bağımlı ile cümle
bağımlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi’nin 12. yıllık raporudur.Voor u ligt het twaalfde jaarverslag van het Europees Waarnemingscentrum voor drugs en drugsverslaving.
Bu Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi’nin 12. yıllık raporudur.Това е дванайсетият годишен доклад на Европейския център за мониторинг на наркотиците и наркоманиите.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Deze afhankelijkheid werpt twee fundamentele vragen op.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Două întrebări fundamentale decurg din această dependenţă.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Powstają dwa fundamentalne pytania dotyczące tej zależności.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Riippuvuudesta syntyy kaksi peruskysymystä.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.V zvezi s to odvisnostjo se zastavljata dve ključni vprašanji.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Z tejto závislosti vyplývajú dve základné otázky.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Z této závislosti vyplývají dvě zásadní otázky.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Zwei grundlegende Fragen ergeben sich aus dieser Abhängigkeit.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.Η εξάρτηση αυτή εγείρει δύο θεμελιώδη ερωτήματα.
Bu bağımlılıktan, iki temel soru ortaya çıkmaktadır.От тази зависимост се пораждат два основни въпроса.
Bu bağımlılık zihniyetinden kurtulmak zorundayız.Debemos alejarnos de esta mentalidad de dependencia.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.Atau mungkin anda berpaling ke masa lalu.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.Eller så kanske du studerar historien.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.사람들의 말을 들으시겠습니까? 혹은 둘다 아닌, 과거로의 회귀를 택하시겠습니까?
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.Oder vielleicht wendet ihr euch der Vergangenheit zu.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.Of misschien kijk je naar het verleden.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.O può essre che guardiate al passato.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.Sau poate că vă întoarceţi în trecut.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.Talvez vocês se voltem para o passado.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.Vagy talán a múlt felé fordulnak.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.Или пък ще се обърнете към миналото.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.הוא עלול לעודד שחיתות, תלות וכו'? או שאולי תפנו לעבר,
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.فهي قد تفاقم من الفساد، التبعية، إلى آخره؟ أو ربما تستعين بالماضي.
Bu belki de yolsuzluğu, bağımlılığı vb. şeyleri daha beter hale getirecek veya geçmişe de dönebilirsiniz.それとも従来のやり方に戻る? 結局のところ 私たちは何十億ドルもの援助をしてきました
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Aceste foci îşi trăiesc şi ele întregul ciclu de viaţă în asociere şi legătură cu gheaţa marină.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Anjing laut bercincin ini juga menjalani seluruh siklus hidup terkait dan terhubung dengan es laut.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Celý život tuleňov krúžkovaných je prepojený s morským ľadom.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ces phoques annelés vivent aussi leur cycle entier de vie en union et en lien avec la banquise.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Deze ringelrobben leven eveneens hun hele levenscyclus verbonden met zeeijs.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Diese Ringelrobben leben ebenfalls ihren gesamten Lebenszyklus in enger Verbindung zum Meereis.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Disse ringsæler lever også hele deres livscyklus tilknyttet og forbundet med havisen.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Estas focas-aneladas também vivem o seu ciclo de vida inteiro associadas e ligadas ao gelo marítimo.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Estas focas tienen todo su ciclo de vida asociado y conectado al hielo marino.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ezek a gyűrűsfókák az egész életciklusukat a tengeri jéghez kötötten és kapcsolódva élik le.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Foki obrączkowane w ciągu całego życia związane są z morskim lodem.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.이 바다표범들도 그들만의 하나의 생태 주기가 있습니다. 그것은 빙하와 연결이 되어 있지요.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.L'intero ciclo di vita delle foche dagli anelli è connesso e associato al ghiaccio marino.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Nämä norpat elävät koko elämänkiertonsa yhteydessä merijäähän.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Những con sư tử biển vòng này chỉ gắn bó toàn bộ cuộc đời chúng với băng biển.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Tito tuleni kroužkovaní také žijí neustále venku, celý jejich život je spojený s ledem.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Vikarna lever också hela sina liv i anslutning till havsisen.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Жизненный цикл кольчатых нерп также полностью зависит от наличия льда.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Тези пръстенови тюлени също живеят целия си жизнен цикъл асоциирани и свързани с морския лед.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ці кільчасті нерпи проживають свій вік, будучи залежними від морського льоду.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.כלבי-הים האלה (פוסה טבעתית) חיים את מחזור חייהם השלם מקושרים ומחוברים לאוקיינוס הקרח.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.انها فقم تعيش و تعتمد كل حياتها على الجليد وهي مرتبطة به ارتباط تام
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.海の氷と関わりながら生きています 氷の中で子どもを産み
Bu bir tür bağımlılıktır.Je to jistá závislost.
Bu bir tür bağımlılıktır. Neyi kastettiğimi biliyor musunuz?É um tipo de dependência.
Bu bir tür bağımlılıktır. Neyi kastettiğimi biliyor musunuz?تلك هي التبعية, هل تفهم ما اقصد؟
Bu, bunların lineer bağımlı bir grup vektör olduklarını kanıtlar. -Entonces esto muestra, esto demuestra, que esto es un conjunto linealmente dependiente de vectores.
Bu, bunların lineer bağımlı bir grup vektör olduklarını kanıtlar. -To pokazuje, to dowodzi, że to jest liniowo zależny zbiór wektorów.
Bu çok hızlı tepki veren, kriz-bağımlı bir sistem.Acesta este un sistem foarte reactiv şi condus de criză.
Bu çok hızlı tepki veren, kriz-bağımlı bir sistem.C'est un système très réactif et tournant autour du concept de crise.
Bu çok hızlı tepki veren, kriz-bağımlı bir sistem.Dit is een zeer reactief, crisis-aangedreven systeem.
Bu çok hızlı tepki veren, kriz-bağımlı bir sistem.Es ist ein reaktionsfähiges, krisenbestimmtes System.
Bu çok hızlı tepki veren, kriz-bağımlı bir sistem.Es un sistema muy reactivo e influenciado por la crisis.
Bu çok hızlı tepki veren, kriz-bağımlı bir sistem.기존 체제는 매우 반응적이며, 위기로 촉발되는 시스템입니다.