bağımlı ile cümle
bağımlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Leyla, Sami'nin bir uyuşturucu bağımlısı olmasına izin vermeme kararı aldı.Layla was determined not to let Sami become a drug addict.
Sami bir eroin bağımlısıydı.Sami was a heroin addict.
Sami bir uyuşturucu bağımlısıydı.Sami was a drug addict.
Tom da ben de alkol bağımlısıyız.Tom and I are both alcoholics.
Tom kafeine bağımlı.Tom is addicted to caffeine.
Tom bir uyuşturucu bağımlısı değildir.Tom isn't a drug addict.
Sami porno bağımlısıydı.Sami was addicted to pornography.
Tom anne ve babasına çok bağımlıdır.Tom is very dependent on his parents.
Tom, kuru incir bağımlılığından muzdarip.Tom suffers from dried fig addiction.
Sami kumar bağımlısıydı.Sami was addicted to gambling.
Sami eroin bağımlılığıyla savaşıyordu.Sami was battling a heroine addiction.
Sami, kızı Leyla'ya bağımlıydı.Sami was dependent upon his daughter, Layla.
Sami kumar bağımlısı haline geldi.Sami became addicted to gambling.
Sami ve Leyla birbirlerine gerçekten bağımlı hale geldiler.Sami and Layla became really dependent upon one another.
Sami bir uyuşturucu bağımlısıdır.Sami is a junky.
Sami uyuşturucu bağımlısıydı ve boşanma ile karşı karşıyaydı.Sami was addicted to drugs and facing divorce.
Sami'nin ciddi bir uyuşturucu bağımlılığı vardı.Sami had a serious drug addiction.
Sami zenginlik bağımlısıydı.Sami was addicted to wealth.
Sami kokaine bağımlıydı.Sami was addicted to cocaine.
Bu oyun çok bağımlılık yapıcıdır.This game is very addictive.
Türkiye özellikle de enerji alanında dışa bağımlı.Turkey relies heavily on imports, especially for energy.
Sami alkol bağımlısıdır.Sami is addicted to alcohol.
Nikotin bağımlısıyım.I'm addicted to nicotine.
Tom telefonuna bağımlı.Tom is addicted to his phone.
Sami uyuşturucuya o kadar bağımlıydı ki.Sami was so addicted to drugs.
Sami uyuşturucuya o kadar bağımlı oldu.Sami became so addicted to drugs.
Hala ebeveynlerine bağımlı mı yaşıyor?Does he still rely on his parents?
Şu an ebeveynlerine çok bağımlı.Now, he depends on his parents very much.
Üç ay yatağa bağımlı kaldı.He was confined to a bed for three months.
Alkol bağımlısılar.They are addicted to alcohol.
Fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmalıyız.We need to reduce our dependence on fossil fuels.
Madde bağımlılığı insanın hayatını mahvedebilir.Drug addiction can destroy people's lives.
Uyuşturucu bağımlılığı insanın hayatını mahvedebilir.Drug addiction can destroy people's lives.
Tom anne-babasına bağımlı.Tom is dependent on his parents.
Gençlerde alkol bağımlılığı artmış durumda.Alcohol abuse among the young has increased.
Sıcaklığa bağımlılık 3 kaynaktan gelir.The temperature dependence comes from 3 sources.
Fermi–Dirac distribution Enerji bağımlılığı.Fermi–Dirac distribution Energy dependence.
Kasiski metodu vardı böyle bir bağımlılıkları.Kasiski's method had no such dependencies.
Eksik sayıdaki Fransızlar özellikle Kızılderililere bağımlıydı.The outnumbered French particularly depended on the Indians.
Uyuşturucu korkum... bağımlılık korkum.My fear of drugs... fear of addiction.
"DSM-V'in Sorunları: İnternet Bağımlılığı"."Issues for DSM-V: Internet Addiction".
Davranış bilim insanları bağımlılığı incelemek için NoFap'dan toplanan istatistikleri kullandılar.Behavioral scientists have used statistics gathered from NoFap to study addiction.
Örneğin Poe'nun uyuşturucu bağımlısı olmadığı günümüzde bilinmektedir.For example, it is now known that Poe was not a drug addict.
Qt ek olarak, gerekli QGIS bağımlılıkları ve GEOS SQLite içerir.In addition to Qt, required dependencies of QGIS include GEOS and SQLite.
Nasvar kullanmanın en büyük yan etkisi bağımlılıktır ve bu durum ondan kurtulmayı zorlaştırmaktadır.The major side effect of using naswar is addiction, and it becomes difficult to get rid of it.
Bağımlı bölgelerin ve tartışmalı bölgelerin başkentleri italik olarak işaretlenmiştir.Capitals of dependent territories and disputed territories are marked in italics.
Şeker bağımlısıdır; ellerine şeker almak için her şeyi yapar.He is a candy addict; he will do whatever it takes to get his hands on candy.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.It is still dependent on its mother and keeps close to her.
Bakımın konusu: Bağımlılık üzerine feminist bakış açısı.The subject of care: feminist perspectives on dependency.
Steve (Jon Lovitz): restoran sahibi ve Phoebe'in bildiğine göre uyuşturucu bağımlısı.Steve (Jon Lovitz): a restaurant owner and drug addict whom Phoebe knows.
Eski bir sigara tiryakisi ve alkol bağımlısı olan olan sanatçı 1992'de sigara içmeyi bıraktı.A former chain smoker who struggled with alcoholism, she quit smoking in 1992.
Ancak Frèhel'in alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle ilişkileri 1911'de bitti.However, due to her alcoholism and drug addiction, their liaison ended in 1911.
16-tur Feistel Cipher'dır ve anahtar-bağımlı S-boxes kullanır.It is a 16-round Feistel cipher and uses large key-dependent S-boxes.
NA kendisini, bağımlılık hastalığından iyileşmek için ruhsal bir program olarak adlandırır.NA calls itself a spiritual program of recovery from the disease of addiction.
KWin 4.x, tek parçalı bir kütüphane olan KDE Platform 4'e bağımlıdır.KWin 4.x depended on KDE Platform 4, which was a monolithic library.
İkinci yılının sonunda Tesla bursunu kaybetti ve kumar bağımlısı oldu.At the end of his second year, Tesla lost his scholarship and became addicted to gambling.
PC World dergisi Kasım 2007 sayısında oyunu kolay ve bağımlılık yapıcı olarak nitelendirdi.The November 2007 edition of PC World magazine described the game as addictive and easy to play.
Bazıları serbest dolaşıp avlandıkları halde diğer bazıları örmüş oldukları ağa bağımlı olarak yaşar.Some will chase you, some will wander freely, some run from you.
Love's labo: Kadınlar, eşitlik ve bağımlılık üzerine makaleler.Love's labor: essays on women, equality, and dependency.
Listede 2011 yılı için 236 ülke ve bağımlı bölge sıralanmıştır.Lists 236 countries and territories in 2011 crude birth rate.