Bağış yaparsanız, genellikle bir dolar karşılığı 2, 3 dolar alırsınız.If you have a matching grant, it's typically two or three to one.
Kırtasiye malzemelerine bağımlılığım var, ama bu başka bir konuşma konusu.I have a slight office supply addiction, but that's another talk.
Ve sadece bağımlılık olmak zorunda değil.And it doesn't just have to be addiction.
Örneğin, muhtemelen "sürü bağışıklığı" kavramı çoğunuza tanıdık geliyor olabilir.So, for example, most of you are probably familiar with the notion of herd immunity.
960 kişinin bağışıklık kazanması; topluğun hepsinin bağışıklık kazanması ile eşdeğerdir.If we immunize 960 of them, it's as if we had immunized a hundred [percent] of them.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.They are surrounded by immunized people.
Topluluk düzeyinde bir bağışık elde eder miyiz?Would you get any population-level immunity?
Burada m/n=1/7 bağıntısını görüyoruz.So over here we have m/n = 1/7.
Şimdi bu ilk bağınıtıya bir bakalım.So let's take this first relationship right now,
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.So this actually meets the direct variation pattern.
Bu bir bağıntıdan daha fazla.This is more of a relationship.
Heyecanlanın, eğlenin, bağırın, çığlık atın.Please be excited, have fun, yell, scream.
Kan bağışıBlood donation?
Bir çok kan bağışında mı bulundun?Do you donate a lot of blood?
Paradan daha çok kan bağışlarımI donate more through money.
Kan bağışı 10 saatlik hizmete eş değer yazıyor!It says that giving blood once equals ten hours of service!
Geçen yıldan beri, her iki ayda bir... Kan bağışlamışsın.And since last year, every two months... ...you've donated blood.
Başım öyle ağrıyordu ki, daha bahçeden girmeden... ...bağırmaya başladım!It hurt so much that as soon as I got home... I started calling from the yard!
Zararsızdır ve insan vücuduna uyumludur. Bağışıklığa neden olmaz.It's edible; it's implantable in the human body without causing any immune response.
Bağışıklık hala çok anlaşılmamış bir alan.Immunology, is still a very under understood field.
Bu bağışıklık sistemimizin ilk savaş alanıdır.This is the first part of the battle of our immune system.
Bebeğiniz üzgün olabilir ya da bağırıp çağırabilir.And what I often see is that parents stick that pacifier back in and don't
Görüyorsunuz, bu bağışıklık sistemi.You see, that's the immune system.
Burada bir Bayes Ağı var, ve size bir şartlı bağımsızlık sorusu soracağım.We have here a Bayes network, and I'm going to ask you a conditional independence question.
C, A'dan bağımsız mıdır?Is C independent of A?
B'nin olması şartıyla A; C'den bağımsız mıdır?Is C independent of A given B?
C, D'den bağımsız mıdır?Is C independent of D?
A'nın olması şartıyla D; C'den bağımsız mıdır?Is C independent of D given A?
D'nin olması şartıyla C; E'den bağımsız mıdır?And is E independent of C given D?
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.What is today completely impossible -- get rid of our dependency on fossil energy.
Bağış yapan toplumlardaki pazarlamada sorun var.We have a problem with marketing in the donor community.
Ve vau diğer özel sayılarla da belirli bağıntılar içinde.And wau does have an intimate relationship with other special numbers.
Yani hesaplama uzay ve ağdan bağımsız.So the computation is space soluble and network soluble.
"Oosh!" Diye bağırdı."Oosh!" he exclaimed.
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Does one ring a bell or shout a bit?
"Efendim, ne demek istiyorsun?" Eski erkek mor alıyorum diye bağırdı."What do you mean, sir?" cried the old boy, getting purple.
Bağışlanmış okul kitaplarından kitaplar geldi.Books came from donated schoolbooks.
Kırtasiye bağışı yapıldı.Stationery was donated.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Everything was donated, because there was no budget of education for the prison.
Yunanlıların, Osmanlı İmparatorluğuna karşı verdiği bağımsızlık savaşını işliyor.And the French would have been very staunchly on the side of the Greeks for a couple of reasons.
Bağışla beni, Usta.Forgive me, Master.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Then someone on the tracks screamed.
Barsaklar, aslında vücudunuzu koruyan en büyük bağışıklık sistemi elemanlarından biri.The gut is actually the largest immune system, defending your body.
Bağışıklık sistemini geliştirirEnhances your immune system
Yani bizim zarar bağışıklığı politikamız var.I mean, we have a harm immunization policy.
Benim. Bağışlamaya karar veren kim?How can anyone give away what's mine?
Yani Bay Başkan sık sık kan bağışı mı yapıyorsunuz?I didn't know. President, do you give blood often?
Yani mitokondri, bu organellerdir tek seferde atalarının bağımsız prokaryotlar olabilir.Միտոքոնդրիումները օրգաններ են, որոնց նախնինները մի ժամանակ եղել են անկախ պրոկարիոտներ
Bir kan akışı filmi yaparsınız, bağımsız bir beyin aktivitesi yerine geçer.You make a blood flow movie, you have an independent proxy of brain activity.
Bunu yaparken keşfettiğimiz şey insanların sosyal değişimlerde bağımlı kanaryalar gibi oldukları.In doing this, what we've discovered is that humans are literal canaries in social exchanges.
Ve neden bağırdın?And, why'd you scream?
Hatıralarınızı, bağınızı falan.Your memories and associations and so on.
[ bağırmak ][ Screams ]
Bu şartlı bağımsızlığı kullanarak oldu.This is exploiting my conditional independence.
Aşırı derecede bağımlılık ve kısa süre için kafa yapıyor.Highly addictive -- the high was very short.
Buradaki herkes adına bu pompayı yapan firmaya KickStart firmasına bağış yaptık.We've made a donation on everybody's behalf here to kick start, no pun intended, their next project.
Diyagramın karmaşıklığını bağışlayın.And forgive the complicated diagram.
Bu bir bağ yaratıyor, bir saygı bağı.Creates a bond, creates a bond of respect.
PBy =10 kgm/s ise VBy = ? momentum = hütle X hız bağıntısından:So if its momentum is 10 in the y direction, what is its velocity in the y direction?
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Dad comes home drunk and yelling and sometimes he hits us