤다
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıΆννα! "Φώναξε ο πατέρας μέσα από την αίθουσα στην κουζίνα, παλαμάκια τα χέρια του,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıАнна! "- Кресна баща през залата в кухнята, пляскане на ръцете си,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıАнна! "Кричав батько через хол у кухню, плескаючи в долоні,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıАнна! "Кричал отец через холл в кухню, хлопая в ладоши,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıאנה! "צעק האב דרך הפרוזדור אל המטבח, מוחא כפיים,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıصاح آنا! والد عبر القاعة في المطبخ ، ويصفق بيديه ،
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdı"すぐに錠前屋をフェッチ!"
Annemin bağırışlarını, babamın bağırışlarını duyuyordum.난 내 어머니 내 아버지는 소리를 듣고 고 함을 들을 수 있었다.
Annemin bağırışlarını, babamın bağırışlarını duyuyordum.Άκουγα τη μητέρα μου να ουρλιάζει, άκουγα τον πατέρα μου να ουρλιάζει.
Annemin bağırışlarını, babamın bağırışlarını duyuyordum.أستطيع سماع أمي تصرخ، وأبي أيضاً
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Anda dapat belajar banyak mengenai pola makan dan penyakit pencernaan purba namun keduanya sangat langka.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Dozvíme se z nich mnoho o pravěké stravě a vnitřních chorobách, ale jsou velmi vzácné.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Je kunt veel leren over de voeding en de inwendige ziekten uit het verleden maar ze zijn uiterst zeldzaam.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.고대의 식습관과 내장과 관련된 병에 대해서 알수 있습니다. 하지만 아주 희귀하죠.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Man kan lära sig massor om forntida diet och tarmsjukdomar, men de är väldigt sällsynta.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Man kann viel über die frühzeitliche Ernährung und Darmerkrankungen lernen, aber sie sind sehr selten.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Można się dowiedzieć wiele o dawnej diecie, chorobach jelit. Ale są bardzo rzadkie.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Pode-se aprender muito sobre a dieta ancestral e doenças intestinais, mas elas são muito raras.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Poți afla multe despre dieta și bolile intestinale din vechime, dar se găsesc foarte rar.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Si può imparare molto delle antiche diete e delle malattie intestinali, ma sono molto rari.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Sokat tudunk tanulni belőlük az ókori táplálkozásról és bélbetegségekről, de nagyon ritkán fordulnak elő.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Vous pouvez en apprendre beaucoup sur le régime ancien et les maladies intestinales mais ils sont très rares.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Μπορείς να μάθεις πολλά για την αρχαία διατροφή και τις εντερικές ασθένειες, αλλά είναι πολύ σπάνιοι.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Можна багато дізнатись про давні дієти та шлункові хвороби, але вони рідко трапляються.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Можно много чего узнать о питании и кишечных болезнях, но они крайне редки.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.،يمكنك أن تعرف الكثير عن النظم الغذائية القديمة والأمراض المعوية .لكنها نادرة جداً
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.でもめったに発掘されません (笑)
"Arka takım! Ön takım! Hazır ve --" diye bağırdı sürücü ve yola çıktık.Je n'y connaissais vraiment rien, mais la première décision avait été prise.