bağımlı ile cümle

bağımlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Kannabista harvemmin käyttävien keskuudessa riippuvuuden riski on pienempi.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Le risque de dépendance est moindre chez les usagers consommant moins fréquemment de la drogue.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.O risco de dependência entre os consumidores menos frequentes é inferior.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Riscul de dependen†≤ este mai redus în cazul celor care consum≤ drogul mai rar.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Risikoen for afhængighed er lavere blandt mindre hyppige brugere.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Risken för beroende bland dem som använder drogen mindre ofta är lägre.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Riziko závislosti je u osob, které drogu užívají méně často, nižší.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Riziko závislosti medzi užívateľmi s nižšou frekvenciou je menšie.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Tveganje za odvisnost je med manj pogostimi uživalci manjše.
Daha nadir kullananlar arasında bağımlılık riski daha azdır.Опасността от настъпване на зависимост сред употребяващите наркотика по-рядко е по-малка.
[%d(%d)/...] Bağımlılıklar çözümleniyor[%d(%d)/...] حل المعتمدات
Demek ki, bu üç vektörü barındıran küme de doğrusal bağımlı olur.Es un conjunto dependiente linealmente.
Demek ki, bu üç vektörü barındıran küme de doğrusal bağımlı olur.Takže tato množina třech vektorů bude také lineárně závislá.
Demek ki, bu üç vektörü barındıran küme de doğrusal bağımlı olur.Więc ten zbiór 3 wektorów też będzie liniowo zależny.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Cu alte cuvinte, dependenții de mașină au pierdut impulsul de a poseda.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.En d'autres termes, les accros à la voiture ont perdu leur envie de posséder.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.En otras palabras, los adictos a los coches perdieron su impulso a la propiedad.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.In altre parole, gli auto-dipendenti avevano perso la loro voglia di possedere l'auto.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Innymi słowy: uzależnieni od aut stracili potrzebę posiadania.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Inými slovami títo ľudia závislí na autách stratili svoju potrebu ich vlastniť.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Jinými slovy, tito lidé závislí na autě ztratili potřebu jej vlastnit.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.다른 말로, 자동차 중독자들이 소유에 대한 욕구를 잃었다는 것입니다.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Másszóval az autó-függők elvesztették a birtoklás szükségét.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Med andra ord, dessa inbitna bilister hade tappat sitt begär efter att äga.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Met andere woorden, de autoverslaafden hadden hun drang om te bezitten verloren.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Mit anderen Worten, die Autosüchtigen hatten ihren Besitzdrang verloren.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Nói một cách khác, sự nghiện xe của họ đã mất đi sự cần thiết để sở hữu.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Por outras palavras, os viciados em carros tinham perdido a sua ânsia de possuir um.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Με άλλα λόγια, οι εξαρτημένοι από το αυτοκίνητο είχαν χάσει την ανάγκη τους να το κατέχουν.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Другими словами, авто-маньяки потеряли пристрастие к обладанию.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.С други думи, пристрастените към автомобилите са загубили необходимостта да притежават.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.זה מדהים שהושלו 413 ליברות אך ורק מפעילות עודפת.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.بمعني اخر ان مهووسي السيارات فقدوا حاجتهم للتملك
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.車を所有したいという本能を無くしたのです 製品サービス自体は新しいものではありません
Diğer ülkelere bağımlıyız. Sana garanti ederim.Ние сме зависими от другите държави.
Doğru cevap: E, A'ya bağımlıdır.A odpoveď je, že E je závislé na A.
Doğru cevap: E, A'ya bağımlıdır.E ist von A abhängig.
Doğru cevap: E, A'ya bağımlıdır.Odpowiedź brzmi, że E jest zależne od A
Doğru cevap: E, A'ya bağımlıdır.これは明らかに分かります
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.10 développement de ce type de production (
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.Bodemuitputting is een groot milieuprobleem met veel dimensies, zoals:
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.Degradácia pôdy v Európe
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.Este complejo sistema biogeoquímico es conocido sobre todo como medio que sustenta la producción agrícola.
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.Lidé a hospodářství jsou závislé na celé řadě půdních funkcí.
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.Markförstöring är ett stort miljöproblem med många dimensioner, inklusive:
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.Tla so pomemben naravni vir, ki je osiromašen zaradi številnih pritiskov
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.Zatem my i nasza gospodarka zależymy od wielorakich funkcji gleby.
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.Πλαίσιο 6.2 Η υποβάθμιση του εδάφους σε ολόκληρη την Ευρώπη
Dolayısıyla, biz ve ekonomimiz, toprağın işlevlerine fazlasıyla bağımlı durumdayız.По този начин, ние и нашата икономика зависим от многообразните функциите на почвата.
D'yi biliyorsanız; o zaman F ve A birbirine bağımlı hale gelir.Ak poznáte D, F a A sa stanú závislými.
D'yi biliyorsanız; o zaman F ve A birbirine bağımlı hale gelir.Dを与えられるとBとEは従属するからであり
D'yi biliyorsanız; o zaman F ve A birbirine bağımlı hale gelir.Jeżeli znamy D, F i A stają się zależne.
D'yi biliyorsanız; o zaman F ve A birbirine bağımlı hale gelir.Pokud znáte D, pak se F a A stanou závislými.
D'yi biliyorsanız; o zaman F ve A birbirine bağımlı hale gelir.Se si conosce D, allora F e A diventano dipendenti.
D'yi biliyorsanız; o zaman F ve A birbirine bağımlı hale gelir.Wenn ihr nicht D kennt, werden F und A abhängig.
D'yi biliyorsanız; o zaman F ve A birbirine bağımlı hale gelir.Если вы знаете D, то F и A становятся зависимыми.
D'yi biliyorsanız; o zaman F ve A birbirine bağımlı hale gelir.אם D ידוע, אז A ו-F תלויים.
E, A'ya bağımlıdır.A odpověď je, že E je závislé na A.
E, A'ya bağımlıdır çünkü eğer deprem olduysa, o zaman alarmın çalması daha olasıdır.E je závislé na A, pretože v prípade, že nastane zemetrasenie, tak je pravdepodobnejšie, že sa spustí alarm.
E, A'ya bağımlıdır çünkü eğer deprem olduysa, o zaman alarmın çalması daha olasıdır.E je závislé na A, protože v případě, že nastane zemětřesení, tak je pravděpodobnější, že se spustí alarm.

İlgili Sayfalar