bağım ile cümle

bağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yardım için başkalarına bağımlı olmamalısınız.You mustn't depend on others for help.
Diğerlerine çok fazla bağımlı olmamalısın.You must not depend so much on others.
Kyoto turizm sektörüne bağımlıdır.Kyoto depends on the tourist industry.
Elbette o ondan bağımsızdır.Certainly he is independent of him.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Halkımız bağımsızlığa susamıştır.Our people thirst for independence.
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.Tom and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
O günlerde, Amerika Birleşik Krallık'tan bağımsız değildi.In those days, America was not independent of the United Kingdom.
Çocuk tamamen ebeveynlerine bağımlıydı.The boy is totally dependent on his parents.
Koloni bağımsızlığını ilan etti ve bir cumhuriyet oldu.The colony declared independence and became a republic.
Koloni bağımsızlık ilan etti.The colony declared independence.
Sömürge şimdiye kadar bağımsızlık ilan etmedi.The colony has not declared independence as yet.
Sektör, hükümetin finansmanına büyük ölçüde bağımlıdır.The industry is heavily dependent on government funding.
O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
Mrs. Smith in televizyon bağımlısı olduğunu söyleyebilirsin.You could say that Mrs. Smith is a television addict.
John ailesinden tamamen bağımsız olmak istedi.John wanted to be completely independent of his family.
Bu iki etken birbirlerinden bağımsızdırlar.These two factors are independent of each other.
Bu, birazcık bağımsız olduklarını ispatlamaya çalıştıkları içindir.This is because they are trying to prove they are somewhat independent.
Kenya 1963'te bağımsız oldu.Kenya became independent in 1963.
Kenya 1963'te bağımsızlığını kazandı.Kenya became independent in 1963.
Bir televizyon bağımlısı benim olmak istemediğim bir şey.A couch potato is something that I don't want to be.
Elizabeth ailesinden bağımsızdır.Elizabeth is independent of her parents.
Hindistan İngiltere'den bağımsızlığını 1947 yılında kazandı.India gained independence from Britain in 1947.
Amerika İngiltere'den ne zaman bağımsız oldu?When did America become independent of England?
O, Amerika'nın 1776 yılında bağımsızlığını ilan ettiğini söyledi.He said that America declared its independence in 1776.
Amerika daki çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.Many criminals in America are addicted to drugs.
Amerika'da çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.Many criminals in America are addicted to drugs.
Başkalarına çok bağımlı olmayın.Don't be too dependent on others.
Bu genç erkekler ebeveynlerinden bağımsızlar.Those young men are independent of their parents.
Bir işim olduğu için ailemden bağımsız olabilirim.Now that I have a job, I can be independent of my parents.
Çalışma bağımlısı bir kişiye işkolik denilir.A person who is addicted to work is called a workaholic.
Ben bir TV bağımlısıyım.I'm a TV addict.
Ekonomik olarak ailemden bağımsızım.I am economically independent of my parents.
Ebeveynlerinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Ona ailesinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Biz pirince bağımlı yaşıyoruz.We live on rice.
Kendi ayakların üzerinde durmak bağımsız olmak anlamına gelir.To stand in your own feet means to be independent.
Gençler ailelerinden bağımsız olmak istiyorlar.Teenagers want to be independent of their parents.
Genç bir oğlanken, dedektif hikayaleri okuma bağımlısıydım.When I was a boy, I was addicted to reading detective stories.
Ebeveynler en kısa sürede çocuklarının bağımsız olacaklarını umuyorlar.Parents hope their children will become independent as soon as possible.
Ebeveynlerine bağımlı olmamalısın.You should not depend on your parents.
Uzun süre hasta olduktan sonra, Jane televizyon bağımlısı oldu.After being ill for a long time, Jane turned into a couch potato.
Erkek kardeşim para için bana bağımlıdır.My brother depends on me for money.
Japonya ham madde açısından ithalata bağımlıdır.Japan depends on imports for raw materials.
Japonya petrolde yabancı ülkelere bağımlıdır.Japan depends on foreign countries for oil.
Japonya petrol için diğer ülkelere bağımlıdır.Japan depends on other countries for oil.
Şimdi büyük oğullar babalarından oldukça bağımsızlar.The elder sons are now quite independent of their father.
38 yaşında olmasına rağmen, hâlâ anne ve babasına bağımlıdır.Though 38, he is still dependent on his parents.
O, kokaine bağımlıdır.He is addicted to cocaine.
O, bir eroin bağımlısıdır.He is a heroin addict.
O hâlâ ailesine bağımlıdır.He is still dependent on his parents.
Tamamen ailesine bağımlıdır.He is totally dependent on his parents.
Mali açıdan bağımsız oldu.He became financially independent.
Anne babasından ekonomik olarak bağımsız değildir.He is not economically independent of his parents.
O ekonomik yönden ebeveynlerinden bağımsız.He is economically independent of his parents.
Kendisi maddi yönden anne-babasına bağımlı değil.He is economically independent of his parents.
O, anne ve babasından bağımsız olmak istiyor.He wants to be independent of his parents.
Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.All of them have independent means.
Anne-babasına bağımlı olmak istemiyor.She does not want to be dependent on her parents.
Kocası ilaçlara aşırı bağımlıdır.Her husband is heavily dependent on drugs.

İlgili Sayfalar