bağım ile cümle
bağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Alkol bağımlısıdır.She is addicted to alcohol.
Ailesinden ekonomik olarak bağımsızdır.She is economically independent of her parents.
O, hâlâ ebeveynlerine bağımlıdır.She's still dependent on her parents.
Amerikan halkı, bağımsızlıkları için savaştı.The people of America fought for their independence.
Onun kışkırtıcı vücudunu gördükten sonra, ona bağımlı oldu.After seeing her provocative body, he became obsessed with her.
Düğün töreni hava koşullarından bağımsız olarak düzenlenecek.The wedding ceremony will be held regardless of the weather.
O, anne ve babasından bağımsızdır.She is independent of her parents.
Dakik olmak için ona bağımlı olamazsın.You can't depend on him to be punctual.
Tatoeba bağımlılıktır.Tatoeba is addictive.
Bugün Bağımsızlık Günü.Today is Independence Day.
Hindistan'ın Bağımsızlık Günü, Ağustosun on beşinde kutlanıyor.India's Independence Day is celebrated on the fifteenth of August.
Ben bir alkoliğim. Ben bir uyuşturucu bağımlısıyım. Ben eşcinselim. Ben bir dahiyim.I'm an alcoholic. I'm a drug addict. I'm homosexual. I'm a genius.
O, mali açıdan karısına bağımlıdırHe's financially dependent on his wife.
Sigara içmek bir alışkanlık değil ama bir bağımlılıktır.Smoking is no habit but an addiction.
Onun o kadar üzerinde titrememelisin. O bağımsız olmayı öğrenmeli.You shouldn't coddle her so much. She needs to learn to be independent.
Ülkeniz ne kadar süredir bağımsız?How long has your country been independent?
Ulus son zamanlarda bağımsızlığını ilan etti.The nation recently declared its independence.
Demokraside, gazeteciliğin bağımsız olması önemlidir.In a democracy, it is important for journalism to be independent.
Büyük Japon şirketlerinin çoğu ihracata bağımlıdır.The majority of large Japanese companies depend on exports.
Tatoeba'ya bağımlıyım.I'm addicted to Tatoeba.
1847 yılında, onlar kendilerini bağımsız ilan ettiler.In 1847, they declared themselves independent.
Anlaşma Texas'ı bağımsız hale getirdi.The treaty made Texas independent.
Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.Excessive gambling causes the same brain changes as a drug addiction.
O Starbucks kahve bağımlısıdır.He is addicted to Starbucks coffee.
Japonya, petrol için Arap ülkelerine bağımlıdır.Japan depends on Arab countries for oil.
Bu web sitesi Facebook'tan daha bağımlılık yapıcı ve son derece daha faydalıdır.This website is more addicting than Facebook, and infinitely more useful.
O, Farmville'e bağımlıdır.She is addicted to Farmville.
Belçika'da Flaman halkı bir gün bağımsızlığını ilan etmek istiyor.In Belgium, Flemish people want to declare their independence someday.
Çeçenlerin bağımsızlığa doğru eğilimleri var.Chechens have inclinations towards independence.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey bilgisayar oyunlarına bağımlı olduğumdur.Something you should know about me is that I'm addicted to computer games.
Bayan Smith'in TV'ye bağımlı olduğunu söylemek bir abartı değil.It's not an exaggeration to say that Mrs. Smith is addicted to TV.
1847 yılında, onlar bağımsızlık ilan etti.In 1847, they declared independence.
Ben çikolata ve dondurma bağımlısıyım.I'm addicted to chocolate and ice cream.
1847 yılında onlar kendi bağımsızlıklarını ilân ettiler.In the year 1847, they declared their own independence.
Çoğu büyük Japon firması ihracata bağımlıdır.Most big Japanese firms depend on exports.
Onlar 1847'de kendi bağımsızlıklarını ilan ettiler.In the year 1847, they declared their own independence.
Modern çağda insanlar bağımsızdır.In the modern age, humans are detached.
Fast food bağımlılık yapabilir.Fast food can be addictive.
Bu bağımsız bir makinedir.This is an autonomous machine.
Benim gibi bir uyuşturucu bağımlısısın.You're a drug addict like me!
Sen benim gibi bir uyuşturucu bağımlısısın!You are a drug addict like me!
Anne, baba, ben met bağımlısıyım ve Büyük Jim'e yüz milyon dolar borçluyum.Mom, Dad, I'm addicted to meth and I owe Big Jim a hundred million dollars.
O bir ekmek bağımlısı.He's a bread addict.
Başkalarına çok fazla bağımlı olmamalısın.You shouldn't depend on others too much.
Aachen kenti bağımsız bölge olarak yönetilmiş.The city of Aachen is administered as an independent district.
Dick ebeveynlerine bağlıydı fakat o şimdi onlardan bağımsız.Dick had been dependent on his parents, but now he's independent of them.
Sigara içmek alışkanlık değildir; bir bağımlılıktır.Smoking is not a habit; it's an addiction.
Amerika Birleşik Devletleri halkı, bağımsızlığı için savaştı.The people of the United States fought for their independence.
Tom kola bağımlısıdır ama Pepsi'yi sevmez.Tom is addicted to Coke, but he doesn't like Pepsi.
38 yaşında olması gerçeğine rağmen, o hâlâ ebeveynlerine bağımlı.In spite of the fact that he's 38, he's still dependent on his parents.
Demokrasilerde, basının bağımsız olması önemlidir.In a democracy, it is important that the press be independent.
Milliyetlerinden bağımsız olarak herkes çok hoş karşılanıyor.Everyone is very welcome, independent of their nationality.
Tom internet bağımlısıdır.Tom is addicted to the Internet.
1991 Sovyetler Birliği dağıldığında Ukrayna tekrar bağımsız oldu.Ukraine became independent again when the Soviet Union dissolved in 1991.
Bugün bağımsızlığın sonudur.Today is the end of independence.
O bağımsız bir film.It's an indie movie.
O bağımsız bir düşünür.He's an independent thinker.
O bir bağımsız düşünürdür.She's an independent thinker.
O bir metamfetamin bağımlısı.He's a meth addict.
O daha bağımsız olmak istiyor.He wants to be more independent.