bağır ile cümle

bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bağırma sesi giderek zayıfladı.The sound of shouting grew faint.
Köpeğinizin bağırsak kurtları var. Ona vitamin verin.Your dog has worms. Give him vitamins.
Bağırma yüksek sesle yankı yapar.The shouting echoes loud.
Bir kayalığın tepesinden bağırırsan sesinin yankısını duyabilirsin.If you shout from the top of a cliff, you can hear the echo of your voice.
Hepimiz aynı anda bağırıyorduk.We were all shouting at the same time.
Her ev diğerine bağırma mesafesindedir.Each house is within shouting distance of another.
Sürücülerden bazıları gülüyordu ve bağırıyordu.Some of the drivers were laughing and yelling.
"Ne çirkin bir yüzün var!" diye bağırdı.He exclaimed, "What a dirty face you have!"
Bağırmayı kes, senden rica ediyorum.Stop yelling, I beg you.
Biz herkesi tehlikeyle ilgili uyarmak için bağırdık.We shouted in order to warn everyone of the danger.
Bağırmaktan sesleri kısıldı.They were all hoarse from shouting.
Anne bağırdı.Mummy cried.
Bağırmak zorunda değilsin. Seni duyabiliyorum.You don't have to cry out. I can hear you.
Kız hepimizin paylaştığı korkuyla bağırdı.The girl screamed with fear, which we all shared.
Haberi duyduğumda bağırdım.When I heard the news, I cried.
O adam biraz uzak duruyordu, ama o Tom'un bağırdığını duyunca döndü.That man was standing a little ways away, but he turned when he heard Tom shout.
O adam biraz uzakta duruyordu fakat Tom'un bağırdığını duyunca geri döndü.That man was standing a little ways away, but he turned when he heard Tom shout.
Çocuk yardım için bağırdı.The boy screamed for help.
Sanatçı bağırdı.The artist exclaimed.
Sen ona bağırıyordun ve ben bundan hoşlanmıyorum.You were shouting at her and I don't like that.
Bu adam bana bağırıyor ya!This man's shouting at me!
Ken yardım için bağırdı.Ken cried for help.
Yaralı adam yardım için bağırdı.The injured man cried for help.
Fazla bağırmaktan sesim kısıldı.I am hoarse from yelling so much.
"Geri dön!" diye bağırdı."Come back!" he shouted.
Banka soyguncusu " hepiniz, olduğunuz yerde kalın!" diye bağırdıThe bank robber shouted, "Stay where you are, all of you!"
"Yangın" diye bağırdı."Fire!", he cried.
Hiroshi "Bak, Mike!" diye bağırıyor."Look, Mike!", Hiroshi cries.
Onun arkasından geldiğinde, "Beni korkutma" diye bağırdı."Don't scare me", she screamed as he came up behind her.
" Dikey kayalıklardan uzak durun!" o bağırdı."Keep away from the vertical cliff!" she shouted.
Polis hırsızın peşinden "Dur!" diye bağırarak koştu.The policeman ran after the thief shouting "Stop!".
Babamdan daha fazla para istediğimde gerçekten öfkelendi ve bana bağırmaya başladı.When I asked Dad for more money, he really blew up and started to yell at me.
Birinin bağırdığını duyduk.We heard somebody shout.
Bana bağırma.Don't yell at me.
Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.The lad leaned over and shouted into Tom's ear.
Yardım için bağırmanın faydası yok. Hiç kimse seni duymayacak.There is no use crying for help. No one will hear you.
Karıma bağırıyor muydun?Were you shouting at my wife?
Adamlar yardım için bağırdılar.The men cried for help.
Pencerenin dışında birinin bağırdığını duydum.I heard someone shout outside the window.
Yüksek sesle bağırmak için bir dürtü hissettim.I felt an impulse to cry out loud.
Biri yardım için bağırıyor.Someone is shouting for help.
Herkes sevinçle bağırdı.Everybody shouted for joy.
Bir adam elini sallayarak bir şeyler bağırdı.A man shouted something, waving his hand.
Bir adam elini sallayarak, bağırarak bir şey söyledi.A man shouted something, waving his hand.
Boğulan adam yardım için bağırdı.The drowning man shouted for help.
Bana bağırma. Seni iyi duyabiliyorum.Don't shout at me. I can hear you all right.
O bağırdığında onun boyun damarları açıkça görünüyordu.When he shouted, the veins in his neck stood out clearly.
O, bir gol attığında, kalabalık bağırdı.The crowd yelled when he scored a goal.
O sevinçten bağırdı.He cried for joy.
O bağırmaya başladı.He began to shout.
O bir bağırma sesi duydu.He heard a shout.
O, bağırdı.He cried out.
Dehşet içinde bağırdı.He cried out in alarm.
O, acı içinde bağırdı.He cried out in pain.
Gelmemiz için bize bağırdı.He shouted to us to come.
Yardım için yüksek sesle bağırdı.He gave a loud cry for help.
Sesinin çıktığı kadar bağırdı.He shouted at the top of his voice.
O, bağırarak yardım istedi.He called out for help.
O, acıyla bağırdı.He yelled with pain.
Kızgın olduğunda her zaman bana bağırıyor.He always yells at me when he is angry.

İlgili Sayfalar