bağır ile cümle
bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dikkatli olması için ona bağırdı.He shouted to her to be careful.
Sinirlendi ve bana bağırdı.He lost his temper and shouted at me.
O, askerlere bir emir bağırdı.He yelled out an order to the soldiers.
Kazananın adını bağırarak söyledi.He called out the name of the winner.
Ellerinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdılar.They shouted as loudly as they could.
Onlar yardım için bağırdılar.They shouted for help.
Onlar yardım için bağırdı.They shouted for help.
Onlara iş bulması için hükümete bağırıyorlar.They are crying to the government to find employment for them.
Avazları çıktıkları kadar bağırdılar.They shouted at the top of voices.
Ona bağırmamalısın.You must not shout at him.
Onun yardım için bağırdığı duyuldu.She was heard to cry for help.
Sessiz olmaları için çocuklara bağırdı.She yelled at the children to be quiet.
Yardım için bağırdı fakat hiç kimse gelmedi.She shouted for help, but no one came.
O sinirlendi ve bana bağırdı.She lost her temper and shouted at me.
Annesini gördüğü an bağırdı.She cried out the moment she saw her mother.
Arkadaşıma kupa verildiği zaman sevinçle bağırmaktan başka bir şey yapamadım.I could not but cheer when my friend was handed the trophy.
O, polise bağırdı ve bir bıçak sallayarak tehdit etti.She shouted and threatened a policeman by brandishing a knife.
Erkek çocuğu bağırmaya başladı.The boy began to scream.
Dikkatli olması için ona bağırdık.We yelled at her to take care.
Açıkça onun annesi bağırmaya başladı.Evidently her mother started screaming.
O "İmdat!" diye bağırdı.He cried: "Help!"
Mary onun kızına bağırmakla ilgili kendini suçlu hissetti.Mary felt guilty about yelling at her daughter.
Tom hakime bağıracak kadar sinirliydi.Tom had the nerve to yell at the judge.
Bağırmanıza gerek yok. Sizi duyabiliyorum.You don't have to shout. I can hear you.
Tom öfkeli olduğunda her zaman bağırır.Tom always shouts when he is angry.
Bilgisayarınıza bağırmak işe yaramaz.Shouting at your computer will not help.
Siz bağırarak bir şey alamazsınız.You won't get anything by shouting.
O çok bağırır.He shouts a lot.
O çok bağırıyor.He screams a lot.
Öfkeli bir kalabalık ona bağırdı.An angry crowd screamed at her.
O onun bağırdığını duydu, bu yüzden onun yatak odasına koştu.She heard him scream, so she ran into his bedroom.
Ona bağırdı fakat o duymadı.She shouted to him, but he didn't hear her.
O ona bağırdı.She shouted to him.
Bana bağırma tarzından bıktım usandım.I'm sick and tired of the way you yell at me.
Onun yüzüne bağırdığını görmekten hoşlanmıyorum.I don't like to see you shouting in her face.
Bağırma, komşular seni duyacak!Don't shout, the neighbours will hear you!
O bacağını kırdığında acıdan bağırıyordu.When he broke his leg he was screaming out in pain.
Tom yardım için bağırdı.Tom yelled for help.
Tom bütün gece boyunca bağırdı.Tom cried all night long.
Tom sinirlendi ve Mary'ye bağırdı.Tom lost his temper and shouted at Mary.
Tom Mary'nin bağırdığını duydu.Tom heard Mary shout.
Tom Mary'ye yalancı diye bağırdı.Tom called Mary a liar.
Tom Mary'ye korkak diye bağırdı.Tom called Mary a coward.
Odaya girdiğimi uyarmak için Tom ve Mary birbirlerine bağıramayacak kadar çok meşguldü.Tom and Mary were too busy yelling at each other to notice that I'd entered the room.
Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"Grabbing him by the shoulders, she shook him and yelled, "Snap out of it!"
Tom bana bağırmak zorunda değildi.Tom didn't have to yell at me.
Kalabalık tekrar için bağırdı.The crowd cried out for an encore.
Birinin bağırdığını duydum.I heard someone shouting.
O, küvetten çıktı ve "Eureka!" diye bağırdı.He got out of the bathtub and shout "Eureka!"
O bağırmaya başladı ve ben kaçtım.She started screaming, and I ran away.
İncinmeden önce bağırma.Don't scream before you get injured.
Belediye Başkanı telefonda bağırıyor.The mayor is yelling on the phone.
O sevinçle bağırdı.He cried with joy.
Yardım için bağırdı fakat kimse onu duymadı.She cried for help, but nobody heard her.
Lütfen Tom'dan bağırmamasını rica et.Please ask Tom not to shout.
Tom "hayıır!" diye bağırdı."Noo!" cried Tom.
O şarkı söylemiyor, bağırıyor.He's screaming, not singing.
Mary bağırıyor.Mary is screaming.
Tom Mary'ye bağırıyor.Tom is shouting at Mary.
Tom bağırıyor.Tom is yelling.